Orta Doğu’yu Yakan Savaşta 15 Gün Ara

Orta Doğu’yu Yakan Savaşta 15 Gün Ara

ABD’nin 28 Şubat 2026’da bombaladığı ve 168 öğrencinin hayatını kaybettiği Şecere-i Tayyibe İlkokulu @aa

ABD ve İsrail’in Şubat sonunda İran’a başlattığı geniş çaplı saldırılar, Orta Doğu’yu tam bir ateş topuna döndürürken savaşın 40. Gününde saldırılara 15 gün ara verildi. İran’da ilk okullar dahil sivil hedeflerin vurulduğu çatışmaların ne kadar süreceği bilinmiyor. Ateşkese rağmen ABD, İran’daki zenginleştirilmiş Uranyumu ele geçirme tehdidinde bulundu.

ABD ve İsrail’in, 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik geniş çaplı hava ve füze saldırılarına İran’ın karşılık vermesi ile tam bir ateş topuna dönen Orta Doğu’da savaşa şimdilik 15 gün ara verildi.

ABD ve İsrail tam da İran ile ABD’nin müzakere masasına oturduğu ve anlaşmaya varılma ümitlerinin doğduğu bir anda başta başkent Tahran olmak üzere İran’ın askeri üsleri ile enerji tesisleri ve kritik altyapılarını hedef aldı.

Savaşta Ne Oldu?

Saldırıların ilk günlerinde İran’ın üst düzey askeri ve siyasi kadrolarının da hedef alınırken ülkenin lideri Seyyid Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey komutan ve yönetici hayatını kaybetti.

Savaşın 39. gününde, savaşı istediği gibi sürdüremeyen ABD ve İsrail’in başarısızlıkları sonrasında ABD Başkanı Donald Trump’ın, “İran medeniyetini gerekirse tamamen yok edecek güçteyiz” şeklinde açıklamalar yapması endişeleri daha da artırdı. Ancak, savaşın 40. Gününde ateşkes kararı alınarak, savaşa ara verildi.

Ateşkesin yürürlüğe girmesi sonrasında Amerikan Savaş Bakanı Pete Hegseth’in İran’ın elindeki zenginleştirilmiş Uranyumum eninde sonunda Amerika’nın eline geçireceğini söylemesi ateşkesin kırılganlığı yolundaki endişeleri artırdı.

Sivil Hedefler ve Okul Çocuklarına Saldırı

Savaşın en çok tartışılan yönlerinden biri sivil hedeflere yönelik saldırılar oldu. İranlı yetkililer, ülke genelinde yaklaşık 10 bin sivil noktanın vurulduğunu ve 1300’den fazla sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.

En çarpıcı olaylardan biri ise Hürmüzgan eyaletinde bir ilkokulun hedef alınmasıydı. ABD’nin Tomahawk füzeleriyle vurduğu belirtilen saldırıda 160’dan fazla çocuk ve öğretmenin hayatını kaybettiği bildirildi.

Bu saldırı uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekerken, Washington yönetimi ilk etapta sorumluluğu reddetmeye çalıştı.

ABD ve İsrail’in saldırılarının hedefi olan İran’ın başkenti Tahran’daki Şehit Beheşti Üniversitesi’ndeki yıkım AA ekibi tarafından görüntülendi. Tahran’ın kuzeyindeki Velencek semtinde yer alan Şehit Beheşti Üniversitesi @aa

İran Beklenenden Sert Misillemede Bulundu

Saldırıların ardından İran, İsrail ve ABD hedeflerine karşı geniş çaplı misilleme başlattı. Balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla Tel Aviv, Hayfa ve Kudüs gibi şehirler hedef alındı.

İran ayrıca Körfez’deki ABD üslerini hedef aldı. Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak’taki Amerikan askeri varlığına yönelik saldırılar düzenleyen İran ABD’ye ait savaş uçaklarını düşürdü ve İsrail’e ait bazı askeri hedeflerle enerji tesislerine yönelik saldırılarla dikkat çekti.

İran Hürmüz Boğazı’nı da kapatarak küresel ticareti doğrudan etkiledi. Tüm dünyada petrol fiyatları zirve yaptı ve bazı ülkelerde benzin kısıtlamalarına yol açtı.

40 Günlük Savaşın Ardından Ateşkes

Savaşın 40. gününde taraflar, Pakistan aracılığıyla yürütülen görüşmeler sonucunda 15 günlük ateşkeste uzlaştı.

Ateşkesin temel şartları şu şekilde açıklandı:

  • İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması
  • Tarafların karşılıklı saldırıları durdurması
  • Müzakerelerin Pakistan’da sürdürülmesi
  • Bölgesel gerilimin azaltılması

İran ise ateşkes sürecinde yaptırımların kaldırılması ve nükleer haklarının tanınmasını talep etti.

Ateşkes, Savaşın Bittiği Anlamına Gelmiyor

Ateşkes sonrası İran yönetimi, bunun savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini açıklayarak saldırılara karşı her zaman karşı saldırı ile cevap verileceğini açıkladı.

Ateşkesin yürürlüğe girmesi sonrasında Amerikan Savaş Bakanı Pete Hegseth’in İran’ın elindeki zenginleştirilmiş Uranyumum eninde sonunda Amerika’nın eline geçireceğini söylemesi de ateşkesin kırılganlığı yolundaki endişelerin artmasına yol açtı