İsrailli İşgalcilerin Ürünleri Avrupa’ya İsrail Menşeli Gibi Giriyor

İsrailli İşgalcilerin Ürünleri Avrupa’ya İsrail Menşeli Gibi Giriyor

@shutterstock

Global Echo tarafından yayımlanan “İşgalin İthalatı” raporu, İsrailli işgalcilerin yerleşimlerinde üretilen tarım ürünlerinin Avrupa’ya girişinde menşe bilgilerinin sistematik biçimde gizlendiğini ortaya koydu. Raporda, 2017–2026 döneminde incelenen 5.900 Avrupa sevkiyatının yüzde 17’sinden fazlasında işgalci yerleşimcilerin ürünleri İsrail malı diye satıldı.

Uluslararası hukuk ve ticaret politikaları alanında çalışan Global Echo Litigation Center tarafından yayımlanan “İşgalin İthalatı / Importing Occupation” başlıklı rapor, İsrailli işgalcilerin Filistinlilerin topraklarında ürettikleri ürünlerin Avrupa pazarına girişinde sistematik bir şekilde İsrail ürünü olarak sokulduklarını ortaya çıkardı. “Yerleşim Yeri Tarım Ürünleri Ticareti Yoluyla Avrupa’nın Filistinlilerin Mülksüzleştirilmesindeki Suç Ortaklığı’ alt başlıklı rapor kapsamında 30 binden fazla ihracat belgesini ve 6.800’den fazla tarım ürünü sevkiyatını incelendi. İnceleme sonrasında Avrupa’ya yapılan 5900 sevkiyattan 1000’den fazlasında ürünlerin menşeinin sanki İsrailmiş gibi gösterildiği tespit edildi.

İsrail’den Avrupa’ya Gelen Tarım Ürünlerinin Yüzde 20’si Gerçekte İşgalcilerin ürünleri

Raporda, Avrupa’ya gönderilen tarım ürünlerinin önemli bir bölümünde Batı Şeria ve Golan Tepeleri’ndeki yerleşimlerden gelen ürünlerin bulunduğu belirtiliyor. Global Echo’nun verilerine göre, Avrupa’ya yönelik 5.900 sevkiyatın yüzde 17,2’sinde, Avrupa Birliği ülkelerine giden sevkiyatların ise yüzde 19,2’sinde işgalcilerin ürünleri İsrail ürünleri gibi gösterilerek piyasaya sürüldü.

Global Echo, bu ürünlerin çoğu zaman İsrail menşeli olarak beyan edildiğini ve gerçek üretim yerinin çeşitli yöntemlerle gizlendiğini ortaya koyarken, yöntem olarak “göz önünde saklama”, “sahte adres” ve “karıştırma” olarak adlandırılan yanıltmaların kullanıldığı bildirildi.

AB Politikaları Tartışılıyor

Rapor, Avrupa Birliği’nin İsrail ile yakın ticari ilişkilerini sürdürürken aynı zamanda yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak tanımlamasının çelişkili bir durum oluşturduğunu savunuyor.

Global Echo’ya göre, AB’nin “farklılaştırma politikası” yerleşim ürünlerinin İsrail ürünlerinden ayrıştırılmasını öngörse de uygulamada bu sistemin etkili biçimde işlemiyor.

Raporda ayrıca, bazı ürünlerin tercihli gümrük muamelesi, bitki sağlığı sertifikaları ve organik sertifikasyon süreçlerinde de sorunlar bulunduğu belirtilirken, Global Echo, bu uygulamaların AB mevzuatı ve ticaret anlaşmalarıyla uyumlu olmadığını savunuyor.

İnsan Hakları ve Uluslararası Hukuk Boyutu

Rapor, işgalci yerleşimcilerin tarımının yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda toprak kullanımı, su kaynaklarına erişim ve nüfus yapısındaki değişimlerle bağlantılı olduğunu açıkladı. Böylece, işgalci yerleşimcilerin tarımı Filistinli ve Suriyeli topluluklar üzerinde önemli sosyal ve ekonomik dezavantajlar oluşturuyor.

Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli danışma görüşüne atıfta bulunan rapor, üçüncü devletlerin işgal altındaki topraklarla ilgili ekonomik faaliyetlerde ayrım yapma yükümlülüğü bulunduğunu savunuyor.

Avrupa İşgalci Yerleşimcilere Karşı Ciddi Değil

Raporda, Avrupa’nın işgalcilere karşı ciddi olmadığı ve bu politikasıyla işgalcilerin Filistinlileri mülksüzleştirmesinde suç ortağı olduğu ifade edilirken, bazı Avrupa ülkelerinin yerleşim ürünlerine yönelik daha sert önlemler almaya başladığı belirtiliyor. Örneğin İspanya’nın işgalci yerleşimcilerin ürünlerinin ithalatını yasaklayan düzenlemeler yaptığı, Slovenya’nın benzer bir karar aldığı ve İrlanda ile Hollanda’da da benzer adımların tartışıldığı aktarılıyor.