Fransa’da Başörtüsü Yasakları Müslüman Kadınların İş Bulmasını Zorlaştırıyor
@shutterstock
Fransa’da eğitim, spor ve çalışma hayatındaki başörtüsü kısıtlamaları, Müslüman kadınların eğitim ve meslek seçimlerini etkilerken iş bulmalarını da zorlaştırıyor.
- FRANSAGündem
- 9 Ekim 2026
- 8
Birçok alanda başörtüsü yasaklarının uygulandığı Fransa’da başörtülü Müslüman kadınların eğitim ve istihdam imkanları kısıtlanıyor. Fransa’da 15 Mart 2004 tarihli kanunla başörtüsü yasağı, ilkokul ve ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler için uygulanmaya başlandı. Ardından peçe, kamusal alanda 2010’da tamamen yasaklandı, uymayanlara 150 euro para cezası getirildi.
Fransa’da 2012’de okul gezilerine refakat eden annelere de başörtüsü yasağı getiren genelge yürürlüğe girdi. Tartışılan genelge, 2013’te Danıştayın başörtülü anneler lehine karar vermesiyle yürürlükten kaldırıldı. 2024’te olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapan Fransa, kendi sporcu delegasyonuna başörtüsü yasağı uyguladı.
Fransa’da Başörtülü Kadınların Kamusal Alandaki Kısıtlamaları Sürüyor
Kamu hastaneleri dahil, kamu çalışanlarının başörtüsü takmasına izin verilmeyen Fransa’da avukatlar da duruşmalara başörtüsüyle katılamıyor. Başörtülü öğrenciler devlet üniversitelerinde eğitim alırken ve bu konuda bir yasağa maruz kalmazken özel sektörde başörtüsü yasağı uygulayıp uygulamamak, her firmanın kendi inisiyatifiyle aldığı kurallara bağlı.
Ülkedeki kamu havuzlarında “burkini” adı verilen tesettür mayosuna izin verilmezken son yıllarda bazı şehirlerin plajlarında burkini giyilmesine yerel makamların kararıyla yasak getirildi.
Mandelieu-la-Napoule kentinde bu yıl, Carry-le-Rouet kentinde 2025’te, Nice kentinde ise 2016’da plajlarda tesettürlü mayo giyme yasağı farklı yargı kararlarıyla kaldırıldı.
Retailleau’nun Başörtüsü Açıklaması Tepki Çekti
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dönemindeki farklı hükümetler, Müslümanların sosyal ve eğitim hayatını etkileyen adımlar attı. Fransız hükümeti, 2023’te ise abaya ve entari tarzı uzun elbiselerin “laikliğe aykırı” olduğu gerekçesiyle yükseköğretim dışındaki tüm okullarda giyilmesini yasakladı.
Dönemin İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, 26 Mart 2025’te Paris’teki miting sırasında “Yaşasın spor ve dolayısıyla kahrolsun başörtüsü.” ifadesini kullandı. Retailleau’nun bu cümlesi, muhalefetin tepkisine neden oldu.
Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi yetkilileri, Fransa’da 2027 cumhurbaşkanı seçimlerini kazanmaları halinde kamusal alanda başörtüsü yasağı getireceklerini açıkladı.
Başörtülü Öğrenciye Vizesi Verilmedi
Son olarak Galatasaray Üniversitesinde eğitim gören bir öğrenci, Erasmus programı kapsamında eğitim görmeye hak kazandığı Fransa’daki Sorbonne Üniversitesine ilişkin öğrenci vizesi başvurusunda başörtülü biyometrik fotoğrafının kabul edilmediğini, kendisinden başını açmasının istendiğini ve üç ayrı başvurusunun da sonuçsuz kaldığını belirtti.
Başörtülü kadınların eğitim, spor ve memuriyet dahil birçok alandan dışlandığı Fransa’da başörtüsüne yönelik yasaklar, Müslüman kadınların eğitim ve kariyer seçimlerini şekillendiriyor.
“Okulda Dini Simgeleri Yasaklayan 2004 Yasasının Bunda Büyük Payı Var”
Strazburg Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora öğrencisi İman El Feki, aşırı sağcıların başörtüsünü kamusal alanda yasaklama teklifinin şaşırtıcı olmadığını belirterek, “RN partisinin uzun zamandır bu teklifi var.” dedi.
El Feki, “Bu, uzun süren münazaralar, polemikler ve dolayısıyla aynı zamanda kanuni yasaklar dizisinin bir parçası. Biliyoruz ki okulda dini simgeleri yasaklayan 2004 yasasının bunda büyük payı var.” ifadelerini kullandı.
Bu yasağın kamudaki meslekler başta olmak üzere iş dünyasına yayıldığına dikkati çeken El Feki, “Burada yine, son derece Fransız usulü bir tarafsızlık söz konusu.” dedi.
Okul gezilerinde refakatçi olan başörtülü annelerin hedef alındığına işaret eden El Feki, Fransa’daki başörtüsü yasağının özel sektöre de yayıldığını, bugün firmaların iç tüzüklerine başörtüsü yasağını ekleyebildiklerini belirtti.
“Başörtüsü İle İş Bulamıyorlar”
El Feki, “2004’te bu ilk yasanın, daha sonra Müslüman kadınlar için birçok alanda başörtüsü kısıtlamalarına yol açtığını görüyoruz. Bu da bugün başörtüsü takan kadınların hayatını zorlaştırıyor çünkü başörtüsü ile iş bulamıyorlar.” şeklinde konuştu.
Genç Müslüman kadınların eğitim tercihlerini giderek başörtüsünü göz önünde bulundurarak yaptıklarını anlatan El Feki, spor müsabakalarında başörtüsüne izin verilmediğini, aynı şekilde başörtülü kadınların havuzlara da giremediklerini belirtti.
El Feki, 2004’ten bu yana Müslüman kadınların bedeni üzerindeki kontrolün birçok alana yayıldığını dile getirerek, Fransa’da başörtüsünü seçen Müslüman kadınların daha en başından itibaren mesleki ve hatta eğitim olanaklarının kısıtlı olduğunu söyledi.
Bazı kadınların ileride serbest mesleklerde çalışırken başörtülerini takabilme şanslarının daha fazla olması için eğitim süresi boyunca başörtülerini çıkarmak zorunda kalabildiklerine dikkati çeken El Feki, söz konusu kadınların “sancılı seçim” süreçlerinden geçtiklerini vurguladı.
“Başörtüsü takan Müslüman kadınların tamamının başka alternatifler bulma imkanı yok ve maalesef bazen çalışmak için başörtüsünü çıkarmak zorunda kalıyorlar ve akşam işten çıkarken yeniden takıyorlar.” diyen El Feki, bazen insanların maddi durumları nedeniyle bunu yapmak zorunda kaldıklarına işaret etti.
“Kadınlara Yönelik İslamofobik Ayrımcılıklar, Fransa’da Onlarca Yıldır Organize Ediliyor”
Bir yandan birçok başörtülü kadının serbest mesleklere, girişimciliğe ve başörtüsü takmalarını kolaylaştıran mesleklere yöneldiklerini anlatan El Feki, bazı Müslüman kadınların ise sevdikleri mesleği yapmak için yurt dışına taşınmayı seçtiklerini söyledi.
El Feki, başörtülü kadınların lojistik ve temizlik gibi farklı işlerde çalışabildiklerini belirterek, “Hangi sektörde olursa olsun İslamofobik şiddetin kadınlar için zor olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Fransa’da Müslüman kadınların halihazırda hayatın neredeyse her alanında kısıtlamalara maruz kaldıklarını dile getiren El Feki, “Özellikle kadınlara yönelik İslamofobik ayrımcılıklar, Fransa’da onlarca yıldır organize ediliyor, yasal hale getiriliyor ve yalnızca RN partisi ile gelecekteki bir riskten ibaret değil.” dedi. (aa,c)






