Almanya’da Sokakta Kadınlara Laf Atmak Yasaklanacak

Almanya’da Sokakta Kadınlara Laf Atmak Yasaklanacak

Almanya’da kamuoyunu uzun süredir meşgul eden catcalling (laf atma) tartışması yeniden gündeme geldi. Yedi eyalet, cinsiyetçi sözlerin ve sokakta kadınlara yönelik anlık tacizlerin suç sayılmasını isterken, bazı eyaletler bunun ifade özgürlüğüyle çelişebileceği gerekçesiyle çekimser kalıyor. Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig’in öncülüğünde hazırlanan düzenleme, ülkede hararetli bir hukuki ve toplumsal tartışmayı beraberinde getirdi.

Almanya’da özellikle kadınların günlük yaşamda sıkça karşılaştığı catcalling adı verilen laf atma ve sözlü tacizlerin cezai yaptırımla engellenip engellenmeyeceği konusunda siyasi tartışmalar alevlendi. Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig’in (SPD) girişimleriyle gündeme gelen yasa taslağı, sokakta edilen cinsiyetçi sözlerin, argo yorumların ya da rahatsız edici ıslık ve benzeri davranışların suç kapsamına alınmasını öngörüyor.

Bir süredir koalisyon protokolünde yer alan düzenleme, “cinsiyetçi tacize karşı ceza hukukunun güçlendirilmesi” başlığı altında değerlendiriliyor. Ancak ülkedeki eyaletlerin yaklaşımı farklılık gösteriyor. Der Spiegel’in eyalet adalet bakanlarıyla yaptığı bir ankete göre, yedi eyalet bu yasağa açık destek veriyor. Bu eyaletler arasında SPD yönetimindeki Hamburg, Mecklenburg-Vorpommern, Niedersachsen ve Saarland ile CDU/CSU yönetimindeki Kuzey Ren-Vestfalya, Schleswig-Holstein ve Thüringen yer alıyor.

“Catcalling Bir Ayrıntı Değil”

Almanya’da yasağın savunucuları, bu tür sözlü tacizlerin küçümsenmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle Kuzey Ren-Vestfalya Adalet Bakanlığı’nın açıklaması dikkat çekici: “Catcalling, göz ardı edilecek küçük bir mesele değildir. Kadınların kamusal alanda kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak devletin görevidir.”

Niedersachsen ise daha önce Şubat ayında konuyu Bundesrat gündemine taşımıştı. Ancak teklif, bazı eyaletlerin “net tanım eksikliği” gerekçesiyle reddedilmişti. Niedersachsen Adalet Bakanı Kathrin Wahlmann (SPD) ise asıl sebebin siyasi çekişmeler olduğunu dile getirdi. Ona göre, seçim öncesi yaşanan “parti hesapları” yüzünden geniş bir uzlaşma sağlanamamıştı.

Wahlmann, yasağın önemini şu sözlerle savundu: “Orta parmak göstermek ceza alabiliyorken, kadınlara yönelik en ağır sözlü tacizlerin cezasız kalması kabul edilemez.”

Karşı Çıkan Eyaletler: Hukukun Alanı Tartışılıyor

Öte yandan Berlin, Bremen ve Saksonya yasağa tamamen karşı çıkıyor. Bu eyaletlere göre söz konusu düzenlemenin, ifade özgürlüğü ile ceza hukuku arasındaki sınırları belirsiz hale getirme tehlikesi bulunuyor. Saksonya Adalet Bakanı Constanze Geiert, “Her sözlü haddi aşma ihlali ceza hukuku kapsamında değerlendirilemez. Catcalling’i yeni bir suç kategorisi yapmak yanlış bir adım olur” dedi.

Bavyera gibi bazı eyaletler ise prensipte kadınların korunmasından yana olmakla birlikte, yasağın tanımının netleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Bavyera Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Her türlü cinsiyetçi tacizi reddediyoruz, ancak yasa ile çizilecek sınır çok hassas olmalı. Uygun olmayan ama suç sayılmayacak ifadeler ile açıkça taciz niteliği taşıyan davranışlar arasında ayrım yapılmalı” denildi.

Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’nden Destek

Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Görevlisi Ferda Ataman ise yasağa destek verdi. Ataman, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Kadınları kamusal alanda karşılaştıkları cinsiyetçi ve rahatsız edici yaklaşımlardan korumak için yasal düzenlemeye ihtiyaç var. Burada belirsizlikleri ortadan kaldırmalıyız” ifadelerini kullandı.

Catcalling Nedir?

Catcalling, en basit haliyle bedensel temas olmaksızın gerçekleşen cinsel taciz anlamına geliyor. Arkadan ıslık çalmak, aniden yapılan cinsiyetçi sözler, sokakta laf atmak, araçtan kornayla rahatsız etmek, istemsiz takip, gizlice fotoğraf çekmek veya sosyal medya üzerinden gönderilen istenmeyen cinsel içerikli mesajlar catcalling kapsamına giriyor.

Kelime, İngilizce “cat” (kedi) ve “call” (çağrı) sözcüklerinden türemiş olup tarihsel olarak 17. yüzyılda tiyatro izleyicilerinin hoşnutsuzluklarını dile getirmek için çıkardıkları seslere ve ıslıklara dayandırılıyor. Ancak günümüzde kullanılan haliyle bu kavram, birçok uzman tarafından “fazla hafifletici” bulunuyor. Adalet Bakanı Hubig de kavramın eleştirildiğini hatırlatarak, “Asıl mesele, bunun cinsel taciz olduğunun altını çizmektir. Bu tür davranışları hafife alamayız” dedi.