Batı Trakya Müftüsü Camia’ya Konuştu: Dinimizi Özgürce Yaşamak İstiyoruz!

Batı Trakya Müftüsü Camia’ya Konuştu: Dinimizi Özgürce Yaşamak İstiyoruz!

Uluslararası Müslüman cemaatler konferansına katılan Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Batı Trakya Türklerinin dini özerklik mücadelesini anlattı. Şerif, Yunanistan’ın Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan hakları kısıtladığını belirterek, “Tek isteğimiz kendi müftümüzü kendimizin seçmesi ve dini kurumlarımızı özgürce yönetebilmemizdir” dedi.

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) ve uluslararası insani yardım kuruluşu Hasene tarafından düzenlenen, Doğu Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya’daki Müslüman dini cemaatler ile çatı kuruluşlarını bir araya getiren uluslararası konferansa katılan Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Batı Trakya Türk azınlığının karşı karşıya bulunduğu sorunları değerlendirdi.

Konferansa katılma gerekçelerini anlatan Şerif, Müslüman toplulukların bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek, “Bu tür buluşmalar İslam dünyasında sahip çıkılma ve dayanışma duygularını güçlendiriyor. Bu nedenle daveti memnuniyetle kabul ettik. Konferansın hayırlı sonuçlar doğuracağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Batı Trakya’nın Durumu Avrupa’daki Diğer Müslüman Topluluklardan Farklı

Batı Trakya Türklerinin durumunun Avrupa’daki diğer Müslüman topluluklardan farklı olduğunu vurgulayan Şerif, bölgedeki Müslüman Türk azınlığın statüsünün 1923 Lozan Antlaşması ile şekillendiğini hatırlattı.

Şerif, “Biz ne Avrupa’ya çalışmak için gelen işçi kardeşlerimize ne de başka bölgelerden gelen Müslüman topluluklara benziyoruz. Batı Trakya Türkleri, Lozan Antlaşması ile dini ve kültürel hakları güvence altına alınmış bir topluluktur.” dedi.

@camiahaber

Müftü Seçme Hakkı Tartışması Devam Ediyor

Yunanistan’da en önemli sorunlardan birinin müftülerin seçim yöntemi olduğunu belirten Şerif, geçmişte Müslüman toplumun kendi dini liderlerini seçebildiğini ancak bu uygulamanın zamanla ortadan kaldırıldığını söyledi.

Şerif, özellikle 1985 sonrasında Yunanistan’ın müftülük kurumunun yetkilerini daralttığını ve müftüleri atama yoluna gittiğini ifade ederek, “Bizim talebimiz çok açık. Nasıl devlet patrik seçimlerine müdahale etmiyorsa, Müslümanların da kendi müftülerini seçmesine izin vermelidir.” diye konuştu.

Mahkemeler ve AİHM Süreci

Batı Trakya Müslümanlarının seçtiği müftü olarak uzun yıllardır görev yaptığını belirten Şerif, bu nedenle çok sayıda davayla karşı karşıya kaldığını anlattı.

“36 yılı aşkın süredir bu görevin başındayım. Hakkımda onlarca dava açıldı. Müftü olmadığım halde müftü olduğumu iddia ettiğim gerekçesiyle yargılandım. Cübbe ve sarık kullanmam dahi suçlama konusu yapıldı.” diyen Şerif, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kendisini haklı bulduğunu ve Yunanistan’ın tazminat ödemeye mahkûm edildiğini hatırlattı.

Ancak Şerif, mahkeme kararlarına rağmen Batı Trakya’daki müftülük meselesinin çözüme kavuşmadığını ve devletin atadığı müftüler üzerinden baskının sürdüğünü söyledi.

@camiahaber

Dini Kimliğin Korunması İçin Eğitim Faaliyetleri

Batı Trakya Türk toplumunun dini ve kültürel kimliğini korumak için yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirten Şerif, bölgede çok sayıda kadın vaizenin görev yaptığını ifade etti.

Türkiye’deki ilahiyat fakültelerinden mezun yaklaşık 30 kadın vaizenin faaliyet gösterdiğini söyleyen Şerif, kadınlara yönelik yaklaşık 50 kursun düzenli olarak devam ettiğini kaydetti.

Ayrıca çocukların okul sonrası camilerde Kur’an kurslarına katıldığını belirten Şerif, “Çocuklarımızın dini bilgileri oldukça sağlam. Türkiye’deki ilahiyat fakültelerinde okuyan öğrencilerimiz arasında derece yapanlar bulunuyor. Gençlerimizin dini eğitim seviyesinden memnunuz.” dedi.

Uluslararası Anlaşmalardan Doğan Haklar Talep Ediliyor

Batı Trakya Türklerinin yeni haklar istemediğini vurgulayan Şerif, taleplerinin yalnızca uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan mevcut hakların uygulanması olduğunu söyledi.

“Kendi müftümüzü seçmek, dini kurumlarımızı yönetmek ve dini hayatımızı özgürce yaşamak istiyoruz. Bunun dışında herhangi bir talebimiz yok.” diyen Şerif, Batı Trakya Müslümanlarının hukuki ve demokratik yollarla hak mücadelesini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.