Toplumun Aynası Siyaset, Siyasetin Aynası Toplum

Toplumun Aynası Siyaset, Siyasetin Aynası Toplum

Avusturya’da 29 Eylül’de yapılan genel seçimlerde Aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi FPÖ yüzde 28,8 oyla seçimin galibi olmuştu. Bu seçimlerde Nehammer’in muhafazakar partisi yüzde 26,3, Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) ise yüzde 21,1 oy oranı ile üçüncü sırada yer aldı. Seçimlerde yüzde 11’in üzerinde oy kaybeden merkez sağ ÖVP Genel Başkanı ve Başbakan Karl Nehammer seçim öncesinde de açıkladığı gibi aşırı sağcı FPÖ lideri Kickl’e koalisyon kurmayacağını ifade etti. SPÖ, Neos ve Yeşiller de dahil olmak üzere diğer partiler de FPÖ ile iş birliğini en başından beri reddettiler. Meclise giren partilerin aşırı sağla koalisyon kurmak istememesi üzerine Cumhurbaşkanı Alexander van der Bellen hükûmeti kurma yetkisini Karl Nehammer’e verdi.

Bu arada FPÖ’nün seçim zaferi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana aşırı sağcı bir partinin elde ettiği ilk başarı olarak tarih sayfalarına yazılmış oldu. Kurulduğu 1956’dan bu yana ilk defa bir genel seçimde birinci olan aşırı sağcı FPÖ Genel Başkanı Herbert Kickl, kendisi ile koalisyon kurmak istemeyen diğer partilere vatandaşın verdiği mesajı iyi düşünmeleri gerektiğini söyledi. Kickl, “siz bilirsiniz ben işime bakarım” dercesine partisinin pozisyonunda bir değişiklik olmayacağını, seçmenden aldığı destekle hükûmet kurmak istediklerini dile getirdi. Federal düzlemde bunlar yaşanırken genel seçimlerin ardından ülkenin en büyük dördüncü eyaleti olan Steiermark’ta 24 Kasım’da seçimler yapıldı. FPÖ, burdaki eyalet seçimlerinde oyunu ikiye katladı, yüzde 35,4’ü ile burda da sandıktan birinci çıktı. Bu sonuç da bir ilk.  Zira FPÖ Kärnten dışında bir eyalet seçiminde ilk kez birinci sırada yer aldı.

Seçim sonuçlarına göre eyaletteki ÖVP liderliğindeki ÖVP-SPÖ koalisyonun sürme ihtimali sona erdi, eyalet anayasası gereğince hükûmet kurma yetkisinin ilk olarak FPÖ’ye verilmesi gerekiyor. Burada hem ÖVP hem de SPÖ’nün eyalet teşkilatları FPÖ ile müzakere etmeye istekli olduklarını açıkladı. Steiermark’ta yapılan bir kamuoyu araştırmasında ise mevcut eyalet hükûmetinden memnun olmadıklarını söyleyenlerin yüzde 61’inin FPÖ’ye oy vermeyi düşündüğü görüldü.

Avusturyalılar Müslüman Komşu İstemiyor

 Avusturya’da %30 civarlarında oy alan FPÖ gerçeğinin yanı sıra verilerin yakınlığıyla dikkatimi çeken bir araştırmanın sonuçları da 27 Kasım’da açıklandı. Avusturya Direniş Belgeliği (DÖW), ilk kez aşırı sağ eğilimleri ölçen bir barometre yayınladı. Nisan-Mayıs 2024’te 2.198 kişiyle yapılan anketin sonuçlarına göre;  Avusturya toplumunun yaklaşık yüzde 10’u açıkça aşırı sağcı görüşlere sahip, yüzde 36’sı Müslümanlarla komşu olmak istemiyor, yüzde 38’i Romanlar veya Sintilerle, yüzde 10’u Yahudilerle komşu olmak istemiyor. Ankette ayrıca, aşırı sağ partilerin talep ettiği “kapsamlı geri göç” (remigrasyon) kavramı da soruldu. Aşırı sağcı görüşlere sahip katılımcıların yüzde 70’i, genel katılımcıların ise yüzde 50’si bunu destekliyor. Toplumun yüzde 29’u ise Müslümanların ülkeye göçünün yasaklanması gerektiğini düşünüyor.

Sizce de bu verilerle aşırı sağın oy oranları örtüşmüyor mu? “FPÖ ile koalisyon yapmayız” demekle aşırı sağ sorunun çözülemeyeceği, sorunun köklerinin toplumun geneline yayıldığı, sebeplerin aranıp bu yayılmanın ve kabulün sosyolojik olarak çözülmesi gerektiği çok net değil mi? FPÖ artık kimseye “eyvallah” etmeden teker teker sandıklardan birinci parti olarak çıkmaya devam ederken FPÖ liderinin diğer partilere verdiği “vatandaşın mesajını iyi düşünmeleri gerektiği” dikkate değer bir tespit.