65 Yıl ve Dönüşü Olmayan Yol!

65 Yıl ve Dönüşü Olmayan Yol!

Almanya’ya bir ev, traktör veya kamyon hayaliyle gelen binlerce Türkü temsilen dört ağabeyimizle görüştük. Ağır şartlarda çalışıp çocukları ve torunlarıyla Almanya’da kalarak dönme umutlarını sadece izin günlerine sığdırdılar. İskender Güngör Köln’de yaşayan 4 “Kölünlü” Türk’ün kısa hikayesini yazdı.

Almanya ile Türkiye arasındaki İş Gücü Anlaşması’nın 65. yılında, o tahta bavullu trenlerin çığlığı hâlâ gurbetin kalbinde yankılanıyor. Yola çıkan binlerce candan dördüydü onlar. Hepsinin niyetinde aynı şey vardı: Birkaç yıl kalıp bir ev, bir traktör ya da bir kamyon alacak, memlekete geri döneceklerdi.

Şeref Kabataş @camiahaber

Yozgat Çayıralan’ın Aletepe köyünden Şeref Kabataş, 1968’de trenle geldi Almanya’ya; yani gurbete. Geri döndü ama 1971’de Stadtallendorf’taki dökümhaneden gelen özel davetle tekrar yollara düştü. Su testisine, yatağına kadar her şeyi hazır edilen Heim’da başladı hikâyesi. Dökümhanelerin ağır iş yükünden kurtulmak için önce Rüsselsheim’a, sonra da Köln’e geçmek zorunda kaldı. “Bir yıl durur, çalışır kazanırım, sonra da geri giderim” diye düşünüyordu. Sonra 5 çocuk ve daha sonra da 8 torun sahibi oldu. Taa ki 2003’te Deutz’dan emekli olana kadar. Ama  yine de dönemedi. Bugün onu, 1974’ten beri komşusu ve dostu olan Mustafa Arşın’ın cenazesinde gurbetin burukluğunu derinden yaşarken Köln’de bulduk ve Köln’de de kalacak.

Hakkı Ercan @camiahaber

Zonguldak’tan Essen’e 1970’te madenci olarak gelen Hakkı Ercan, Almanya yoluna, orman işinden anladığı için bir kamyon alma sevdasıyla çıkmıştı. Zonguldaklı olması sebebiyle Essen’de bir madende çalışmaya başladı. Bir kaza sonucu ayağı kırılınca maden işinden ayrıldı. Önce yakınlardaki Gelsenkirchen’e, ardından da Köln’e geldi. Aradan geçen bu uzun yıllara rağmen ne bir kamyon alabildi, ne de, geri döneceğim diye geldiği yeri  dönebildi. Şimdi 8 çocuk ve 7 torunu Almanya’da kök salınca, artık buraya bağlanmak zorunda kaldı. Nereye dönsün ki?

Muzaffer Yücetürk @camiahaber

Muzaffer Yücetürk Almanya’ya 1972’de Almanya’ya geldi. Ama sonra askerlik çağında olduğu için tam da Kıbrıs harakâtı döneminde vatanî göreve gitti. Lakin, 1976 yılında Almanya’ya tekrar geldi. Önce bir fırında fırında çalışmaya başladı. Sonra da Ford fabrikasında. Bir süre sonra da Köln’de yayımlanab bir gazetenin matbaaşında ter döktü. O da, bir ev ve bir traktör alıp dönecekti. 3 çocuk, derken arkasından 4 torun sahibi oldu. Birkaç yıllığına geldiği Almanya’da artık geri dönüş diye bir şey düşünemiyor. O yüzden dönüş, sadece izin dönemlerine sığıyor. 1 ay veya biledin birkaç sonra tekrar Almanya.

Niyazi Kul @camiahaber

Niyazi Kul ise Trabzon Çaykara’dan kalktı çıktı yola. 1968’de imtihanlara girip kazandı ve Almanya’ya geldi. Namaz kılma yeri olarak bir binanın bodrum katından başka bir yer yoktu. Bu yüzden Milli Görüş Fatih Camii açildığında fahri olarak canla başla çalıştı. Camide 7 yıl karşılıksız çay ocağı işletti. Çocukları 1980’de yanına geldi; 5 evladı ve 4 torunuyla burada yaşamaktan başka bor yolu olmadı. “Türkiye’de Alamancı, burada Ausländer’iz” diyen Niyazi Amca, çocukları ve torunları dönmeden nasıl döneceğini bilmiyor.

İşte böylece harcandı yıllar. Bavullar açıldı, hayaller torunların geleceğine dönüştü.