IGMG: “Federal Hükûmet’in Sığınma Reformu Ahlaki Açıdan Sorunlu”

IGMG: “Federal Hükûmet’in Sığınma Reformu Ahlaki Açıdan Sorunlu”

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete, Alman Federal Hükûmeti’nin sığınma politikasında katılımcı bir yaklaşım yerine izolasyoncu bir politika izlemeye devam ettiğini vurguladı.

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete, Alman Bakanlar Kurulu’nun AB sığınma reformunun uygulanmasına ilişkin yasa tasarısı hakkında açıklamalarda bulundu. Söz konusu yasa tasarısının AB kriterlerini ulusal hukuka aktarmayı hedeflediğini belirten Mete, Federal Hükûmet’in hazırladığı tasarının bu kriterlerin de ötesine geçtiğini söyledi. Mete, “Federal Hükûmet, sığınma politikasında katılımcı bir yaklaşım yerine izolasyoncu bir politika izlemeye devam ediyor. İslam Toplumu Millî Görüş olarak insanlık, ahlak ve sorumluluk ilkelerine riayet edilmesi çağrısında bulunuyoruz.” dedi.

“Koruma Değil Caydırma Amaçlı Önlemler Alınıyor”

IGMG Genel Sekreteri, hazırlanan yasa tasarısının sığınma hakkını koruma yerine caydırma amacı taşıdığını vurguladı: “Federal Hükûmet, AB sığınma reformunu uygulamak için hazırladığı yasa tasarısıyla, koruma değil caydırma amaçlı önlemler almaya devam ediyor. Hâlbuki sığınma, yani insanların korunma hakkı söz konusu. Bu çok acımasız bir tutum.”

Mete, “ikincil göç merkezleri” olarak adlandırılan yerlerin pratikte sığınmacıların izolasyonu, hatta gözaltına alınması anlamına geldiğini kaydetti. Bu merkezlerde ailelerin de tutulduğunu ifade eden Mete, “Bu insan hakları açısından da İslami açıdan da kabul edilebilecek bir tutum değil. İnancımız bize zayıflara yardım etmemizi ve her insanın onuruna saygı duymamızı öğütler. Güvenli bir liman arayan insanları çitlerin arkasına hapsedenler bu ilkeyi ihlal ediyorlar.” dedi.

“Çocukların Tutulması Kabul Edilemez”

Açıklamasında özellikle çocuklara dikkat çeken Mete, “Çocuk hakları tartışmaya açık değildir. Reşit olmayanların hapsedilmesi BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ile de inancımızın ahlaki temel prensipleri ile de bağdaşmaz. Korunmaya muhtaç insanlar umutsuzluk ve travmalarını artıran kısıtlamalara değil; güvenlik, eğitim ve özgürlük alanlarına ihtiyaç duyarlar.” diye konuştu.

Mete, mültecilerin iş gücü piyasasına erişiminin kolaylaştırılmasının olumlu olduğunu da kaydederek, “Ancak bu adım, yeni kamplar meydana getiren sert bir politikanın gölgesinde kalıyor. Güvenlik, özgürlüğün kısıtlanmasıyla değil, gerçek katılımla sağlanır.” ifadelerini kullandı.

“Almanya İnsancıl Bir Tutum Sergilemeli”

Mete, Federal Hükûmet’e bu politikadan vazgeçme çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı: “Almanya, AB iltica reformunun uygulanmasında izolasyoncu tutumuyla değil, insancıl tutumuyla örnek olmalıdır. Koruma arayanları sorun olarak gören bir politika, temel değerlerimizle bağdaşmaz. Bu, ahlaki değerlerimizle taban tabana zıttır.”(bb)