Almanya’da “Helal Kesim”i Hedef Gösteren Medyaya Tepki Yağıyor
@yapayzeka
Almanya’da bazı medya kuruluşlarında “helal sertifika” üzerinden yayımlanan haberler, Müslüman toplumda büyük tepkiye yol açtı. Islam Toplumu Millî Görüş (IGMG) İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç, helal tüketimin siyasi değil dini bir vecibe olduğunu vurgularken, işletmeciler ve vatandaşlar da haberlerin Müslümanları hedef gösterdiğini savundu.
- ALMANYAGündem
- 8 Mayıs 2026
Almanya’da son günlerde bazı medya organlarında helal sertifikasyonu üzerinden yayımlanan haberler, ülkedeki Müslüman toplumun sert tepkisine neden oldu. Özellikle helal tüketimin “radikal yapılar”, “gizli ağlar” ve “siyasi organizasyonlar” ile ilişkilendirilerek sunulması, birçok kesim tarafından “İslamofobik yaklaşım” olarak değerlendirildi. Haberlerde kullanılan dilin Müslümanların gündelik dinî yaşamını hedef aldığı yönünde eleştiriler yükselirken, bunun yalnızca bir gıda tercihi değil, temel bir inanç ve yaşam biçimi olduğuna dikkat çekildi.
Yalınkılıç: “Helal Siyasi Değil, Dinî Bir Vecibedir”
IGMG İrşad Başkanı ve Din İstişare Kurulu Başkanı Celil Yalınkılıç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada yayımlanan haberlerin tehlikeli bir algı oluşturduğunu söyledi. “Helal, Müslümanlar için dinî bir vecibe ve gündelik hayatın doğal bir parçasıdır. Siyasi veya ideolojik bir konu değildir.” diyen Yalınkılıç, bazı medya organlarının haber diliyle Müslümanların sıradan dinî pratiklerini şüpheli göstermeye çalıştığını ifade etti.

Yalınkılıç açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Son günlerde bazı medya organlarında İslam Toplumu Millî Görüş’ün helal sertifikasyonu alanındaki çalışmaları bağlamında çeşitli haberler yayımlanmıştır. Ancak bu haberlerin sunuluş biçimi, Müslümanların gündelik dinî pratiklerinden biri olan helal tüketimini sanki gizli bir siyasi ajandanın parçasıymış gibi göstermektedir. Bu yaklaşımı yanlış ve tehlikeli buluyoruz.”
“Helal Bizim Hayat Tarzımız”
Köln’de faaliyet gösteren Etmanus Burger’in sahibi Yasin Birel de yayımlanan haberlere tepki gösteren isimlerden biri oldu. Konuyla ilgili Camia’ya konuşan Birel, özellikle bir medya kuruluşunun hazırladığı videonun Müslümanları rahatsız ettiğini söyledi. “Helal kavramını kötülemek için radikalizm, İslamcılık ve helal ifadeleri aynı çerçevede sunuldu.” diyen Birel, buna karşı sosyal medyada bir video hazırladıklarını ve çok sayıda destek mesajı aldıklarını belirtti.

Birel, helal kavramının ticari değil tamamen inanç temelli bir mesele olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Helal bizim yaşam tarzımız. Bu konuda hassas davranıyoruz. Bu reklam amaçlı bir konu değil. Maalesef medya, hiç alakası olmayan konuları birbirine bağlayarak yanlış bir algı oluşturuyor.” Helal konseptine sahip işletmelerin sessiz kalmaması gerektiğini belirten Birel, “Biz kimsenin dinini, yaşam tarzını yargılamıyoruz. Aynı şekilde bizim inancımıza da saygı gösterilmesini bekliyoruz.” dedi.
“Neden Helal Bu Kadar Rahatsız Ediyor?”
Helal sektörünün Avrupa’da giderek büyüdüğünü belirten Birel, tartışmaların arkasında da bu görünürlüğün olabileceğini savundu. “Aslında helal kesim Avrupa’da hızla yayılıyor. Belki de rahatsızlık buradan kaynaklanıyor. Biz işletmeciler olarak helal hassasiyetine dikkat ediyoruz ve diğer restoranların da bu konuya önem vermesini tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Birel ayrıca, “Helal neden bu kadar sert tepkilere neden oluyor, asıl bunun sorgulanması gerekiyor.” diyerek önyargılara dikkat çekti.
“Bu Ülkenin Kalkınmasında Bizim De Emeğimiz Var”
Köln’de yaşayan Hasan Kızıltaş ise Müslümanların onlarca yıldır Almanya’nın bir parçası olduğunu hatırlatarak, buna rağmen hala dışlayıcı söylemlerle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. “Dedelerimiz savaş sonrası Almanya’nın yeniden ayağa kalkması için bu ülkeye geldi. Türkler, İtalyanlar birlikte çalıştı. Bugün burada doktorlarımız, öğretmenlerimiz, işletmecilerimiz var ama hala tam anlamıyla kabul edilmiş hissetmiyoruz.” dedi.
Kızıltaş, özellikle helal ürünlere yönelik eleştirilerin bilgi eksikliğinden kaynaklandığını savunarak şu örneği verdi: “Londra’da KFC gibi büyük markalar kapılarında ‘helal’ ibaresiyle reklam yapıyor. Müslüman müşteriler gelsin diye bunu açıkça kullanıyorlar. Almanya’da ise sürekli sorun çıkarılıyor.”
Son dönemde Lidl ve Penny gibi market zincirlerinin helal ürünler satmaya başlamasının kendilerini memnun ettiğini belirten Kızıltaş, “Şimdi bu marketleri de mi radikalizmle suçlayacağız?” sözleriyle haberlerde kullanılan dile tepki gösterdi.
“Helal Sertifikası Temel Bir İnsan Hakkıdır”
Köln’de işletmecilik yapan Meral Şahin Özkan da helal sertifikasının temel bir tüketici hakkı olduğunu vurguladı. “Eğer ben helal yemek istiyorsam bunu talep etmek benim hakkımdır. Medeni bir insan olarak haklarımı biliyorsam bunu istemek kadar doğal bir şey yok.” diyen Özkan, Müslümanların haklarını savunmaktan çekinmemesi gerektiğini söyledi. Yayımlanan haberleri “ırkçı, agresif ve cahilce” olarak nitelendiren Özkan, Müslüman toplumun ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.

Bir başka vatandaş ise yayımlanan haberleri “tam anlamıyla skandal” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı: “Müslümanların değerleri söz konusu olduğunda sürekli hedef gösterici bir dil kullanılıyor. Elli yıldır bu ülkedeyiz. Artık buna alışılması gerekiyor.”
“Amaç İslam’ı Kötü Göstermek”
Köln’de işletmecilik yapan Sedat İmrak da yaşanan tartışmaları Müslümanlara yönelik sistematik bir karalama kampanyası olarak değerlendirdi. “Buradaki amaç İslam’ı ve İslam cemaatlerini kötülemek.” diyen İmrak, Müslümanların helal konusunda hassas davranmasının inançlarının bir gereği olduğunu söyledi. “Müslüman harama tenezzül etmez. İnsanlar yediğine içtiğine dikkat eder. Burada bilinçli şekilde hem İslam’a hem de helal anlayışına yönelik bir saldırı var.” ifadelerini kullandı.(bb)