Cezayir Parlamentosu Fransız Sömürgeciliğini Suç Sayan Yasayı Kabul Etti

Cezayir Parlamentosu Fransız Sömürgeciliğini Suç Sayan Yasayı Kabul Etti

@Thomas Marquize

Cezayir Parlamentosu, Fransa’nın 1830-1962 yıllarındaki sömürge döneminin suç sayılmasına ilişkin yasa tasarısını oy birliğiyle kabul etti. Fransa Dışişleri Bakanlığı ise yasaya sert tepki gösterdi.

Mustafa Pala

Cezayir ile Fransa arasındaki diplomatik gerilimin sürdüğü bir dönemde, Cezayir Parlamentosu’ndan tarihi nitelikte bir adım geldi. Parlamentoda kabul edilen yeni yasa, 1830-1962 yılları arasındaki Fransız sömürge dönemini hukuken “devlet suçu” olarak tanımlarken, Fransa’dan resmi özür ve tazminat talebini açıkça gündeme taşıdı.

Oybirliğiyle kabul edilen yasa metninde, Fransız sömürge yönetimi döneminde işlenen nükleer denemeler, yargısız infazlar, sistematik işkence uygulamaları ve Cezayir’in doğal kaynaklarının yağmalanması “zamanaşımı olmayan suçlar” olarak nitelendirildi. Metinde ayrıca, bu suçların Cezayir halkı üzerinde bıraktığı maddi ve manevi tahribatın telafi edilmesi gerektiği vurgulandı.

“Ulusal Hafıza Pazarlık Konusu Değil”

Cezayir Parlamentosu Başkanı Brahim Boughali, yasanın kabul edilmesini “egemenliğin en açık ifadesi” olarak tanımladı. Boughali, ulusal hafızanın hiçbir koşulda pazarlık konusu olamayacağını belirterek, bu yasanın Cezayir halkının tarihsel adalet talebini yansıttığını söyledi.

Fransa’dan Sert Tepki

Fransa, Cezayir Parlamentosu’nun Fransız sömürge dönemini suç sayan ve resmi özür ile tazminat talep eden yasayı kabul etmesine sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı, Cezayir’in bu adımının iki ülke arasındaki diyaloğu yeniden canlandırma çabalarına zarar verdiği ifade edildi.

Fransız Dışişleri Bakanlığı, Cezayir’in iç siyasetine müdahale niyetinde olmadıklarını vurgularken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un girişimiyle kurulan ve iki ülke tarihçilerinden oluşan ortak hafıza komisyonunun çalışmalarına dikkat çekti. Bakanlık, tüm gerilimlere rağmen güvenlik, göç ve bölgesel istikrar gibi başlıklarda Cezayir ile yapıcı diyaloğun sürdürülmek istendiğini de belirtti.