Aile

Çiftler Arasında Sağlıklı Tartışma Kuralları

Uyumlu bir çifti nasıl tanırsınız? Paylaşılan tatil resimlerinden, sosyal medyada bir kare ile ima edilen özel anlardan, kıymetli hediyelerden, güzel sözlerden anlaşıldığı sanılıyor. Öyle mi peki?
Tuba Çapkın
22 Ekim 2021
@Shutterstock

Her birimiz bir şekilde birbirimizin hayatına tanıklık ediyoruz. Veya hayatımıza tanık tutuyoruz. Söz konusu hayatın güzel yanları olduğunda, bir uyum yakalandığında, bu hiç de zor değil. Ama her birimizde biliyoruz ki, asla resmini çekmeyeceğimiz, kayda almak istemeyeceğimiz, filtresiz bir hayat da var.

YERİ GELDİĞİNDE TARTIŞMAK BÜYÜK KRİZLERİ ÖNLER

Kırgınlık, hayal kırıklığı, endişe, korku, tükenmişlik, bıkkınlık, çaresizlik…. Bütün bunlar da aile hayatına dahil olan duygulardır. Evet, sadece siz değil, birçok çift zaman zaman böyle hisseder. İki insanın bir araya gelmesi, iki ayrı köken aile, iki ayrı yetiştirilme tarzı, duygu, fikir, tecrübe anlamına gelir. Güzel duyguların yaşanabileceği gibi yukarda geçen duygu ve benzerlerinin de yaşanması olağan bir durumdur.

Bu duyguları en aza nasıl indiririz sorusuna gelin birlikte bakalım. Bunun yolu mutlaka tartışmaktan geçer. Tartışmak çok olumsuz bir unsur gibi gelebilir. Çocuklar bile tartıştığında, yetişkinler tarafından istenmeyen bir durum olarak nitelendirilir. Konumuz çiftler arası tartışma ama sözü gelmişken ifade edelim: Bırakın çocuklarınız tartışsın, fikirlerini ifade etmeyi, kendini savunmayı, karşı tarafın penceresinden olaylara bakmayı, haklı olmayı, alttan almayı, kabul etmeyi, af dilemeyi en iyi bu şekilde öğreneceklerdir.

Dönelim tekrar çiftlerimize. Asla tartışmayan çiftler de, birini devamlı alttan aldığını ve bu sebeple duygu, düşünce ve ihtiyaçlarının görülmediğini ve giderilmediğini gözlemlemek mümkün olacaktır. Yıllar içinde bu duygu birikimi kendini büyük ve bitmeyen bir öfke olarak gösterebilir. Ayrılma korkusundan, haksız duruma düşme endişesinden, “uyumu” bozmamak adına kaçınılan her tartışma, yerini büyük bir krize bırakabilir. O hâlde eşler yeri geldiğinde dozunda tartıştıklarında büyük krizleri önlemiş olurlar diyebiliriz.

TARTIŞMA KURALLARI

Burada söz konusu olan elbette yapıcı tartışmalar. Peki yapıcı tartışmalar nasıl olmalı?

Değerli okuyucularım, sizden ricam aşağıdaki maddeleri okurken kendi tartışma stilinizi gözden geçirin. Hatta başarılı olduğunuz konulara bir işaret bırakın. Açıkta kalan maddeler olursa da, onlar üzerinde durmak sizi daha yapıcı tartışmacı hâline getirecektir.

  1. Konuya sadık kalın

Tartışma esnasında geçmişte yaşananları tekrar masaya koymak yerine, sizi bugün rahatsız eden, kötü hissettiren konuya sadık kalın. Farklı veya benzer konuları tartışma içinde açmak, tartışmayı kavgaya götürecek sebeplerdendir.

  1. Genellemelerden uzak durun

Yapılan bir hata ne eşinizi ne de sizi bütünüyle hatalı hâle getirmez. “Sen zaten hep ilgisizsin” , “ne yapsam beğenmiyorsun” gibi ifadeler genellemedir.

  1. Sen yerine, “Ben-dili” kullanın

Sen ile başlayan ve hatayı belirten cümleler genelde suçlayıcı ve kırıcıdır. Burada yapıcı bir tartışmadan bahsetmemiz zor olur. Bunun yerine “Ben- Dili” ile ifade edilen açıklamalar daha yapıcı olacaktır. “Çocukların dersleriyle ilgilenmiyorsun”  yerine: “Çocukların dersleri ile ilgilenmemen beni kızdırıyor. Senden ricam bu konuda sorumluluğunu alman.”

ben-dili konuları doğru ve çözüm odaklı ifade etmeye yardımcı olur. İçinde kişinin hissettiği duyguyu, rahatsız olduğu konuyu ve arzu ettiği davranış değişikliğini açıkça dile getirir.

  1. Hakaretten uzak durun

Tartışma esnasında hakaret, dalga ve karşı tarafı provoke etmekten uzak durmak, sağlıklı bir zeminde tartışmanıza vesile olacaktır. Aksi takdirde negatif duygular yoğunlaşacak ve çözüm yolları zorlaşacaktır.

  1. Çocukları tartışmadan uzak tutun

Çocukların önünde tartışmak onları da zor durumda bırakmak, taraf tutmalarını sağlamak ve korkutmak olur. Henüz yeni evli, çocuğu olmayan çiftler bu başlığı “Aileleri tartışmadan uzak tutmak” olarak değiştirebilir. Çiftler problemleri olabildiğince kendileri çözmeli, ihtiyaç durumunda profesyonel destek almalıdırlar.

  1. Dikkatle dinleyin

Kendi söyleyecekleriniz kadar, eşinizin söylediklerini de dikkate almak birbirinizi anlama, fikrine saygı duyabilme konusunda faydalı olacaktır. Soru sorun, merak edin, ilgili olun. Unutmayın ki konuşmayı devamlı soru soranlar yönetir.

  1. Teyit ettirin

Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için söylenenleri tekrarlamakta fayda var. “ … mi demek istiyorsun, doğru mu anladım?” diye gerçek bir ilgi ile sorun ve cevabı bekleyin. Yanlış anlaşıldı ise, eşinize kendini tekrar ifade etme şansı verin.

  1. Birbirinize zaman tanıyın

Yapıcı bir tartışma çözümü anında getirmeyebilir. Hedefiniz bunun yerine birbirinizi anlamak olsun. Daha sonrasında tartışmanıza ara verip, birbirinize tanıdığınız zaman diliminde çözümler kendini gösterebilir. Daha sonra çözüm imkânları hakkında konuşun. Her konuşma veya tartışma bir çözüm ile bitmesi gerekir gibi bir algı sizi yorar ve baskı altına alır.

Umarım bu 8 maddenin birçoğuna işaret koymanız (işaretlemek) mümkün olmuştur. Aksi takdirde ilk etapta kendi tartışma şeklinizi öz eleştiri yaparak gözden geçirin ve değiştirmek istediğiniz ilk maddeyi belirleyin. Daha sonrasında bunu eşinizle paylaşıp, onun değiştirmek istediği maddeyi öğrenin. Böylelikle her iki tarafta kendi hedefini belirlemiş olur ve tartışmaların sağlıklı olması için kendi payını yerine getirmiş olur.

Reklam (İç Sayfa)

Pin It on Pinterest

Paylaş