Almanya: Batı Şeria’da İlhak Girişimleri Kabul Edilemez
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Berlin'de bir araya geldi @aa
Almanya, İsrailli yerleşimcilerin, Filistin topraklarındaki faaliyetlerinden duyduğu endişeyi dile getirerek, Batı Şeria’da fiili ilhak anlamına gelebilecek adımların kabul edilemeyeceğini söyledi.
- ALMANYAGündem
- 6 Mayıs 2026
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Batı Şeria’da fiili ilhak anlamına gelebilecek adımları kabul edilemez bulduğunu açıklarken, İsrail’e yerleşim politikaları ve sivillere yönelik şiddet konusunda uyarıda bulundu.
Wadephul, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile Berlin’de ortak basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Batı Şeria’daki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere değinen Wadephul, “İsrail’in yerleşim inşaatlarına devam etmesini büyük endişeyle izliyoruz. Batı Şeria’nın bazı bölgelerinin fiilen ilhak edilmesini kabul edemeyiz. Batı Şeria’daki bazı yerleşimcilerin, Filistinli sivil halka uyguladığı şiddeti açıkça reddediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Almanya’dan İki Devletli Çözüm Vurgusu
Wadephul, Almanya’nın İsrail ile Filistin arasında iki devletli bir çözümü desteklemeye devam ettiğini vurgulayarak, “Bunun, Orta Doğu çatışmasına son vermek ve kalıcı bir barış sağlamak için tek yol olduğuna inanıyoruz. Bunun bir ön koşulu, bu barış perspektifinin engellenmemesi ve bir Filistin devletinin kurulmasını engelleyecek fiili durumların yaratılmamasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Batı Şeria’daki bazı yerleşimcilerin, Filistinli sivil halka uyguladığı şiddeti açıkça reddettiklerinin altını çizen Wadephul, İsrail devletinden bu suçları cezalandırmasını beklediklerine dikkati çekti.
“Filistin’in Vergi Gelirleri Serbest Bırakılmalı”
Alman Bakan, Filistin Yönetimi’nin temel hizmetleri yerine getirebilmesi için mali kaynaklara erişiminin sağlanması gerektiğini, vergi gelirlerinin serbest bırakılmasının önem taşıdığını belirtti.
İran’a ilişkin değerlendirmesinde Wadephul, mevcut çatışmanın mutlaka sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bunun yalnızca geçici bir ateşkesle değil, İran’dan kaynaklanabilecek tehditlerin tamamen ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağına işaret etti.
İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söyleyen Wadephul, Tahran yönetiminin, balistik füze programından ve bölgedeki “kışkırtıcı politikalarından” vazgeçmesi gerektiğini savundu.
“Lübnan, Sivillerin Bedel Ödediği Savaş Alanına Dönüşmemeli”
Lübnan’daki duruma da işaret eden Wadephul, ülkenin sivillerin bedel ödediği bir savaş alanına dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Wadephul, Lübnan hükümetinin, Hizbullah’a karşı kararlı adımlar atmasının şart olduğunu belirterek, ülkenin istikrarının devletin şiddet tekelini sağlayabilmesine bağlı olduğunu ifade etti.
İsrail ile Lübnan arasında yıllar sonra gerçekleştirilen doğrudan temasların umut verici olduğunu söyleyen Wadephul, iki tarafı da diplomatik adımları sürdürmeye çağırdı. Wadephul, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) güvenliğinin sağlanmasının ve sınır hattındaki sivillerin korunmasının önemine dikkati çekti.
İnsani Yardımların Artırılması ve Sınırların Açılması İstendi
Gazze’deki insani krize değinen Wadephul, 2 milyondan fazla insanın durumunun iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. İnsani yardımların artırılmasının ve sınır geçişlerinin yeniden açılmasının önemli olduğunu belirten Wadephul, Almanya’nın uluslararası bağışçı olarak desteğini sürdüreceğini söyledi.
Wadephul, Gazze’nin istikrara kavuşmasının, İsrail’in güvenliğine de katkı sağlayacağını ifade ederek, yardım görevlilerinin çalışmalarını engelleyen kısıtlamaların kaldırılması gerektiğinin altını çizdi. Wadephul, bölgeye ilişkin 20 maddelik planın ilerlemesi gerektiğini ve bunun en önemli unsurunun, “Hamas’ın silah bırakması olduğunu” dile getirdi.
İsrailli Bakan’ın Açıklamaları
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da İran’ın bölge ülkelerine saldırılarına işaret ederek, “İran’ın nükleer silahlara sahip olması engellenmeli.” dedi. Saar, İran’ın şu anki davranışlarının, bir de nükleer silaha sahip olması durumunda nereye varacağının düşünülmesini istedi.
Ülkesinin Lübnan’a yaptığı saldırıların sorulması üzerine Saar, Lübnan konusunda herhangi bir toprak taleplerinin olmadığını, amaçlarının İsrail vatandaşlarını korumak olduğunu söyledi.
Saar, Lübnan’a ilişkin güvenlik sorununun hallolması durumunda, kendi sınırlarına geri dönmeye hazır olduklarını ancak şu anda durumun öyle görünmediğini savundu. (aa,c)