Bir Mesaj Kadar Yakın, Bir O Kadar Tehlikeli
@Shutterstock
Günümüzde yapay zekâ, hayatımızın hemen her alanında karşımıza çıkan bir kavram hâline geldi. Peki bu uygulamalar yeni bir bağımlılığın kapısını mı aralıyor? Uzmanlar, özellikle ergenler ve gençlerin bu tür uygulamalar karşısında ciddi risk altında olduğuna dikkat çekiyor.
- AİLE
- 6 Şubat 2026
Dijital çağın sunduğu yapay zekâ temelli “sevgili” uygulamaları, özellikle ergenler ve gençler için ciddi psikolojik ve sosyal riskler barındırıyor. Kimlik gelişiminin, aidiyet arayışının ve onay ihtiyacının yoğun yaşandığı bu yaş gruplarında, yapay zekâ ile kurulan sahte duygusal bağlar gerçek ilişkilerin yerini alabiliyor. Uzmanlar, bu uygulamaların gençleri sosyal hayattan koparabileceği, bağımlılığa sürükleyebileceği ve duygusal kırılganlıkları derinleştirebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle yalnızlık, depresyon ve sosyal izolasyon yaşayan gençlerin, “anlaşıldığını hissettiren” bu dijital varlıklara daha kolay bağlandığına dikkat çekiliyor.
İnsan Benzeri Avatarlar..
Kullanıcılar, duygusal bağ kurulması amacıyla modelleştirilen “yapay zekâ sevgili” uygulamalarında oluşturacakları avatarlarının saç ve göz rengini, boyunu, kilosunu, giyim tarzını ve hatta ses tonunu kişiselleştirebiliyor. Görsel özelliklerin yanı sıra avatarların ilgi alanları, hobileri, dünya görüşleri ve mizah anlayışı da belirlenebiliyor. Özellikle yurt dışında bu uygulamayı kullananlar, boşandıkları eşinin ya da ayrıldıkları sevgililerinin karakteristik özelliklerini avatara tanımlıyor.
Yapay zekâ, kullanıcıların duygu ve beklentilerini analiz ederek kişiye özel yanıtlar veriyor ve zamanla insan benzeri etkileşimler kurmaya çalışıyor.
Sesli görüşme, mesajlaşma ve görüntülü iletişim gibi özelliklerle birebir etkileşim imkânı sunan bu uygulamalar, kişiselleştirilen avatarlar aracılığıyla duygusal bağ kurmayı güçlendirmeyi amaçlıyor.
Soru Sorulmasına Gerek Kalmadan Mesajlar Atıyor
Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Danışma Kurulu Üyesi Dinçer Karaca, söz konusu uygulamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, yapay zekânın insanların duygu durumlarını analiz ettiğini ve kendini sürekli geliştirdiğini belirtti.
Kullanıcının kendinde bulunan bir fotoğrafı ya da bir ünlünün fotoğrafını uygulamaya yükleyerek ona benzer avatar oluşturabildiğini anlatan Karaca, uygulamaya kullanıcı tarafından bir soru sorulmasa dahi otomatik olarak iletişime geçebildiğini ifade etti.
Karaca, “Artık sizin soru sormanıza gerek kalmadan, ‘Canım sıkıldı.’, ‘Benimle ilgilenir misin?’ gibi mesajlar atıyor, gerçekten karşınızda bir insan varmışçasına sizden cevap bekliyor.” dedi.
Kadınlar Daha Çok Kullanıyor
İstatistiklere göre bu uygulamaları kullananların yüzde 60’ının kadın olduğunu belirten Karaca, uygulamanın sosyal tehditler barındırdığını vurguladı.
Bu duruma Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan ve otizm başlangıcı olan bir gencin “yapay zekâ sevgili” ile kurduğu bağ sonucu intihar etmesi olayını örnek gösteren Karaca, şöyle devam etti:
“Otizm başlangıcı olan genç bir kullanıcı duygusal bağ kuracağı bir avatar oluşturuyor. Zamanla sosyal hayattan kopmaya başlıyor, eve kapanıyor, derslerinden soğumaya başlıyor ve ailesiyle iletişimi azalıyor. Gününün büyük bölümünde, hayranı olduğu kişinin avatarı ile zaman geçiriyor. Sonunda ‘Buluşma vaktimiz geldi’ diyerek avatarına mesaj attığında, avatarı da ona ‘Evet seni burada bekliyorum’ yanıtını veriyor. Bu yanıtın ardından avatarına ulaşabilmek için çocuk genç yaşta intihar ediyor.”
Karaca, veri gizliliği ve psikolojik bağımlılık gibi risklere dikkat çekerek, “Yapay zekâyla bir tür duygusal bağ kurduğunuzda en özel bilgileriniz dahil tüm verilerinizi karşıya yüklüyorsunuz, karşı tarafta bir uygulama var ve uygulamanın sahipleri var. Aslında siz bütün özelinizi, bütün gizli bilgilerinizi karşı tarafa veriyorsunuz. İkincisi de bağlılık sorunları.” ifadelerini kullandı.
“İnsanca Yaşamanın Gittikçe Robotlaşmaya Dönüşmesi..”
Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, sanal ortamda yapay zekânın sevgili modellerinin sayısının son dönemde hızla arttığını söyledi.
Sağıroğlu, “Karşıdaki bir makine veya insan ama artık bunu ayırt etmekte güçlük çekiyoruz. Burada karşıdakinin sizin duygularınıza hitap etmesi, sizi anlaması kişide tatmin duygusunu arttırıyor.” dedi.
Sağıroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“İnsan olmanın, insanca yaşamanın, davranmanın belki gittikçe robotlaşmaya dönüştüğü bir dönemdeyiz. Buradan öğreneceğimiz pek çok şey olabilir ama tabii ki burada gidişat şöyle, siz kişinin duygu-durum analizini, düşüncelerini, anlama, kavrama, düşünme aktarma yeteneklerini biliyorsanız, siz o kişiyi tanıyorsunuz. Tanımanız da şu anlama geliyor, kişiyi her türlü zafiyete uğratabilirsiniz.”
“Uzmana Danışılmalı”
Psikolog Bilge Kılınçkaya ise bazı dönemlerde bireylerin görülme ve onay ihtiyacı duyabildiğini belirterek, yapay zekanın bu ihtiyacı gidermek amacıyla kullanılabildiğini anlattı.
“Yapay zekâ sevgili” uygulamalarının kullanımı sonucunda insanların gerçeklikten kopabileceğini ifade eden Kılınçkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada bir de risk altında bazı bireyler var, bazı yatkınlığı olan gruplar var. Örnek olarak ergenler, yalnızlık çeken bireyler, depresyonda olabilecek bireyler, sosyal izolasyonda olan bireyler. Bu tarz bireyler zaten genellikle her zaman bir onay ihtiyacı, her zaman bir güven ihtiyacı duyuyorlar başkalarından. Çünkü kendileriyle alakalı zaman zaman bazı özgüvensizlikleri mevcut oluyor. Aslında dışarıdan bir yerden sürekli olarak onlara bir özgüven verilmesi onlara iyi geliyor. Aslında sıkmak yerine sanki bir bağımlılık gibi daha da çok istemelerine yol açıyor.”
Uygulamayı uzun süre kullanan kişilerin çeşitli sorunlar yaşayabileceğine işaret eden Kılınçkaya, “Birey, sosyal çekilme yaşayabilir yani sosyal ortamlarda bulunamama daha çok evde, kendi başına yalnız bir şekilde olma hâli gibi. Burada sosyal hayattan kopuş yaşanabilir. Bu yapay zekâ uygulamalarına bir bağımlılık söz konusu da olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zekânın bir araç olduğunu anımsatan Kılınçkaya, “Bazen insanlar yalnızlık duygusuyla baş etmek için de yapay zekâya yöneliyor. Eğer birey böyle bir duygu hissediyorsa bunu yakınlarına ve özellikle de bir uzmana danışmalı.” diye konuştu.


