Mü’min Duruşu 2: Şefkat

Mü’min Duruşu 2: Şefkat

“O, varlığa şefkat ve merhametle davranmayı kendine ilke edindi.” (En‘âm suresi, 6:12).

Mü’minin kendi dışındaki varlık ile ilişkisini belirleyen ana kavram şefkattir ve İslam ahlakının iki rüknünden birisidir, İslam medeniyetinin ana dinamiğidir. Medeniyet, can taşıyan varlığa hizmeti ifade eder. Şefkat de Müslümanın gönül dünyasını kuşatan canı incitmeme felsefesidir. Çünkü şefkat, kalp inceliği anlamına gelen rikkatin can üzerine düşen hayat enerjisidir. 

Şefkat, Allah’ın merhametine ve şefkatine talip olmanın adıdır. Çünkü insan kendi dışındakilere nasıl davranırsa Allah da ona öyle davranacaktır. Merhamet etmeyen onu bulamaz, şefkat ve merhametini arayan onu kendi dışındaki varlıklara göstermelidir.  Tıpkı yolda giderken indiği kuyudan su içip çıktığında karşılaştığı susuzluktan yanmış bir köpeğin susuzluğunu gidermek için tekrar kuyuya inip su alarak onu sulamasıyla Allah’ın rızasını kazanması ve cennet ile müjdelenmesi örneğinde olduğu gibi.

namaz, huşu, dua
YAZARLAR | 29 Nisan 2026 Mü’min Duruşu-1: İffet

Tarihi süreç içinde Müslümanlar kurdukları vakıflarla şefkatin en güzel örneklerini vermişlerdir. Üstelik sadece insana değil hayvanlara hizmet eden vakıfların kurulması, insanlar için kurulan vakıflarda da vakfedenin özel bir şartı yoksa vakıf hizmetinin ayrım yapılmaksızın bütün insanlara açık olması bunun göstergesidir. Bu konuda Vakıflar Genel Müdürlüğünün sitesinde yer alan “İlginç Vakıflar” kitabı incelenebilir.

Bugün dünyanın ama önce Müslümanların bu şefkate ne kadar ihtiyacı olduğunu anlatmak için bazı örnekler vereyim:

Bir bahçeye girdiğinde bir deve ağlayarak Hz. Peygambere gelir. Peygamberimiz onun başını okşar ve sahibini çağırarak onu şöyle uyarır: “Bu deve seni bana şikâyet etti, dinlenmesine imkân vereceksin, yiyeceğini yeterince vereceksin ve taşıyamayacağı yük vurmayacaksın.” 

Devenin sahibi “baş üstüne Yâ Rasûlallah!” dedi ve dersini aldı. 

Hz. Peygamber sağmal hayvanları olanlara: “Tırnaklarınızı kesin ve hayvanların memelerini incitmeyin.” buyurdu. Yine sağmal hayvan sahiplerine: “Tırnaklarınızı kesin çünkü şeytan et ile tırnak arasında dolaşır.” buyurdu. Bun uyarı, mikrobun bilinmediği bir dönemde Hz. Peygamberin onu şeytan üzerinden ifade ederek hijyene verdiği değeri göstermesi açısından önemlidir.   

Fahreddin er-Râzî tefsirinde der ki bir Müslüman ormanda abdest almaya yetecek kadar suyu ile abdest almak isterken orada yaşayan kurbağa, sincap gibi susuzluktan ölmek üzere olan bir hayvan gelip o suyu istese o suyu o hayvana vermesi farzdır. Çünkü onun canı mü’minin namazından daha önemlidir. Üstelik namazını teyemmüm ile kılabilir.

İçinde yaşadığımız şu dünyada maalesef İslam medeniyetinin hayvana gösterdiği şefkat insanlara gösterilmiyor! Bunda Müslümanların payı yok mu sizce?!

En doğrusunu Allah bilir.