Almanya’da Akaryakıt 2,5 Euro’ya Dayandı

Almanya’da Akaryakıt 2,5 Euro’ya Dayandı

Almanya’da benzin ve dizel fiyatları tarihi seviyelere ulaşırken, yüksek akaryakıt maliyeti vatandaşın bütçesini zorluyor. Benzinin litresi 2,29 Euroya, dizel ise 2,41 Euro’ya kadar çıktı. Rekor fiyatlar Berlin’de yeni destek tartışmasını başlatırken, SPD fiyat tavanı ve aşırı kâr vergisi istiyor.

Almanya’da yeni bir akaryakıt fiyat rekoru kırıldı. Sürücüler için arabaya yakıt almak artık lüks oldu. Benzin ve dizelin litre fiyatları 2.5 Euroya dayandı. Benzinin litresi 2,29 Euro’ya, dizel ise 2,41 Euro’ya kadar çıktı.

Rekor seviyedeki fiyatlar, özellikle işe gitmek için otomobil kullanmak zorunda olan çalışanları ve toplu taşıma imkânlarının sınırlı olduğu kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşları doğrudan etkiliyor.

Ancak akaryakıt fiyatlarındaki artış yalnızca sürücülerin bütçesini ilgilendiren bir sorun değil. Taşımacılık, lojistik ve üretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturan akaryakıt giderlerindeki yükselişin, önümüzdeki dönemde mal ve hizmet fiyatlarına da yansıması bekleniyor.

Akaryakıt Fiyatları Siyasi Tartışmaya Dönüştü

Rekor fiyatlar Almanya’da ekonomik olduğu kadar siyasi bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Hükümet üzerinde vatandaşların artan akaryakıt maliyetlerini hafifletmesi yönündeki baskı giderek artarken, koalisyon ortakları çözüm konusunda farklı öneriler ortaya koyuyor.

Hükümet ortaklarından SPD, benzin ve dizel için fiyat tavanı uygulanmasını ve petrol şirketlerinin kriz dönemlerinde elde ettiği olağanüstü kazançların vergilendirilmesini istiyor. CSU Genel Başkanı Markus Söder de hükümetten vatandaşların üzerindeki yükü azaltacak adımlar atılmasını talep ediyor.

SPD’den Akaryakıta Fiyat Tavanı Önerisi

SPD, yüksek akaryakıt fiyatlarının sınırlandırılması amacıyla benzin ve dizel için azami satış fiyatı belirlenmesini öneriyor.

Belçika modelinden hareket eden öneriye göre uluslararası petrol fiyatları ile rafineri, taşıma ve dağıtım maliyetleri dikkate alınarak şeffaf bir hesaplama yapılacak. Belirlenen azami fiyatın üzerinde satış yapılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

SPD ayrıca petrol şirketlerinin yüksek fiyat dönemlerinde elde ettiği olağanüstü kârların vergilendirilmesini savunuyor. Partiye göre tüketicilerin karşı karşıya kaldığı yüksek fiyatlarla enerji şirketlerinin artan kazançları arasında daha yakından incelenmesi gereken bir ilişki bulunuyor.

Ekonomi Bakanı Reiche’den Genel İndirim Yerine Hedefli Destek

Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche (CDU) ise genel bir akaryakıt indirimi uygulanmasına sıcak bakmıyor.

Reiche, bunun yerine yüksek akaryakıt maliyetlerinden en fazla etkilenen vatandaşlara doğrudan maddi destek verilmesini öneriyor. Böylece devlet kaynaklarının bütün sürücülere dağıtılması yerine düşük gelirli ve otomobile bağımlı vatandaşlara yönlendirilmesi amaçlanıyor.

Ancak doğrudan ödeme sisteminin kısa sürede uygulanması konusunda bazı teknik sorunlar bulunuyor. Devletin vatandaşlara ödeme yapabilmesi için gerekli banka bilgilerinin önemli bir bölümünün mevcut kamu sistemlerinde bulunmaması, uygulamanın önündeki engellerden biri olarak gösteriliyor.

Ekonomistler Yeni “Akaryakıt İndirimi” İstemiyor

Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, Almanya’da daha önce uygulanan akaryakıt indirimi (Tankrabatt) olarak bilinen geçici akaryakıt vergisi indiriminin yeniden gündeme gelmesine de yol açtı.

Ancak Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) ekonomistleri, bütün sürücülere yönelik kapsamlı bir indirimin doğru çözüm olmadığı görüşünde.

Uzmanlara göre genel bir indirim, devlet bütçesine milyarlarca avroluk yük getirirken desteğe en fazla ihtiyaç duyan kesimlere yeterli faydayı sağlamayabilir. Bu nedenle kamu desteğinin düşük gelirli haneler, uzun mesafeli çalışanlar ve ulaşım açısından otomobile bağımlı vatandaşlarla sınırlandırılması öneriliyor.

Önceki Akaryakıt İndiriminin Maliyeti 1,6 Milyar Euro

Almanya daha önce yükselen enerji fiyatlarının vatandaşlar üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla akaryakıt vergilerinde geçici indirime gitmişti.

Söz konusu uygulamanın federal bütçeye maliyetinin yaklaşık 1,6 milyar Euro olduğu belirtiliyor.

Yeni bir genel akaryakıt indiriminin uygulanması hâlinde kamu bütçesi üzerindeki baskının yeniden artmasından endişe ediliyor. Bu nedenle Berlin’deki tartışmanın odağında artık yalnızca “Akaryakıt fiyatları nasıl düşürülecek?” sorusu değil, “Devlet desteği kimlere ve hangi yöntemle verilecek?” sorusu da bulunuyor.

Akaryakıt fiyatlarının seyri, önümüzdeki dönemde Almanya’da hem hane bütçelerinin hem de hükümetin ekonomi politikasının en önemli gündem maddelerinden biri olmaya aday.