Hayat

Allah Resulünden Hayat İlkeleri

Hz. Peygamber buyurdu ki: “(Ey Ebû Zerr!) Fakirleri sev ve onlarla otur.”
06 Mart 2020

Her şeyimizde biricik önderimiz olan Muhammed Mustafa (s.a.v.) bizler için hem sözleri ile hem de yaşantısı ile en büyük ve en bağlayıcı örnektir. O insanlara bazen emreder, bazen tavsiye eder, çirkin gördüğü şeyleri de kınardı. Hz. Peygamber’in hayatı bizler için her an düstur ve rehber olacak birçok örnek sunar.

Hz. Peygamber’in ümmeti olan bizler için Allah’a iman ve esaslarına şeksiz şüphesiz teslimiyet gerekir. Resûlullah (s.a.v) bu hususta şöyle buyurmuştur: “Müminler dünyada üç gruptur. Birinci grup, Allah’a ve resulüne iman eder ve bu imanında asla şüpheye düşmez ve malıyla, canıyla Allah yolunda cihat eder. İkinci grupta ise (öyle müminler vardır ki) insanlar mallarını ve canlarını onlara emanet ederler. Üçüncü grupta ise mala tamah etmesinden dolayı Allah’ın nefsiyle baş başa bıraktığı müminler vardır.”

Cebrail (a.s.) Hz. Peygamber’e gelerek; “İman nedir?” diye sorunca Efendimiz buyurdu ki: “İman, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, O’nun huzuruna çıkacağına, peygamberlerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmandır.”

Hz. Peygamber’in tavsiyeleri arasında Allah’ın emrettiği ibadetlerin yerinde ve zamanında yapılması, namazın kılınması, orucun tutulması, zekâtın verilmesi, haccın ifası, buna ilave olarak yetimlere, yoksullara, hısım ve akrabalara, yolda kalmışlara seve seve yardımda bulunulması gibi birçok güzel davranış vardır. Bu tavsiyelerin bazıları hadîs-i şerifte şöyle ifade edilmiştir: “Rabbiniz’e karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekâtını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbiniz’in cennetine girersiniz.”

Hz. Peygamber buyurdu ki: “(Ey Ebû Zerr!) Fakirleri sev ve onlarla otur.” Bir başka hadislerinde de Peygamberimiz işaret parmağını ve orta parmağını birleştirip işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.”

Bir hadîs-i şerifte, “Ümmetimden yetmiş bin kişi sorgusuz sualsiz cennete gireceklerdir. Onlar büyü yapmayanlar, uğursuzluğa inanmayanlar ve Rableri’ne tevekkül edenlerdir.” buyurulmuştur.

Başka bir hadiste de, “Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz Allah kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları hâlde, akşam dolu kursaklarla dönerler.” buyurulmuştur.

Müslümanların taşıması gereken bir başka ahlaki vasıf da, ana babaya ve büyüklerine itaat etmek, onların kalplerini kıracak en ufak sözlerden ve işlerden uzak durmaktır. Bunu şu hadîs-i şeriften anlıyoruz:  “Genç bir kimse yaşlılığından dolayı bir ihtiyara ikram ederse, Allah da ihtiyarlığında ona ikram edecek bir kimse ikram eder.” buyurulmuştur.

Resûlullah’ın şu hadisleri de mevzuyla ilgili ilk akla gelen hadislerdendir: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” “Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.” “Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.”

Müslümanların sahip olması gereken özelliklerden birisi de mühim ve tehlikeli durumlarda asla sarsılmadan, gevşeklik göstermeden, Allah’a güvenerek hareket etme şuurudur. Hadiste şöyle buyurulmuştur: “Üç sınıf insan vardır ki Allah onları sever. Üç sınıf insan da vardır ki Allah onlara buğzeder. Allah’ın sevdiği kimseler: (Fakir) bir kimse, bir topluluğun yanına gelerek onlardan, aralarındaki bir akrabalıktan değil de, Allah rızası için sadaka istedi. Kimse bir şey vermedi. Ancak o topluluktan biri onların aralarından ayrıldı ve o fakire, Allah’tan ve o fakirden başka kimsenin bilmediği bir ortamda bir şeyler verdi. (İkincisi) Bir grup gece boyu yol aldılar. Kendilerini uyku bastırınca, konakladılar ve kafalarını koyup uyudular. Ancak onlardan biri uyumadı. Kalktı, bana yalvardı ve ayetlerimi okudu. (Üçüncüsü) ise, disiplinli bir birlikteki bir kişi (o birlikle beraber) düşmanla karşılaştılar. Diğerleri kaçtı, fakat o tek başına ölene veya galip gelene kadar savaştı. Allah’ın sevmediği üç kişi ise; yaşlı zinakâr, hilekâr fakir ve zalim zengindir.”

Reklam (İç Sayfa)

en çok okunanlar

Reklam

Pin It on Pinterest

Paylaş