Yazarlar

Birlikte  Konuşalım…

Konuşma esnasında muhatabımızın heyecan duyduğu, anlatmak istediği içeriğe yer verdiğimiz sürece ilgisi de artar.
10 Aralık 2020

“Çocuklarımla konuşmayı onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Bana yaşadıklarını anlatmalarını, duygularını ifade etmelerini çok arzuluyorum. İkinci oğlum 10 yaşında. Konuşuyoruz ama bana genelde çok kısa cevaplar veriyor. Acaba benden bir şey mi saklıyor, yoksa konuşmak mı istemiyor anlayamıyorum?”

Bu yazımızda diyalog kurma ve diyalog sürdürme becerilerini konu olarak ele alacağız.

Konuşmak, anlamak ve anlaşmak insan için temel bir ihtiyaçtır. Özellikle çocuklarımızla ilişkileri belirler ve şekillendirir. Her insanın, her çocuğun konuşma ve kendini ifade etme ihtiyacı da biçimi de farklıdır. Ebeveyn olarak bu farklılıkları gözlemlemeniz ve üzerine gitmeniz takdir edici.

Birlikte, günlük diyaloglarımızı gözden geçirelim. Karşı tarafın duygularını ve düşüncülerini öğrenmek için kullandığımız iletişim araçları ve kalıpları önemlidir.  Mesela soru teknikleri bir diyaloğun gelişimi için ciddi bir etkiye sahiptir. “İyi misin” sorusu karşımızdaki insana samimi ve iyi niyetli sorulmuş bir sorudur. Sorunun içine hatta arzuladığınız cevabı da yerleştirmişsiniz. “İyi ol” demişsinizdir. Bu soru karşı tarafı evet veya  hayır cevabını vermeye itebilir. Bunun yerine “nasılsın” sorusunu yöneltirseniz karşı tarafa bunu düşünme imkânı sunarsınız. Kişi “nasıl olduğunu” düşünür ve duyguları anlamaya çalışır. Teoride kapalı uçlu soru tekniği deriz. Konuşmayı sürdürme ve karşılıklı ifade ve duygulara izin verme adına açık uçlu soruları tercih edebilirsiniz. Özellikle çocuklar için hayal güçlerini artıracak soruları yöneltmemiz etkili olabilir. “Oğlum, gel gözlerimizi kapatalım. 2032 yılındayız. Neler olmuştur?” gibi. Böylece ebeveyn olarak çocuğumuzu meşgul eden konuları keşfedebiliriz. İlginizi çeken bir şey yakaladığınızda devamını sorabilirsiniz, mesela: “2032 yılında araban olacağını söyledin, arabanı nasıl tarif edersin?” gibi.  Konuşma esnasında muhatabımızın heyecan duyduğu, anlatmak istediği içeriğe yer verdiğimiz sürece ilgisi de artar.

Çocuklarda ve gençlerde özellikle bu sorular düşünmeye davet eder. İletişimin sağlıklı ilerlemesi için muhatabımızın meşgul olduğu konuları bilmekte, öğrenmekte fayda vardır.

Özellikle ön ergen veya ergenlik döneminde bulunan çocuklarınızın ilgili ve konuları sürekli değişebilir. Çünkü kendisi de bir değişim sürecindedir.

Meryem Özmen-Yaylak

Reklam

Pin It on Pinterest

Paylaş