Fransa Artık Almanya’ya Güvenmiyor

Fransa Artık Almanya’ya Güvenmiyor

Almanya’nın savunma alanındaki yeni hamleleri ve ortak Avrupa projelerinden geri çekilmesi, Fransa’da ciddi rahatsızlık oluşturdu. Paris yönetimi, Berlin’in Avrupa’da liderlik iddiasını ortaklarıyla paylaşmak yerine tek taraflı hareket etmeye başladığını düşünüyor.

Avrupa Birliği’nin iki lokomotif ülkesi olarak görülen Fransa ile Almanya arasındaki ilişkilerde son dönemde dikkat çekici bir gerginlik yaşanıyor. Özellikle Almanya’nın savunma politikalarında attığı yeni adımlar, Paris’te Berlin’e yönelik güven krizini derinleştiriyor.

Fransız siyaset çevrelerinde ve güvenlik bürokrasisinde, Almanya’nın Avrupa savunmasının geleceğini ortaklarıyla birlikte şekillendirmek yerine tek başına belirlemeye çalıştığı yönündeki görüş giderek güçleniyor.

Ortak Savaş Uçağı Projesinin Sonu Bardağı Taşırdı

Gerginliğin merkezinde, Fransa, Almanya ve İspanya tarafından yürütülen yeni nesil savaş uçağı projesi FCAS bulunuyor.

Berlin’in projeden fiilen çekilerek sekiz Alman savunma şirketinin tamamen ulusal bir savaş uçağı geliştirme girişimini desteklemesi, Paris’te büyük tepkiyle karşılandı.

Fransız çevreler, yıllardır Avrupa savunma sanayisinin sembol projelerinden biri olarak görülen FCAS’ın sona erdirilmesinin ortak bir açıklamayla duyurulmamasını da diplomatik bir nezaketsizlik olarak değerlendiriyor.

Almanya’nın Avrupa’daki Güç Artışı Endişe Uyandırıyor

Fransa’da uzun yıllardır gündemden düşen “Almanya’nın Avrupa’da aşırı güç kazanması” tartışmaları yeniden canlanmış durumda.

Berlin’in savunma harcamalarını hızla artırması ve Bundeswehr’i Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusuna dönüştürme hedefi, Fransız güvenlik uzmanları tarafından dikkatle takip ediliyor.

Paris’teki bazı çevreler, Almanya’nın Avrupa liderliği söylemini sürdürürken karar alma süreçlerinde ortaklarına yeterince yer vermediğini savunuyor.

Alman Askerî Stratejisinde Fransa’nın Adı Geçmiyor

Fransız Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fabien Mandon’un kısa süre önce Senato’da yaptığı açıklamalar da dikkat çekti.

Mandon, Almanya’nın açıkladığı yeni askerî strateji belgesinde Fransa’ya herhangi bir atıfta bulunulmamasını “endişe verici” olarak nitelendirdi.

Belgede Avrupa için sorumluluk vurgusu yapılmasına rağmen Fransa’nın ve hatta Almanya’nın son yıllarda en yakın güvenlik ortaklarından biri hâline gelen Polonya’nın dahi anılmaması Paris’te soru işaretleri oluşturdu.

Uzay Projelerinde De Ayrışma Yaşanıyor

İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları yalnızca savunma sanayisiyle sınırlı değil.

Almanya’nın kendi askerî iletişim uydu ağını kurma planı da Fransa’da rahatsızlık yaratıyor. Berlin’in Airbus, Rheinmetall ve OHB gibi Alman şirketleriyle yürütmek istediği projede diğer Avrupa ülkelerine yer verilmemesi eleştiri konusu oldu.

Fransa ise Avrupa’nın ortak uydu sistemi olarak planlanan IRIS² projesine büyük önem veriyor. Paris’teki bazı uzmanlar, Almanya’nın zamanla bu Avrupa projesinden uzaklaşabileceğinden endişe ediyor.

Fransa’nın Kendi Kaygıları Da Var

Öte yandan uzmanlara göre Paris’teki rahatsızlığın tek nedeni Almanya’nın güçlenmesi değil.

Fransa’nın yüksek kamu borcu, bütçe sorunları ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle savunma harcamalarında Almanya kadar hızlı hareket edememesi de bu kaygıları artırıyor.

Fransız Genelkurmay Başkanı Mandon, Almanya’nın önümüzdeki yıllarda konvansiyonel savunma alanında Fransa’dan üç kat daha fazla yatırım yapabileceğine dikkat çekerek ülkesinin askerî kapasite bakımından geride kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Avrupa’nın Geleceği İçin Kritik Sınav

Uzmanlara göre Almanya ile Fransa arasındaki mevcut görüş ayrılıkları, Avrupa Birliği’nin savunma ve güvenlik politikalarının geleceğini doğrudan etkileyebilir.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yıllardır savunduğu Avrupa savunma entegrasyonu fikrinin darbe aldığı değerlendirilirken, Paris yönetimi Berlin’den ikili iş birliğinin geleceğine ilişkin daha somut mesajlar bekliyor.

Fransa Ulusal Günü kutlamalarında Alman savaş uçaklarının Paris semalarında uçacak olması iki ülke arasındaki dostluğun sembolü olarak görülse de, Fransız kamuoyunda giderek güçlenen soru şu: Avrupa’nın geleceği ortaklıkla mı şekillenecek, yoksa Almanya kendi yolunu mu çizecek?