Kısmi Süreli Çalışma ve Ayrımcılık Yasağı

Kısmi Süreli Çalışma ve Ayrımcılık Yasağı

Bu sayıda Kasım 2025’te verilen önemli bir Almanya Federal İş Mahkemesi kararına yakından bakıyoruz. Söz konusu karar, mahkemenin 5 AZR 118/23 sayılı kararıdır. Bu karar, yarı zamanlı çalışanların fazla çalışma ve fazla mesai zamları konusunda tam zamanlı çalışanlara kıyasla dezavantajlı duruma düşürülüp düşürülmediği sorusunu ele alıyor.

Özellikle bazı toplu iş sözleşmelerinde fazla mesai zamlarının yalnızca tam zamanlı çalışanların haftalık çalışma süresi aşıldığında ödenmesi öngörülüyordu. Bu durumda yarı zamanlı çalışanlar daha fazla saat çalışsalar bile, tam zamanlı çalışma süresine ulaşmadıkları sürece zam alamıyordu. Mahkemenin önüne gelen mesele tam da bu uygulamanın kismi süreli çalışanın ayrımcılığını yasaklayan kanun maddesine uygun olup olmadığıydı.

Federal İş Mahkemesi, bu tür düzenlemelerin yarı zamanlı çalışanları haksız şekilde dezavantajlı duruma düşürebileceğini vurguladı. Mahkemeye göre, bir çalışanın iş sözleşmesinde belirlenen bireysel çalışma süresi esas alınmalıdır. Yani yarı zamanlı bir çalışan, kendi sözleşmesinde belirtilen saatlerin üzerine çıktığında bunun “fazla çalışma” olarak kabul edilmesi ve buna bağlı haklardan yararlanabilmesi gerekir.

Bu durumu daha iyi anlamak için basit bir örnek verilebilir. Bir tam zamanlı çalışan haftada 40 saat çalışmaktadır ve ilgili toplu sözleşmeye göre fazla mesai zammı 41. saatten itibaren ödenmektedir. Aynı işyerinde yarı zamanlı çalışan bir kişi ise haftada 20 saat çalışmaktadır. Yoğun bir haftada bu çalışan 30 saat çalışırsa, aslında sözleşmesinde belirtilen sürenin 10 saat üzerine çıkmış olur. Ancak toplu sözleşmedeki kural yalnızca 41. saatten itibaren fazla mesai zammı öngördüğü için, bu yarı zamanlı çalışan hiçbir ek ücret alamaz. Böyle bir durumda yarı zamanlı çalışan fiilen daha fazla çalışmasına rağmen tam zamanlı çalışanlara göre daha dezavantajlı bir konuma düşebilir.

Mahkemenin yaklaşımı, “eşit işe eşit muamele” ilkesini güçlendiren bir mesaj içeriyor. Aynı işi yapan çalışanlar, çalışma saatleri farklı olsa bile, emeklerinin karşılığını adil şekilde almalıdır. Bu karar, iş dünyasına açık bir uyarı niteliği taşıyor: Modern çalışma hayatında esneklik önemlidir, ancak bu esneklik çalışanların haklarını zayıflatmanın bir aracı hâline gelmemelidir.

Bununla birlikte hukuki tartışma henüz tamamen sona ermiş değildir. Bu karar, kanaatimce, çok haklı eleştiri aldı ve bu kararın ilerleyen süreçte Almanya Federal Anayasa Mahkemesi’ne taşınması ihtimali de bulunmaktadır. Böyle bir durumda özellikle toplu sözleşme taraflarının koalisyon özgürlüğü toplu sözleşme özerkliği bakımından kararın yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.