Hollanda Senatosu Camilere Yapılan Yardımları Denetleme Yasasını Veto Etti
@shutterstock
Hollanda’da camiler ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik dış finansmanı denetlemeyi amaçlayan yasa tasarısı Senato’dan geçmedi. Kararla, Hollanda’da belediye başkanlarına veya savcılıklara, camilerle hafta sonu okulları gibi sosyal kuruluşlara yapılan Hollanda dışı bağışları kontrol etme konusunda daha fazla yetki verilmeyecek.
- GündemHOLLANDA
- 6 Nisan 2026
Hollanda’da yaklaşık beş yıldır kamuoyunda tartışılan ve camiler ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik dış finansmanın daha sıkı denetlenmesini öngören yasa tasarısı, Senato’dan geçemedi. Daha önce Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen düzenleme, Senato’da yeterli desteği bulamayarak reddedildi.
Senatonun vetosuyla Hollanda’da belediye başkanlarına veya savcılıklara, camilerle hafta sonu okulları gibi sosyal kuruluşlara yapılan Hollanda dışı bağışları kontrol etme konusunda daha fazla yetki verilmeyecek.
Cami Denetleme Tasarısında Ne Vardı?
Söz konusu tasarı ile, Hollanda’da camilere ve camilerin hafta sonları ile tatillerde düzenledikleri eğitim programlarına Hollanda dışından gelen bağışların daha sıkı denetlenmesi hedefleniyordu. Bu şekilde bir miktarın üzerindeki bağışların kaynağı, miktarı ve kullanım amacının kayıt altına alınması planlanıyordu.
Düzenlemeyi savunan siyasi çevreler, özellikle Avrupa Birliği dışından gelen finansmanın bazı durumlarda “istenmeyen etki” oluşturabileceğini ve bu nedenle denetimin gerekli olduğunu öne sürmüştü. Geçmiş yıllarda hazırlanan çeşitli raporlarda da bazı İslami kurumlar üzerinde dış kaynaklı etkiler olabileceğine dair iddialar yer almıştı.
Senato’da Dengeler Değişti
Tasarıya ilişkin oylamada dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Temsilciler Meclisi’nde yasa tasarısına destek veren bazı partiler, Senato’da karşı oy kullandı. Tasarıyı yalnızca VVD, PVV, JA21 ve SGP partileri Ancak bu partilerin Senato’daki sandalye sayısı yasanın geçmesi için yeterli olmadı.
Özellikle daha önce tasarıyı destekleyen BBB partisinin Senato’da karşı tutum alması dikkat çekti. Bu değişim, yasa tasarısının siyasi zeminde ne kadar tartışmalı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Uygulanabilirlik ve Hukuk Devleti Endişesi
Tasarıya karşı çıkan senatörler, düzenlemenin uygulanabilirliği konusunda ciddi çekinceler dile getirdi ve belediye başkanlarıyla ve savcılığa verilmek istenen geniş yetkilerin hukuk devleti ilkeleri açısından sorun oluşturabileceğine dikkat çekti.
BBB senatörlerinden Robert van Gasteren, yasanın pratikte uygulanmasının mümkün olmadığını ifade ederken; bazı senatorler de denetim mekanizmalarının halihazırda yeterli olduğunu savundu.
“Muğlak Kavramlar Risk Taşıyor”
D66 adına konuşan Boris Dittrich ise tasarıda yer alan “istenmeyen etki” gibi kavramların muğlaklığına dikkat çekti. Dittrich, bu tür ifadelerin herhangi bir tehdit oluşturmayan kurumların dahi hedef haline gelmesine yol açabileceğini belirtti.
Tasarıya karşı çıkan bazı partiler, düzenlemenin yalnızca İslami kuruluşlarla sınırlı kalmayabileceğini, ilerleyen süreçte farklı sivil toplum örgütlerine de uygulanabileceği uyarısında bulundu.
Güvenlik İle Özgürlük Arasında Hassas Denge
Yasayı destekleyen çevreler ise dış etkilerin tamamen göz ardı edilemeyeceğini ve özellikle kapalı yapılar içinde oluşabilecek radikalleşme risklerinin ciddiye alınması gerektiğini savundu. Bu görüşe göre şeffaflık, hem toplum güvenliği hem de sağlıklı bir dini yapı için önem taşıyor.
Ancak Senato mevcut denetimlerin yeterli olduğunu, muğlak ifadelerin sadece İslami kuruluşları değil diğer tüm sosyal çalışmalar yapan kuruluşları da kapsayabileceği endişesini dile getirerek tasarıyı veto etti.