Almanya’da “İslamcılık” Belgeseline İslam Konseyi’nden Sert Tepki
@www.ardmediathek.de/ screenshot
Almanya İslam Konseyi, Almanca yayınlanan bir belgesel hakkında program şikayetinde bulundu. Konsey, yapımın Müslümanları genelleyerek aşırılıkla ilişkilendirdiğini ve toplumdaki İslam karşıtı önyargıları körüklediğini vurguladı.
- ALMANYATOPLUM
- 8 Mayıs 2026
Almanya İslam Konseyi (Islamrat), Bayerischer Rundfunk (BR) ile Norddeutscher Rundfunk’un (NDR) ortak yapımı olan “Şeriat Hakimleri, TikTok İslamcıları, Paralel Dünyalar: İslamcılık Bize Nasıl Sızıyor?” adlı belgesel hakkında resmi program şikayetinde bulundu.
ARD Mediathek ve YouTube’da yayımlanan belgeselin, Almanya’daki Müslüman yaşamını genelleyici bir dille aşırılık ve radikalizmle ilişkilendirdiği vurgulandı. Konsey Başkanı Burhan Kesici, dini aşırılık veya demokrasi karşıtı ideolojilerle ilgili haberciliğe karşı olmadıklarını belirterek, “Bu tür haberler elbette gereklidir. Ancak belgesel, birbirinden çok farklı olayları bir araya getirerek korku ve tehdit algısı oluşturan bir anlatı kuruyor.” dedi. Yapımın, Müslümanların günlük yaşamını ve göçmenlerin yoğun yaşadığı bölgeleri genel olarak “şüpheli alanlar” gibi gösterdiğinin altını çizdi.
“Müslüman Hayatı Tek Taraflı Yansıtılıyor”
Şikayetin temelini oluşturan uzman raporunda, belgeselin medya etiği, dini ve toplumsal açıdan sorunlu olduğu ifade edildi. Raporda, saldırılar, okul tartışmaları, helal sertifikaları, başörtüsü, sosyal medya vaizleri ve Berlin Neukölln’de yapılan sokak röportajlarının tek bir “toplumu içeriden tehdit eden yapı” anlatısında birleştirildiği belirtildi.
Özellikle Ramazan, helal gıda, başörtüsü ve Arapça gibi dini veya kültürel unsurların çoğunlukla şiddet, kadın baskısı ve demokrasi karşıtlığıyla birlikte sunulması eleştirildi. Raporda, bu durumun Müslüman görünürlüğünü adeta bir “uyarı işareti” haline getirdiği ifade edildi.
İslam Konseyi ayrıca “şeriat” kavramının da eksik ve yüzeysel biçimde işlendiğini savundu. Buna göre birçok İslami gelenekte şeriatın yalnızca hukuk değil, aynı zamanda ahlaki ve dini boyutları bulunan kapsamlı bir kavram olduğuna dikkat çekildi.
“Nefret Söylemini Artırıyor”
Konsey, belgeselin yayın tarzını da eleştirdi. Yapımın duygusal ve korku uyandıran görüntüler kullandığı, Neukölln semtinin ise adeta bir “şüpheli bölge” gibi yansıtıldığı belirtildi. Özellikle sokak röportajlarının nasıl yapıldığı, kaç kişinin görüşünün alındığı ve cevapların hangi kriterlere göre seçildiği konusunda yeterli şeffaflık olmadığı ifade edildi. Belgeselin YouTube yorumlarında Müslümanlara yönelik genelleyici ifadelerin, sınır dışı çağrılarının ve dini özgürlüklerin kısıtlanması taleplerinin arttığına dikkat çekildi. Bazı yorumlarda ise AfD’ye desteğin açıkça savunulduğu belirtildi.
“Müslümanlar Sorun Değil, Çözüm Ortağıdır”
İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici, aşırılıkla mücadelede Müslümanların dışlanmaması gerektiğini belirterek, “Müslümanlara sorun gibi değil, çözümün bir parçası ve toplumun ortakları olarak yaklaşılmalı.” dedi. Konsey, belgeselin yeniden editoryal incelemeye alınmasını, sokak röportajlarının yöntemine ilişkin daha fazla şeffaflık sağlanmasını ve şeriat ile helal gibi kavramların daha dengeli biçimde ele alınmasını talep etti. Ayrıca Müslüman ilahiyatçılar, akademisyenler ve İslam karşıtı ayrımcılığa maruz kalan kişilerin görüşlerine daha fazla yer verilecek yeni bir program hazırlanması çağrısında bulundu.(bb)