Gündem

Almanya’da Aşırı Sağa Karşı Toplumsal Haykırışın Anlamı Var mı?

Almanya'da halk aşırı sağa büyük tepki gösterdi. Siyasetin bu tepkiyi doğru okuması ve aşırı sağdan sözde değil, özde ayrılması gerekiyor.
İlhan Bilgü
24 Ocak 2024
Almanya'da şarı sağa yapılan gösteriler yaygınlaşıyor. @aa

Almanya’da aşırı sağın ülkedeki milyonlarca göçmeni toplu sürgünü tartışması toplumsal vicdanda sert tepki ile karşılandı. Başta başkent Berlin olmak üzere büyük kentlerde aşırı sağa karşı tepki gösteren halka, ülkeyi yönetenler de katıldı. Federal Başbakanı Olaf Scholz ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock gösterilere bizzat katıldı. Scholz ayrıca halka açıkça teşekkür ederek “Irkçılığa, nefret söylemine karşı ve özgür demokrasimiz için sokaklara çıktınız. Bu bize cesaret veriyor ve gösteriyor ki biz demokratlar, bu toplumu ayrıştırmak isteyenlerden çok daha fazlayız.” ifadelerini kullandı.

Çifte Vatandaşlık Önemli Bir Sinyal

Ve böylesi bir ortamda koalisyon hükümetinin söz verdiği ”çifte vatandaşlık” yasası da Meclis’ten geçerek önemli bir adım atılmış oldu. Gerçi yasa, vaad edilen süreden epey geç çıktı. Ama, tam da göçmenlerin sürgünü tartışmalarının yapıldığı bir dönemde Meclis’ten geçişi olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Bu arada, gösterilerin yanı sıra, anketlerde ikinci parti konumunda görülen AfD’nin oylarında az da olsa bir düşüş eğilimine girmesi de dikkatlerden kaçmıyor. Bu düşüşünün hakikaten toplumsal tepkinin bir sonucu olmasını umuyoruz.

Aşırı Sağ Reddediliyor

Aşırı sağı karşı gösterilen bu toplumsal direnişin hükümet tarafından da desteklenmesi gelecek açısından değerlendirildiğinde Almanya’nın göçmenlere karşı “hoş geldiniz” kültürünü yaşatma gayretinde olduğu söylenebilir. Toplumsal gösteriler de bu düşünceyi onaylamakla birlikte, Almanya’nın “hoş geldiniz” kültürünü tam olarak hayata geçirebilmesi daha uzun yıllar alacağa benziyor.

Gündem | 18 Ocak 2024 Almanya’da AfD’ye Tepkiler Sürüyor: On Binlerce Kişi Sokağa İndi 18 Ocak 2024

Partilerin Müslümanlarla İlgili Siyasetleri Örtüşüyor

Bir kere, bu ülkede, ülkenin birinci parti konumundaki ana muhalefet partisinin hazırladığı ve “Bizim değerlerimizi paylaşan Müslümanlar Almanya’ya aittir.” diyerek Müslümanlara sınırlar koyduğu son “Temel Programı”na ciddi eleştiri getiren bir parti yok. Sosyal demokratından, Hristiyan demokratına, Yeşilinden hür demokratına her partinin İslam ve Müslümanlar ile ilgili siyaseti neredeyse aynı. Belki sadece birkaç kelimenin kullanımı farklı.

Üstelik NSU cinayetleri, Hanau katliamı gibi göçmen düşmanı cinayetlerin aydınlatılmasının önündeki engeli koyanlar da bu siyasetçiler.

AfD İdeolojisine Sözde Değil, Özde Karşıtlık Gerekiyor

Durum böyle olsa da aşırı sağa tepki gösterilerini göçmenler açısından gelecek için gerçekten de önemli bir destektir. Fakat bu toplumsal haykırıştan en çok siyasetçilerin ders çıkarması gerekiyor. Göçmen karşıtı söylemlerin sözcüsü konumundaki AfD’nin işaret edilmesi yetmiyor. Aksine, AfD’nin ideolojisine, propagandasına sözde değil, özde programlarla karşı koymak gerekiyor. Halkı göçmenlere tepki göstermeye yönlendiren siyaset yerine, halkın göçmen karşıtlarına gösterdiği tepkiyi doğru okumak ve siyaseti de böyle yönlendirmek gerekiyor.

Reklam (İç Sayfa)

Pin It on Pinterest

Paylaş