Uluslararası Ceza Hukuku Uzmanı Stahn: Hukukta Çifte Standart Belirginleşiyor

Uluslararası Ceza Hukuku Uzmanı Stahn: Hukukta Çifte Standart Belirginleşiyor

@Shutterstock

Uluslararası ceza hukuku ve küresel adalet uzmanı Stahn, uluslararası hukukun seçiciliğinin ve çifte standardın artık daha da görünür hale geldiğini ifade etti. Stahn, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya atıfta bulunarak, tarafsız adalet mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

Uluslararası ceza hukuku ve küresel adalet uzmanı Profesör Carsten Stahn, düzenlenen Uluslararası Hukuk Konferansı 2025’te (BILC 2025) değerlendirmelerde bulundu.

Stahn, çatışma sonrası toplumlarda geçiş dönemi adaletinin karşılaştığı temel ikilemin “barış ve hesap verebilirlik” arasında bir seçim değil, bu iki hedefin birlikte gerçekleştirilmesi olduğunu söyledi. “Soru, barış mı yoksa adalet mi değil, her ikisini de hedef olarak görmekle ilgili. Asıl mesele hangisini önceleyeceğimizdir.” diyen Stahn, savaş suçlarının arka planını ortaya çıkaracak anlatıların önemine dikkati çekti.

Stahn, sosyal yapının yeniden inşasının, adalet süreçlerinin etkili bir şekilde işletilebilmesi için ön koşul olduğunu ifade etti. Ceza adaletinin uzun vadeli bir süreç olduğuna değinen Stahn, “Bu, sıklıkla devletlerin kendi yargı sistemlerini yeniden inşa etmelerini gerektiriyor. Çünkü adalet yüksek bir düzeyde sağlanmalıdır.” diye konuştu. Stahn, adil, tarafsız ve tüm tarafların haklarının gözetildiği bir yargılama sürecinin önemine işaret etti.

“Hukuk, suçların neden ve nasıl gerçekleştiğini açıklama konusunda yetersiz”

İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin soruya yanıt veren Stahn, mevcut uluslararası ceza hukuku mekanizmalarının yaşanan suçların ağırlığını tek başına karşılamaya yeterli olmadığını vurguladı. Stahn, yalnızca ceza yargılamalarıyla adalet aramanın, mağdurların yaşadığı acıları yeterince yansıtamadığını belirterek, “Hiçbir mekanizma suçların ağırlığını tek başına karşılayamaz. Bu, Holokost bağlamında bile böyleydi.” ifadelerini kullandı.

“Hukuk, mağdurlar ve hayatta kalanların yaşadıklarını anlatmak, suçların neden ve nasıl gerçekleştiğini açıklamak konusunda sıklıkla yetersiz bir araçtır.” şeklinde konuşan Stahn, bu nedenle uzlaşı ve toplumsal diyalog mekanizmaları gibi ek yöntemlere ihtiyaç olduğuna işaret etti.

Dünya | 21 Kasım 2024 Güney Afrika, İsrail’e Karşı Açılan Soykırım Davasında Binlerce Sayfalık Delil Sundu

“Uluslararası hukukun çifte standardı daha görünür hale geliyor”

Uluslararası ceza hukukunun seçici uygulanmasına ilişkin eleştirileri de değerlendiren Stahn, “Uluslararası hukukun seçiciliği ve çifte standardı artık daha da görünür hale geliyor. Bu gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor.” dedi. Stahn, mevcut durumda bazı devletlerin uluslararası yargı mekanizmalarını bu çifte standarda karşı mücadelede kullanmaya başladığını dile getirdi.

Güney Afrika’nın İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya atıfta bulunan Stahn, “Bu nedenle tarafsız adalet mekanizmalarına, konuları inceleyen bağımsız yargıçlara ve tüm tarafların iddialarının duyulabildiği yargı süreçlerine ihtiyacımız var.” dedi.

“Mağdurlar İçin Tazminat ve Toplumsal Hafızayı İnşa Edecek Yöntemler Devreye Girmeli”

Konferans temasına atıfla, çatışma sonrası toplumlarda uzun vadeli sosyal adaletsizlik ve yapısal şiddetin üstesinden gelmede uluslararası ceza hukukunun rolünü değerlendiren Stahn, bu alandaki eleştirilerin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Stahn, uluslararası ceza adaletinin suçlar arasındaki yapısal örüntüleri tespit etmekte yetersiz kaldığı yönünde eleştirilerin bulunduğunu anımsatarak, bu nedenle mağdurlar için tazminat ve toplumsal hafızayı inşa edecek yöntemlerin devreye alınmasının önemine işaret etti.

Toplumların yaralarını sarmada sanat ve terapi yöntemlerinin de etkili olabileceğini vurgulayan Stahn, konferanstaki konuşmasında “toplumu iyileştirmek için sanatsal ve terapötik yöntemlerin önemli rol oynayabileceğinden” söz ettiğini dile getirdi.

Stahn, suçların nasıl meydana geldiğine dair daha geniş açıklamalar için daha geniş mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu aktararak, Hakikat ve Uzlaşma Komisyonları ile toplumsal diyalog platformlarının ceza adaletinin sınırlamalarını tamamlayıcı nitelikte olduğunu kaydetti. (aa,c)