Gevaş Selçuklu Mezarlığında Çift Başlı Ejder
@Fotoğraf: Facebook | Ernil Kavukçu, Archeology Türkiye and Ancient civilizations
Van Gölü’nün güney kıyısındaki Gevaş, tarih boyunca farklı kültürlerin kesişim noktalarından biri oldu. Ortaçağ kaynaklarında “Şehr-i Büzürg” yani “Büyük Şehir” olarak anılan ilçe, bugün hâlâ bu geçmişin izlerini taşıyor.
- ARKA PLAN
- 12 Mayıs 2026
Hümeyra Yanar
İlçenin en dikkat çekici tarihî alanlarından biri olan Gevaş Selçuklu Mezarlığı yalnızca bir mezarlık değil; taşlara işlenmiş bir hafıza alanı olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda bölgede yürütülen kazı ve koruma çalışmaları, mezarlığın önemini yeniden gündeme taşıdı. Van Müzesi Müdürlüğü ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi iş birliğinde sürdürülen araştırmalarda çok sayıda mezar taşı ortaya çıkarıldı ve zarar gören eserlerin bir bölümü restore edilerek yeniden ayağa kaldırıldı. Çalışmaların bilimsel koordinasyonu Doç. Dr. Ercan Çalış tarafından yürütülüyor.
Yaklaşık 50 bin metrekarelik alana yayılan mezarlık, özellikle Selçuklu dönemine tarihlenen mezar taşlarıyla dikkat çekiyor. Halime Hatun Kümbeti çevresinde yoğunlaşan taşlarda geometrik düzenlemeler, bitkisel süslemeler ve Arapça-Farsça kitabeler bir arada görülüyor. Bu taşlar yalnızca estetik bir anlayışı değil, aynı zamanda dönemin ölüm, ahiret ve sonsuzluk düşüncesini de yansıtıyor.
Mezarlığın merkezindeki Halime Hatun Kümbeti, bölgenin en tanınan yapılarından biri. 14. yüzyılda inşa edilen kümbet, ince taş işçiliğiyle Selçuklu mimarisinin Van Gölü havzasındaki önemli örneklerinden sayılıyor. Kümbetin çevresinde yer alan mezar taşları da benzer biçimde zengin süsleme anlayışlarıyla öne çıkıyor.
Çift Başlı Ejder Motifli Mezar Taşı
Kazı çalışmalarında dikkat çeken eserlerden biri ise çift başlı ejder motifli mezar taşı oldu. 2025 yılı kazı sezonunda ayağa kaldırılan bu taş, mezarlıkta tespit edilen en özgün örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Baş şahidesinin üst kısmına işlenen çift başlı ejder figürü, simetrik yerleşimi ve kıvrımlı gövde yapısıyla Selçuklu taş süslemeciliğinin karakteristik özelliklerini taşıyor.
Ejder figürü, Türk-İslam sanatında uzun bir geçmişe sahip semboller arasında yer alıyor. Kökeni Orta Asya ve Çin kültürlerine uzanan bu motif, Anadolu’ya ulaştığında yeni anlamlar kazanmış durumda. Selçuklu sanatında çoğu zaman güç, koruma ve kudretle ilişkilendirilen ejder tasvirleri; mimaride, metal işçiliğinde ve mezar taşlarında farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor.
Mezar taşındaki kitabeler de eserin tarihî kimliğine ışık tutuyor. Yazıtlara göre taş, Hicri 710 yılında, yani Miladi 1310-1311’de vefat eden “Hacı Ali” adlı genç bir kişiye ait. Eserin üzerinde ayrıca dönemin taş ustalarından “Miran oğlu Yusuf”un imzası bulunuyor. Taşta Ayet’el Kürsi’nin yanı sıra, “Ölüm bir kapıdır, herkes ondan geçecektir; ölüm bir kâsedir, herkes ondan içecektir” anlamındaki hadis de yer alıyor.
Ejder Motifinin Bamberg’deki Örnekleri
Bu kültürel aktarımın dikkat çekici örneklerinden birkaçı da bugün Bamberg şehrinde olan Bumiller Collection’da bulunan bronz tabletlerdir. Horasan ile Orta Asya bölgelerine ve yaklaşık 13.-14. yüzyıllara tarihlenen eserlerde, farklı formlarda işlenmiş ejder figürleri yer alıyor. Uzmanlara göre bu tür örnekler, Orta Asya kökenli figürlerin Anadolu’daki Selçuklu sanatına nasıl taşındığını göstermesi bakımından önem taşıyor. Gevaş’taki mezar taşı da aynı görsel geleneğin Anadolu’daki devamı olarak değerlendiriliyor.
Bugün Gevaş Selçuklu Mezarlığı’nda ayakta duran her taş, yüzyıllar öncesinden gelen bir hikâyeyi taşımayı sürdürüyor. Arastırmacıların geçtiğimiz mart ayında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisinde yayımladıkları makalelerinde nitelendirdikleri gibi “Tarihin Sessiz Tanıkları” olarak tarihin tanıklığına devam etmektedirler. Van Gölü kıyısındaki bu tarihî alan, yalnızca bölgenin değil, Anadolu’nun kültürel hafızası açısından da önemli miras alanlarından biri olarak varlığını koruyor.
Kaynakca:
Çalış, Ercan; Korkmazer, Yazar (2026): Gevaş Selçuklu Mezarlığında Bulunan Çift Başlı Ejder Motifli Mezar Taşı. In: „Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi“. Vol.71, S. 132-148, 2026.
URL: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4787782
