Almanya’da Gençler Alarm Veriyor: Psikolojik Yük Zirvede
@Norbert Braun / Unsplash
Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre 14-29 yaş arasındaki gençlerin yüzde 29’u psikolojik destek ihtiyacı duyuyor. Her 5 gençten biri ise ülkeyi terk etmeyi planlıyor.
- ALMANYATOPLUM
- 4 Nisan 2026
Almanya’da gençler arasında psikolojik yükün rekor seviyeye ulaştığı ortaya çıktı. “Jugend in Deutschland 2026” araştırmasına göre, 14-29 yaş arasındaki gençlerin yüzde 29’u psikolojik destek ihtiyacı duyduğunu belirtti. 2020 yılından bu yana düzenli olarak yapılan araştırmanın sonuçları, gençlerin uzun süredir devam eden kriz ortamı nedeniyle giderek daha fazla zorlandığını ortaya koydu.
Buna göre gençlerin yüzde 60’ı akıllı telefonlarını bağımlılık düzeyinde kullanırken, birçoğu kişisel sorunlarında yapay zekâ destekli danışmanlık hizmetlerine başvuruyor. Araştırmada, son yıllardaki yüklerin gençler üzerinde stres, tükenmişlik ve artan umutsuzluk şeklinde ciddi etkiler oluşturduğu ifade edildi.
Araştırmada, gençlerin çalışma isteğinin yüksek kalmasına rağmen, Almanya’da çabanın karşılığının alınıp alınmadığı konusunda şüphelerin arttığına dikkat çekildi. Ekonomik belirsizlikler nedeniyle gençler, mesleki geleceklerini önceki yıllara göre daha olumsuz değerlendiriyor. Bu durum, üniversite eğitimine kıyasla mesleki eğitimi daha cazip hale getiriyor.
Öte yandan borçlu gençlerin oranı da yüzde 23 ile yeni bir zirveye ulaştı. Gençler, daha fazla finansal eğitim ve güvenli bir gelecek perspektifi talep ederken, yüksek kira fiyatları ve konut sıkıntısı yaşam koşullarını zorlaştırıyor. Araştırmaya göre her 5 gençten biri Almanya’yı terk etmeyi planlıyor. Yüzde 41’i ise genel olarak yurt dışına göç etmeyi düşünebileceğini ifade ediyor.
Siyasi tercihlerde ise gençler arasında kutuplaşmanın arttığı görülüyor. En popüler parti Die Linkeolurken, özellikle genç kadınlar bu partiye daha fazla yöneliyor. Genç erkekler arasında ise Alternative für Deutschland daha fazla destek buluyor.
Araştırmanın yazarlarından Nina Kolleck, gençlerin tepkisinin sessiz olduğunu ancak derinlerde bir birikim yaşandığını belirterek bunun uzun vadede ekonomi ve sosyal sistemler açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Hertie School öğretim üyesi Klaus Hurrelmann ise gençlerin toplumsal ve siyasi süreçlere yeterince dahil edilmediğini belirterek, yeni katılım mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Araştırma kapsamında 14-29 yaş aralığında toplam 2012 gençle görüşüldü.(bb)