Gıda Zehirlenmesinde “24 Saat” Uyarısı
@Shutterstock
Gıda zehirlenmeleri Türkiye’de dört kişilik bir ailenin vefatı ile yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Ümit Gürbüz, toplu tüketim alanlarında artan vakalara dikkat çekerek vatandaşları bilinçli tüketim konusunda uyardı.
- SAĞLIK
- 26 Kasım 2025
Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Gürbüz, İstanbul’un Fatih ilçesinde dört kişilik ailenin ölümü sonrası gıda zehirlenmeleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Dünyanın her yerinde gıda zehirlenmesinden kaynaklı, ölüme yol açabilecek rahatsızlıkların yaşandığına dikkati çeken Gürbüz, “Son günlerde Türkiye’de yaşanan gıda zehirlenmesi şüphesinin bu konunun ehemmiyetini ve gıda güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur.” dedi.
Gıda zehirlenmesinden korunmak için dikkatli olunması gerektiğine değinen Gürbüz, “Üretim prosesine uygun üretilmeyen, hijyen tedbirleri alınmayan yerlerde üretilen gıda maddeleri her zaman risk taşımaktadır. Özellikle toplu tüketimin olduğu yerlerde, düğünlerde, organizasyonlarda bu tür vakalarla sıklıkla karşılaşmaktayız.” diye konuştu.
“Erken Müdahale Çok Önemli”
Gürbüz, gıda güvenliği kültürünün bütün kurum ve kuruluşlarda etkin hale dönüştürülmesinin bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Gıda zehirlenmesine dair bir belirti görüldüğünde ihmal edilmemesi, beklenmemesi ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Gürbüz, şöyle konuştu:
“Gıda zehirlenmesine neden olan mikroorganizmanın özelliğine göre hafif mide bulantısı, baş ağrısından başlayarak ölüme kadar gidebilecek sonuçlara neden olabilmekte. Bazı mikroorganizmalardan kaynaklanan gıda zehirlenmeleri kısa sürede iyileşmeyle sonuçlanırken, bazı patojen mikroorganizmaların ürettiği toksinler ne yazık ki ölümlere dahi sebebiyet verebilmekte. Ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, kanlı ishal, zaman zaman kramplar gibi olgularla karşılaşabiliriz. Eğer bu ve buna benzer belirtiler 24 saati aşmışsa çok ciddi bir gıda zehirlenmesiyle karşı karşıyayız demektir. Dolayısıyla mutlaka erkenden hastaneye gitmek gerekir. Erken müdahale çok önemlidir.”
Çoğunlukla hafif semptomlarla atlatılan gıda zehirlenmesinde kişisel sağlık, bağışıklık ve yaş durumunun önemli olduğunu vurgulayan Gürbüz, gıda zehirlenmelerinde asıl tehlikenin hassas tüketici gruplarında ortaya çıktığını ifade etti.
Yaşlılar ve Çocuklara Özellikle Dikkat!
Gürbüz, yaşlılar, bebekler, çocuklar, karaciğer rahatsızlığı olan, kronik rahatsızlığı olan, yani bağışıklık sistemi baskılanmış olan kişilerde gıda zehirlenmelerinin çok daha hızlı ortaya çıkabildiğini ve sonuçların üzücü hale dönüştüğünü belirterek, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla menşei bilinmeyen, üretim teknolojisi bilinmeyen, hammadde kaynaklarının nereden geldiği bilinmeyen ürünler yenmemeli, fiziksel kirliliği olan yerlerde tüketim yapılmamalıdır. Sokakta bu anlamda baktığımızda hemen hemen hiçbir hijyen tedbirinin alınmadığını görüyoruz. Dolayısıyla sokaklarda, açık alanlarda satılan yerlerdeki gıda maddelerinin tüketilmesi birincil derecede risk oluşturmakta. Tüketicilerin bu konuda dikkatli olması gerekmekte.”
Uzmanların uyarıları, gıda güvenliğinin bireysel dikkatin ötesinde toplumsal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Hem üreticilerin hem de tüketicilerin gerekli tedbirleri alması, benzer trajedilerin yaşanmaması için büyük önem taşıyor. Yetkililer, vatandaşların güvenmediği yerlerden yiyecek almamaları ve şüpheli durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurgulayarak, bilinçli tüketimin hayat kurtarabileceğini hatırlatıyor.