Almanya’da Kurumsal Irkçılık Gerçeği

Almanya’da Kurumsal Irkçılık Gerçeği

@shutterstock "Irkçılığın önlenmesi için siyasi aride gerekiyor."

Almanya’da devlet kurumlarında ırkçılığa ilişkin en kapsamlı araştırmalardan biri tamamlandı. “InRa – Kurumlar ve Irkçılık” başlıklı nihai rapor, Almanya’daki kamu kurumlarında yapısal ve kurumsal ırkçılığın varlığına dikkat çekerek kapsamlı bir mücadele çağrısında bulundu.

Almanya’da devlet kurumlarında ırkçılığa ilişkin hazırlanan ve kamuoyuna sunulan kapsamlı bilimsel çalışma, ülkedeki devlet kurumlarında ırkçılığın kurumsal hâle geldiğini ortaya çıkardı. “InRa – Institutionen & Rassismus” başlıklı araştırmanın nihai raporunda, kamu kurumlarında hem bireysel hem de yapısal düzeyde ırkçılığın varlığına dikkat çekildi.

Araytırma, Federal İçişleri Bakanlığı tarafından, Federal Meclis kararı doğrultusunda desteklendi. Araştırma, Forschungsinstitut Gesellschaftlicher Zusammenhalt (Toplumsal Uyum Araştırma Enstitüsü) koordinasyonunda yürütüldü.

23 Alt Proje, 10 Araştırma Kurumu

2022–2024 yılları arasında gerçekleştirilen araştırmada Almanya genelinde 23 alt proje kapsamında polis, adalet, göç, sosyal yardım, gençlik ve sağlık daireleri gibi çok sayıda kamu kurumu incelendi. Araştırmacılar hem kurum çalışanlarıyla hem de ayrımcılığa uğradığını belirten kişilerle görüşmeler yaptı.

Raporda, kamu kurumlarının anayasal olarak eşitlik ilkesine bağlı olmasına rağmen uygulamada “kurumsal ırkçılık” ve “yapısal ayrımcılık” riskinin bulunduğu vurgulandı.

En Çok Şikâyet “Etnik Köken” Temelli

Raporda ayrıca Antidiskriminierungsstelle des Bundes (Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi) verilerine de atıf yapıldı. Buna göre Almanya’da yapılan başvuruların yüzde 41’i etnik köken veya ırkçı gerekçelere dayalı ayrımcılık iddialarını içeriyor. Başvuruların önemli bir kısmı ise kamu kurumlarıyla temas sırasında yaşanan sorunlara ilişkin.

Araştırmada özellikle Müslümanlar, Siyahiler, Romanlar ve göçmen kökenli bireylerin kamu kurumlarında daha fazla ayrımcılık deneyimi bildirdiği belirtildi.

“Toplumsal Güven Zedeleniyor”

Raporun en dikkat çekici tespitlerinden biri, kurumsal ırkçılığın yalnızca bireyleri değil, demokratik sistemi de etkilediği yönünde oldu. Kamu kurumlarında yaşanan ayrımcılığın, devlete olan güveni sarstığı ve toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği ifade edildi.

Araştırmacılar, kamu personeline zorunlu anti-ırkçılık eğitimi verilmesi, şeffaf karar mekanizmaları oluşturulması ve bağımsız şikâyet mercilerinin güçlendirilmesi gibi öneriler sundu.

Irkçılığa Karşı Siyasi İrade Şart

Çalışmada, Almanya’da kamu yönetiminde çeşitliliğin artırılması, işe alım süreçlerinin gözden geçirilmesi ve ayrımcılık vakalarının daha etkin şekilde izlenmesi gerektiği kaydedildi.

Uzmanlar, raporun Almanya’da kurumsal ırkçılıkla mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini belirtiyor. Ancak kalıcı değişim için siyasi irade ve uzun vadeli reformların şart olduğu vurgulanıyor.