Ali Kızılkaya: “Her Gün Bir Tabu Yıkılıyor, Bu Almanya’ya Yakışmıyor”
Ali Kızılkaya @facebook
Almanya İslam Konseyi eski Başkanı Ali Kızılkaya, AfD’li Ulrich Siegmund’un “tersten göç” operasyonlarında silah kullanılabileceğine yönelik açıklamalarına tepki göstererek, Siegmund’un ifadelerini “korkunç ve ürpertici” olarak nitelendirdi. Kızılkaya, Alman siyasetinde yıllardır bir “eksen kayması” yaşandığını belirterek, “Her gün bir tabu yıkılıyor.” dedi.
- ALMANYAGündem
- 11 Eylül 2026
- 1172
Almanya’da göçmenlerin zorla sınır dışı edilmesini savunan “tersten göç” (Alm.: “Remigration”) politikası tartışılmaya devam ederken, Saksonya-Anhalt seçimlerini yüzde 43,8 oyla birinci tamamlayan AfD’nin başbakan adayı Ulrich Siegmund’un, bu politikaların uygulanacağı sınır dışı operasyonlarında silahlara ihtiyaç duyulabileceğini söylemesi tepki çekti. Siegmund’un açıklamaları Almanya’daki siyasi iklim ve göçmenlere yönelik söylemler konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirirken, Almanya İslam Konseyi eski Başkanı Ali Kızılkaya, yaşanan gelişmeleri Camia Haber’e değerlendirdi.
“Eksen Kayması Yaşanıyor”
Alman siyasetinde son yıllarda yaşanan değişime dikkat çeken Kızılkaya, göçmenlere yönelik ırkçı ve İslam karşıtı söylemlerin giderek daha fazla normalleştirilmesinin endişe verici olduğunu söyledi. Kızılkaya, Almanya’da yıllardır bir “eksen kayması” yaşandığını belirterek, toplumda daha önce tartışılması dahi zor olan konuların giderek siyasal söylemin bir parçası haline geldiğini ifade etti. “Alman siyasetinde yıllardır bir eksen kayması yaşıyoruz. Tabular teker teker, her gün bir tabu yıkılıyor.”
Bu durumun özellikle göçmenler açısından kaygı verici olduğunu vurgulayan Kızılkaya, Almanya’nın ekonomik ve toplumsal gelişimine katkı sağlayan göçmen toplumuna yönelik ırkçı ve İslam düşmanı yaklaşımların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Valizler Yine Hazırlanmalı Mı?”
Kızılkaya, Almanya’ya ilk gelen göçmen kuşağının yaşadığı dönemi hatırlatarak, bugün yaşanan tartışmaların geçmişteki “misafir işçi” anlayışını yeniden çağrıştırdığını söyledi. İlk kuşağın kendisini Almanya’da geçici olarak gördüğünü ve bir gün ülkesine döneceği düşüncesiyle yaşadığını belirten Kızılkaya, sonraki süreçte göçmenlerin Almanya’nın kalıcı bir parçası haline geldiğini ifade etti.
“Almanya’ya Yakışmıyor”
Kızılkaya, “İlk gelen nesil misafir işçi olarak adlandırıldıkları için valizin üstünde oturuyorlardı, zaman dolunca geri gideceğiz diye. Sonra Alman vatandaşı oldular, valizleri boşalttılar. Şimdi bu tartışmalar yine ‘valizler tekrardan hazırlanmalı mı?’ kaygısına dönüştü.” diye belirtti. Bu söylemlerin Almanya’nın demokratik kimliğiyle bağdaşmadığını belirten Kızılkaya, ülkenin dünyaya açık ve ihracata dayalı ekonomik yapısına, aynı zamanda insan haklarına verdiği öneme dikkat çekti. Kızılkaya, “Almanya dünyaya açık, ihracattan yaşayan, ayrıca insan haklarını önemseyen bir ülke. Bu söylemler Almanya’ya hiç yakışmıyor.” diye ekledi.
“Tek Güvencemiz Hukuk Devleti”
Ali Kızılkaya tüm bu gelişmelere rağmen Almanya’daki hukuk devletinin önemli bir güvence olduğunu vurguladı. Almanya’da yaşayan vatandaşların bu noktayı göz ardı etmemesi gerektiğini belirten Kızılkaya, mevcut hukuk sisteminin demokratik hakların korunması açısından önem taşıdığını söyledi. Kızılkaya sözlerini şöyle tamamladı: “Vatandaşlarımızın bilmesi gereken en önemli konu ise şu ki Almanya’nın sağlam ve dirençli bir hukuk devlet sistemi var. Tek güvencemiz o.”






