Almanya’da Sparkasse Soygununda İlk Dava Başladı
@shutterstock
FacebookXEmailWhatsAppGoogle+Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde geçtiğimiz yıl yaşanan ve ülke çapında büyük yankı uyandıran Sparkasse banka kasası soygununun ardından ilk tazminat davaları…
- ALMANYATOPLUM
- 12 Haziran 2026
Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde geçtiğimiz yıl yaşanan ve ülke çapında büyük yankı uyandıran Sparkasse banka kasası soygununun ardından ilk tazminat davaları bugün Essen Eyalet Mahkemesi’nde görülüyor. Davacılar arasında yer alan 63 yaşındaki Joachim Alfred Wagner, bankadaki kiralık kasasında emeklilik birikimi olarak sakladığı altınların ve annesinden kalan aile mirasının çalındığını belirterek yaklaşık 49 bin euro zararının karşılanmasını talep ediyor. Wagner, “Kasamda emeklilik birikimim olan altınlar ve annemden kalan aile yadigârları vardı. Özellikle manevi değeri yüksek eşyaların kaybı benim için çok acı verici.” dedi.
Toplam Zarar 253 Milyon Euroyu Bulabilir
Davacıları temsil eden avukat Daniel Kuhlmann, şu ana kadar 650 mağduru temsil ettiğini ve yalnızca müvekkillerinin toplam zararının 51,5 milyon euro olduğunu açıkladı. Kuhlmann, “Bu 650 dosya tüm mağdurlar açısından temsil edici kabul edilirse toplam zararın 253 milyon euronun üzerine çıktığı görülüyor.” ifadelerini kullandı. Soygundan, bankanın kasalarında kiralık bölme sahibi olan 3 binden fazla kişinin etkilendiği belirtiliyor.
Almanya’nın En Büyük Kasa Soygunlarından
Olay, Noel’den birkaç gün sonra Gelsenkirchen-Buer’deki Sparkasse şubesinde meydana geldi. Soruşturma dosyasına göre kimliği belirsiz kişiler araçlarla bankanın yer altı otoparkındaki çalışan bölümüne girdi. Buradan muhtemelen önceden manipüle edilmiş yangın kapısından geçerek arşiv bölümüne ulaştılar.
Soyguncular daha sonra büyük bir karot makinesiyle kasa dairesinin duvarını delerek içeri girdi ve 3 binden fazla kiralık kasayı açarak milyonlarca euroluk ganimetle kaçtı. Olay, Almanya’da son yılların en dikkat çekici banka soygunlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Güvenlik Önlemleri Tartışma Konusu
Davacı avukatı Kuhlmann, Sparkasse yönetimini ciddi ihmallerle suçluyor. Bağımsız bir bilirkişi raporuna dayanan avukat, banka yönetiminin sektör standartlarına göre kasa dairesinin duvarlarını ve tavanlarını elektronik sistemlerle izlemesi, güvenlik kameralarıyla kasa bölümünü ve otoparkı denetlemesi gerektiğini savunuyor.
Ayrıca Noel tatili öncesinde yangın kapılarının manipülasyona karşı kontrol edilmediğini öne sürüyor. Kuhlmann, “Kasa dairesi uygun şekilde korunmuş olsaydı, soyguncuların kullandığı yöntemlerin her biri alarm vermeliydi.” dedi. Avukat ayrıca kasa bölümünde düzenli güvenlik devriyelerinin yapılmadığını da iddia ediyor.
Sparkasse Suçlamaları Reddediyor
Sparkasse Gelsenkirchen ise tüm suçlamaları reddediyor. Banka yönetimi yaptığı açıklamada, “Kasa dairesinin kabul görmüş teknik güvenlik standartlarına uygun şekilde korunduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Mahkeme sürecinde, bankanın gerçekten yürürlükteki güvenlik standartlarına uyup uymadığı belirlenmeye çalışılacak.
İlk Duruşmada Uzlaşma Aranacak
Essen Eyalet Mahkemesi’ndeki dava bir tazminat davası niteliği taşıyor. Bugünkü ilk duruşma uzlaşma görüşmesi olarak gerçekleştirilecek. Hakim, tarafların mahkeme dışında anlaşma ihtimalini değerlendirecek. Ancak söz konusu zarar miktarlarının büyüklüğü nedeniyle uzlaşmanın zor olduğu belirtiliyor. Mahkemenin davayı doğrudan reddetmesi ya da kabul etmesi mümkün olsa da, güvenlik önlemlerinin yeterli olup olmadığını incelemek üzere yeni bir bilirkişi raporu talep etmesi de ihtimaller arasında bulunuyor.
50 Binden Fazla Eşyanın Akıbeti Belirsiz
Soyguncuların kasa dairesinde yaklaşık 50 bin değerli eşyayı geride bıraktığı belirtiliyor. Sparkasse şu ana kadar yalnızca yaklaşık 100 eşyayı sahiplerine teslim edebildi. Mahkeme, davacıların kayıp bildirdiği bazı eşyaların bu grupta bulunup bulunmadığını da değerlendirecek.
Mağdurların Öfkesi Sürüyor
Bugün görülecek ikinci dava ise kasasında 391 bin euro bulunduğunu belirten emekli bir kadına ait. Avukat Daniel Kuhlmann, davaların tek tek görülmesi yerine bir tür emsal dava oluşturulmasını talep ediyor. Böylece binlerce mağdurun ayrı ayrı dava açmasına gerek kalmayacak. Mağdurlardan Joachim Alfred Wagner ise dava öncesinde duygularını şu sözlerle özetledi: “Yaşadıklarım nedeniyle hâlâ öfke ile üzüntü arasında gidip geliyorum.”