Avusturya’da Başörtüsü Yasağı Tartışması Büyüyor
IGGÖ Başkanı Ümit Vural @camiahaber
Avusturya’da 14 yaş altı kız öğrenciler için getirilecek olan başörtüsü yasağı yargıya taşındı. Yaşları 9 ile 12 arasında değişen beş Müslüman kız çocuğu, düzenlemenin din özgürlüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvururdu.
- AVUSTURYATOPLUM
- 18 Haziran 2026
Avusturya’da 1 Eylül 2026’dan itibaren okullarda 14 yaş altındaki kız öğrenciler için uygulanacak başörtüsü yasağına yönelik tartışmalar giderek büyürken, konu yeni bir boyut kazandı. Yaşları 9 ile 12 arasında değişen beş Müslüman kız çocuğu, temel haklarının ihlal edildiğini öne sürerek Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Kız öğrenciler, yasa yürürlüğe girdikten sonra da sınıflarda başörtüsü takabilmek istiyor.
Müslüman kızların bu girişimine Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) de destek veriyor. Kurum, daha önce “DIAF’26” adlı diyalog forumunda başörtüsü yasağına karşı kapsamlı bir değerlendirme yayımlamış ve düzenlemenin Müslüman öğrencilerin din özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini savunmuştu.
IGGÖ tarafından yayımlanan açıklamada, “Hiçbir kız çocuğu okulda baskı altında bırakılmamalıdır; ne başörtüsü takmaya zorlanmalı ne de çıkarmaya mecbur edilmelidir.” ifadelerine yer verildi.
“Devlet Tarafsızlığına Aykırı”
Kuruluş, hazırlattığı hukuki görüşe dayanarak söz konusu düzenlemenin belirli bir dini topluluğu hedef aldığını ve bu nedenle devletin tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu vurguluyor. Kurum açıklamasında, “Müslüman kadınlar siyasi tartışmaların nesnesi değildir. Onlar kendi inançlarını özgür iradeleriyle yaşayan bireylerdir.” denildi.
Bakan Bauer’den Sert Tepki
Avusturya Entegrasyon Bakanı Claudia Bauer’in açıklamaları ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Bauer, sekiz yaşındaki kız çocuklarının başörtüsü takmaması gerektiğini savunurken, başörtüsünü “baskı ve kontrolün sembolü” olarak nitelendirdi. Çocukların küçük yaşlarda örtünmeye yönlendirilmesinin gelişimlerini olumsuz etkilediğini savundu. Ancak özellikle başörtüsünü kendi inançlarının bir parçası olarak gören Müslüman aileler ve kurumlar, devletin bir dini pratiği, kategorik olarak “baskı aracı” şeklinde tanımlamasının tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu savunuyor.(bb)