Fransa’da Senatosu “İslamcı Sızma”yı Önleme Yasasını Kabul Etti

Fransa’da Senatosu “İslamcı Sızma”yı Önleme Yasasını Kabul Etti

@shbuttertsock

Fransa’da Senato, sözde “İslamcı sızma” ile mücadele gerekçesiyle hazırlanan tartışmalı yasa teklifini kabul etti. Tasarı, güvenlik ve laiklik tartışmalarını yeniden alevlendirirken, muhalefet metnin Müslümanları hedef aldığını, ırkçı ve Müslümanları damgalayıcı olduğunu savunuyor.

Fransa’da siyasi ve toplumsal dengeleri yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Parlamentonun üst kanadı olan Senato, eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau tarafından hazırlanan sözde “İslamcı sızma” ile mücadele yasa teklifini 208’e karşı 124 oyla kabul etti. Oylama, ülkede uzun süredir tartışılan güvenlik, laiklik ve toplumsal uyum meselelerini yeniden gündemin en üst sırasına taşıdı.

Senato’da Sağ Bloktan Güçlü Destek

348 üyeli Senato’da yapılan oylamada sağ ve merkez sağ partilerin oluşturduğu çoğunluk tasarının geçmesini sağladı. Özellikle Les Républicains ve merkez sağ grupların desteği belirleyici oldu. Sol partiler ise büyük ölçüde tasarıya karşı çıkarak, düzenlemenin toplumsal ayrışmayı derinleştireceği uyarısında bulundu.

Bu tablo, Fransa’da güvenlik politikaları söz konusu olduğunda sağ ile merkez arasında giderek belirginleşen yakınlaşmayı da gözler önüne serdi.

Muhalefetten Sert Tepki: “Damgalayıcı ve Irkçı”

Sol partiler ve insan hakları savunucuları, yasa teklifine sert tepki gösterdi. Sosyalist ve Yeşil siyasetçiler, metnin Müslüman toplumu hedef alan ideolojik bir girişim olduğunu savundu.

Yeşiller kanadından yapılan açıklamalarda tasarı, “yabancı düşmanı” ve “ırkçı” olarak nitelendirilirken, Fransa’da Müslümanlar üzerinde giderek artan bir baskı ve şüphe atmosferi oluştuğu vurgulandı.

Yeni Suç Tanımı ve Geniş Yetkiler

Tasarı kapsamında Fransız hukuk sistemine “Cumhuriyetin temel ilkelerine saldırı” adıyla yeni bir suç tanımı eklenmesi öngörülüyor. Bu düzenleme; laiklik, eşitlik ve devletin bölünmezliği gibi anayasal ilkeleri hedef alan faaliyetlere karşı daha sert yaptırımlar uygulanmasının önünü açıyor.

Bunun yanı sıra, derneklerin feshi kolaylaştırılıyor, ibadethanelerin inşasında valilik denetimi artırılıyor, şüpheli görülen kişi ve kuruluşların malvarlıklarının dondurulması mümkün hale geliyor.

Yasanın destekçileri, bu adımların “Cumhuriyetin korunması” için gerekli olduğunu iddia ederken, tasarıya karşı çıkanlar düzenlemelerin sınırlarının belirsiz olduğuna dikkat çekiyor.

Siyasi Hedefler ve 2027 Cumhurbaşkanlığı Hesabı

Tasarı, yalnızca bir güvenlik düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda Bruno Retailleau’nun yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki siyasi hamlesi olarak da değerlendiriliyor.

Retailleau, Senato’daki konuşmasında “İslam ile İslamcılığı ayırmak zorundayız” diyerek tasarının Müslümanları değil, radikal ideolojileri hedef aldığını savundu. Ancak bu söylem, muhalefet cephesini ikna etmeye yetmedi.

Hükümet İle Sağ Arasında Sessiz Rekabet

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron cephesi, tasarıya doğrudan destek vermek yerine temkinli bir tutum sergiledi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, hükümetin benzer içerikte ancak hukuki açıdan daha sağlam bir metin üzerinde çalıştığını belirtti.

Bu durum, Fransa’da güvenlik politikaları üzerinden şekillenen siyasi rekabetin yalnızca muhalefetle değil, aynı blok içindeki aktörler arasında da yaşandığını ortaya koydu.