Yazarlar

Pandemi Süreci Sınırlarımı Zorluyor…

Yapılan araştırmalar yalnız hissetmenin genlerimiz üzerinde büyük etki bıraktığını gösteriyor. Psikolog Merve Avcı, “Kişi ‘beni kimse sevmiyor’ gibi düşüncelere kapıldığında  hastalıklara kapıyı açıyor, çünkü bu düşünceler stres hormonunu tetikleyip bağışıklık sistemini çökertebiliyor.”, diyor.
26 Aralık 2020

“Kendimi yalnız hissediyorum. Yılın sonuna doğru bu duygularım daha da arttı. Şimdi pandemi esnasında kısıtlamalar artınca da daha zorlanmaya başladım. İnsan kalabalığını çok sevmem, genel olarak buluştuğum ve gittiğim ortamlar bellidir buna rağmen yalnız kalmayı da çok sevmiyorum….”

Özellikle pandemi sürecine ortaya çıkan duygulardan biri yalnızlıktır. Bu yazımızda yaşadığımız veya hissettiğimiz yalnızlığa çözüm odaklı yaklaşacağız. Her insanın kendiyle kalabilmeyi becerebilmesi ruhsal gelişimi açısından çok önemlidir. Bu ruhun ihtiyacıdır. Fakat bundan öte gelişen yalnızlık hissi ruhsal gelişimi olumsuz  da etkileyebilir.

Öncelikle farklı yalnızlık türleri vardır. Sosyal izolasyon dediğimiz, yani birlikte zaman geçireceğimiz ailemiz, arkadaşlarımız ya da herhangi biri olmadan saatlerce yalnız başımıza kaldığımızda yaşadığınız bir yalnızlık türüdür. Bir diğeri ise kendimizi yalnız hissettiğimiz zamanlardır. Yani, başkaları tarafından önemsenmediğimizi ya da ihtiyaçlarımızın önemsenmediğini hissettiğimiz anlardır.

Yapılan araştırmalar da yalnız hissetmenin genlerimiz üzerinde büyük etki bıraktığını gösteriyor. Psikolog Merve Avcı, “Kişi ‘beni kimse sevmiyor’ gibi düşüncelere kapıldığında  hastalıklara kapıyı açıyor, çünkü bu düşünceler stres hormonunu tetikleyip bağışıklık sistemini çökertebiliyor.”, diyor. Bundan dolayı kendimize iyilik yapma adına adım adım yalnızlığa karşı hareket etmemiz gerekiyor. Aşağıda bunun nasıl olabileceği ile ilgili birkaç öneri sıralıyorum:

Kabullenin: Yalnızlıkta diğer duygularımız gibi gerçektir. Varlığını bildiğimiz ve kabul ettiğimiz duygular üzerine gitmek ve çalışmalar adımlar en önemlisidir. Yalnız kalmak iyi geliyorsa, bunu aralıkla değerlendirin.

Yenilenin: Kendinizle ve arkadaşlarınızla yeniden tanışın. Değişiminizin, ihtiyaçlarınızın farkına varın. 

Hareket edin: Duygular bazı zaman ayağımıza takılan taş gibidir. İstediğimiz zaman ayak bağı olur, istediğimiz zaman da ayağımızla geri teperiz. Bunun daha hızlı mümkün olabilmesi için yani duygularınızın  harekete geçebilmesi için  hareket, yani bedensel hareket önemlidir.

Çözüm odaklı olun: Sorunlarınızı sahiplenmeyin. Çözümlere odaklanın ve onları sahiplenin. İçinizde bir güç ve çözüm kaynağı olduğuna inanın.

Meryem Özmen-Yaylak

Reklam

Pin It on Pinterest

Paylaş