Bu Sene Aile Birleşiminde Almanya’ya En Çok Türkler Geldi
@Shutterstock
2025 yılında Almanya’ya aile birleşimi kapsamında en çok Türklere vize verildi. Resmi verilere göre yılın ilk 11 ayında toplam 101.756 aile birleşimi vizesi verilirken, bu vizelerin başında yaklaşık 15 bin ile Türkiye geliyor. Aile birleşimi düzenlemelerinde uygulanan bazı sıkılaştırmalara rağmen süreç devam ediyor.
- ALMANYATOPLUM
- 23 Aralık 2025
2025 yılı boyunca Almanya tarafından 101.756 aile birleşimi vizesi onaylandı. Bu rakam, hükümetin göç politikalarında son dönemde yaptığı sertleştirmelere rağmen elde edildi. Açıklanan verilere göre en fazla vize Türkiye vatandaşlarına verildi: yaklaşık 14.907 kişi, ikinci sırada ise 13.148 kişi ile Suriye yer aldı.
Diğer Önde Gelen Ülkeler
Türkiye ve Suriye’nin ardından Hindistan (yaklaşık 9.286), Kosova (7.143) ve Arnavutluk (4.426) vatandaşları, Almanya’da aile birleşimi kapsamında en çok vize alan ülkeler arasında yer aldı. Bu tablo, Almanya’nın aile birleşimi politikalarının hâlâ geniş bir coğrafyadan başvurular aldığını gösteriyor.
Aile Birleşimi Türlerine Göre Dağılım
Verilere göre aile birleşimi vizelerinin büyük bir kısmı eşlerin bir araya gelmesi için verildi. Yaklaşık 44.400 vize, Almanya’da yaşayan yabancı uyruklu kişilerin eşlerine verilirken, 37.227 çocuk ebeveynlerinin yanına geldi. Yaklaşık 3.500 vize ise ebeveynlerin çocuklarına katılması için tahsis edildi.
Düzenlemelerdeki Sıkılaştırma ve Etkileri
2025’in ortalarında federal hükümet tarafından yapılan düzenlemelerle, ikincil koruma statüsündeki kişiler için aile birleşimi geçici olarak askıya alındı. Bu kategori özellikle Suriye kökenli kişiler arasında yaygın. Askıya alma kararı, bu gruptan yalnızca “zorunlu hâllerde” aile bireylerinin Almanya’ya gelebilmesine izin veriyor.
Bu kararın ardından toplam aile birleşimi vizesi sayısında önceki yıllara göre bir düşüş gözlendi. 2023’te 130.000’in üzerinde olan vize sayısı, 2025’te 101.756’ya geriledi.
Tartışmalar Sürüyor
Almanya’da aile birleşimi politikaları tartışmaya açık bir konu olmaya devam ediyor. Göçmen hakları savunucuları, kısıtlamaların insanî yönünü vurgularken, hükümet temsilcileri entegrasyon kapasitelerini gerekçe gösteriyor. Özellikle Türkiye ve Suriye gibi ülkelerden gelen yoğun talepler, politik gündemde geniş yer buluyor.