Avrupa’da Müslüman Karşıtlığı Kurumsallaştı
@shutterstock
Avrupa’da Müslüman karşıtlığı bireysel nefret eylemlerini aşarak devlet politikaları, güvenlik uygulamaları, medya dili ve spor alanında kurumsal ve sistematik hale geldi.
- AVRUPAGündem
- 24 Aralık 2025
Avrupa’da ırksal, etnik ve dinsel ayrımcılık 2025 yılında, yalnızca münferit nefret eylemleriyle sınırlı kalmadı, devlet politikaları, güvenlik uygulamaları, medya dili, spor kurumları ve dijital platformlar üzerinden kurumsal ve sistematik bir nitelik kazandığı bir dönem olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar, ayrımcılığın birçok ülkede geçici kriz refleksi olmaktan çıkıp kalıcı bir yönetişim pratiğine dönüştüğü uyarısında bulunuyor. Avrupa’da 2025, ırkçı ve ayrımcı söylemlerin marjinal çevrelerden çıkarak ana akım siyasete yaklaştığı bir dönem olarak değerlendirildi.
Avrupa Genelinde Müslüman Karşıtlığı Artıyor
İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda ve İskandinav ülkelerinde Müslümanlar ve göçmen kökenli topluluklar ibadet alanlarına yönelik saldırılar, başörtüsü yasakları, kamu politikaları ve medya söylemleri üzerinden artan baskıyla karşı karşıya kaldı. İnsan hakları kuruluşları, bu sürecin Avrupa genelinde kurumsallaşan bir dışlama eğilimine işaret ettiğini belirtti.
İngiltere’de Londra, Birmingham ve Manchester’da camilere yönelik kundaklama girişimleri ve İslamofobik duvar yazıları nedeniyle soruşturmalar başlatıldı. Müslüman kuruluşlar, başörtülü kadınlara yönelik fiziki saldırıların arttığını bildirirken, bu durumun toplumda güvenlik endişelerini derinleştirdiğini ifade etti.
Almanya’da Cami Saldırıları Arttı
İsviçre’nin İtalyanca konuşulan güney bölgesinde yer alan Ticino’da, yüzü tamamen kapatan burkanın kamuya açık alanlarda giyilmesini yasaklayan yasa yürürlüğe girdi. Söz konusu yasaya uymayanların 100 ila 10 bin İsviçre frangı arasında para cezası ödemek zorunda kalacağı bildirildi.
Almanya’da farklı eyaletlerde camilerin taşlandığı, duvarlarına ırkçı ve İslam karşıtı ifadeler yazıldığı olaylar kayda geçti. Müslüman çatı kuruluşları, saldırıların göçmen karşıtı ve aşırı sağcı söylemlerle paralel biçimde arttığına dikkati çekti.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD), seçim kampanyası çerçevesinde göçmenler ve mültecilerin evlerine tek yön uçak bileti şeklinde el ilanları gönderdi.
Avrupa Ülkelerinde Nefret Suçları Arttı
İskandinav ülkelerinde Kur’an-ı Kerim yakma provokasyonları, dini özgürlükler ile ifade özgürlüğü arasındaki denge tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. İsveç ve Danimarka’daki eylemler, Müslüman topluluklar tarafından nefret suçu ve açık provokasyon olarak nitelendirildi.
Fransa’da başörtüsünün spor faaliyetlerinden eğitim alanına kadar geniş bir alanda yasaklanmasına yönelik girişimler, ayrımcılık tartışmalarının merkezinde yer aldı. Camiler ve İslami kuruluşlar üzerindeki idari ve mali denetimler, Müslüman kimliğin kamusal alandaki meşruiyetinin sorgulandığı eleştirilerini artırdı. (aa,c)