Belçika’da Başörtülü Mezunlar Sahneye Çıkarılmadı
@ Audrey Henry, facebook
Belçika’da başörtülü öğrencilerin mezuniyet sahnesine çıkarılmaması, tarafsızlık ilkesinin dini kimlikleri dışlamak için bir silaha dönüştürüldüğü eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.
- BELÇİKAGündem
- 19 Temmuz 2025
- 1343
Belçika’nın başkenti Brüksel’in Schaerbeek ilçesindeki Émile Max Lisesi’nde mezuniyet törenine katılan üç başörtülü öğrenci, tören sahnesine çıkarılmadı. Okul yönetimi bu dışlayıcı kararı “iç tüzükte yer alan tarafsızlık ilkesi”ne dayandırırken, gözlemciler ve aileler bunun artık tarafsızlık değil, açık bir kamusal ayrımcılık olduğunu vurguladı. Sosyal medyada yayılan görüntüler ülke genelinde tepki toplarken, olayın sadece sembolik değil, Müslüman gençlerin kamusal görünürlüğüne karşı sistematik bir tavır olduğu yönünde yorumlar yapıldı.
Öğrenciler Susturuldu, İsimleri Bile Anons Edilmedi
Schaarbeek elediye binasında düzenlenen törende, başörtülü üç öğrenciye diplomaları sahnede verilmedi. Hatta isimleri dahi anons edilmedi. Törende okul birincisi olan başörtülü öğrenci de hiçbir şekilde onurlandırılmadı. Tüm tören boyunca salonun arka kısmında oturmaları istenen genç kızlara diplomalarının resepsiyondan alınması söylendi. İzleyiciler arasında bulunan bazı aile bireyleri sahneye çıkarak duruma itiraz etti, seyircilerin büyük bölümü alkışlarla protestoya katıldı.
“Hayatımın En Mutlu Günü Olmalıydı, En Aşağılayıcı Günü Oldu”
Mezun öğrencilerden Halime, RTBF televizyonuna yaptığı açıklamada, “Hayatımda ilk kez ‘sizden değilim’ duygusunu bu kadar yoğun hissettim” diyerek yaşadığı travmayı paylaştı. Halime’nin ablası ise bu uygulamanın yalnızca bir okul kararı değil, kamu önünde yapılan psikolojik bir dışlama operasyonu olduğunu belirtti. Öğrenciler, okul günlerinde başörtülerini çıkararak kurallara uymalarına rağmen, okul dışı bir törende bile bu kadar sert bir muameleyle karşılaşmalarının kasıtlı bir ayrımcılığın göstergesi olduğunu söyledi.
Tarafsızlık Kılıfı Altında Dışlayıcılık
Okul yönetimi, bu dışlamayı “tarafsızlık ilkesi” ve “iç tüzük”le gerekçelendirse de uzmanlara göre olay, tarafsızlık değil; tek tipçi bir kimlik mühendisliği çabasını yansıtıyor. Törenin belediye binasında ve okul saatleri dışında gerçekleşmesine rağmen tüzüğün katı bir şekilde uygulanması, dini kimlikleri görmezden gelen bir kamu kültürünün ürünü olarak değerlendiriliyor.
Belediye Başkanı Audrey Henry, “kural keyfî değil” diyerek kararın arkasında durdu ancak genç kızlar üzerindeki duygusal etkinin farkında olduğunu da belirtti. Ancak kamusal duyarlılığın artmasına rağmen, henüz özür niteliğinde net bir adım atılmış değil.
Tarafsızlık İlkesi Silaha Dönüştü
Söz konusu olay, Belçika’da uzun süredir tartışılan “tarafsızlık ilkesi”nin, artık bir eşitlik mekanizması değil, Müslüman kimliğini kamusal alandan dışlamak için kullanılan bir ideolojik silah haline geldiği yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Eğitimde tarafsızlık gerekçesiyle başörtüsünün yasaklanması, yıllardır okuldan kamu hizmetlerine kadar birçok alanda Müslüman kadınların eşit haklara erişimini engelliyor.
Sivil toplum kuruluşları ve hukukçular, devletin kendi koyduğu tarafsızlık ilkesini bireyin dini hak ve özgürlüklerinin önünde konumlandırmasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı buluyor.
Siyasiler Harekete Geçiyor: “Bu Ayrımcılık Yasal Hale Getirilmiş”
Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Yusuf Yıldız ve Bölge Milletvekili İbrahim Dönmez başta olmak üzere birçok sosyalist siyasetçi durumu “kamu önünde bir aşağılama” olarak nitelendirdi. Yıldız, sosyal medyada yaptığı paylaşımda “Bu bir skandaldır” dedi. Dönmez ise bu uygulamanın iç tüzüğe dayanıyor olmasının olayın ayrımcı doğasını örtmeye yetmediğini belirtti: “Bu bir sınıf içi etkinlik değil. Belediye binası kamuya açık bir alan. Öğrenciler kamusal yaşamdan dışlanıyor.”
Dönmez ve partisi, yeni yasama döneminde hem Brüksel Parlamentosu’nda hem de yerel düzeyde mevzuat değişikliği teklif edeceklerini duyurdu.






