Fransa 1685’te Çıkarılan Kölelik “Kara Kanun”unu Nihayet İptal Etti

Fransa 1685’te Çıkarılan Kölelik “Kara Kanun”unu Nihayet İptal Etti

@shutterstock

FacebookXEmailWhatsAppGoogle+Fransız Ulusal Meclisi, sömürgecilik dönemine ait olan ve Fransız kolonilerindeki kölelere yönelik insanlık dışı düzenlemeleri içeren “Kara Kanun”u (Code Noir)…

Fransız Ulusal Meclisi, sömürgecilik dönemine ait olan ve Fransız kolonilerindeki kölelere yönelik insanlık dışı düzenlemeleri içeren “Kara Kanun”u (Code Noir) oy birliğiyle kaldırdı. Kara Kanun 1685 yılında Fransa’nın dünyayı sömürgeleştirmek için yasal zemin oluşturmak amacıyla çıkarılmıştı.

Kara Kanun’un iptal edildiğini Fransa Ulusal Meclis Başkanı Yael Braun-Pivet, duyurdu. Sosyal medyadan açıklama yapan Meclis Başkanı Braun-Pivet, Ulusal Meclis’in “insanlık, eşitlik ve evrensellik adına hukuki olarak insanlık dışı olan “Kara Kanun”u oy birliğiyle kaldırdığını” duyurdu.

Braun-Pivet, Fransa’nın “şeffaflık içinde” geçmişiyle yüzleşmeye devam ettiğini savundu.

“Fransa’da Kölelik Kaldırıldı Ama Resmen Yürürlükte”

Fransız kolonilerinden Guadeloupe’un Milletvekili Max Matiasin ise oylama sırasında Ulusal Meclis’te yaptığı konuşmada, hala sömürge topraklarında “Kara Kanun”un etkilerinin hissedildiğini vurgulayarak, bu düzenlemelerin bugüne kadar resmen yürürlükten kaldırılmamasını eleştirdi.

Dünyanın önde gelen sömürgeci güçlerinden olan Fransa’nın 1685’te yürürlüğe koyduğu “Kara Kanun”, kolonilerde köleleştirilen yerlilerin hayat tarzlarına ve dinlerine yönelik müdahaleleri düzenliyordu. Köleleri taşınabilir mülk olarak gösteren kanun, köle ticaretine dayanak sağlıyordu.

Fransa’nın 1848’de köleliği kaldırmasıyla “Kara Kanun” yasal olarak geçerliliğini yitirse de o tarihten bu yana resmen yürürlükten kaldırılmamıştı.

İnsanlık Dışı Kara Kanun’un Temel İlkeleri

Fransa’da 1685 yılında yürürlüğe giren Kara Kanun (Code Noir), köleleştirilen insanları “taşınır mal” statüsünde gören ve sömürgelerdeki kölelik sistemini hukuki bir çerçeveye oturtan insanlık dışı bir metindi. Bu kanun, köleliği tamamen meşrulaştırırken aynı zamanda kültürel ve dini asimilasyonu da zorunlu kılıyordu.

Bu kanundaki temel ilkeler ve kültürel baskı politikaları şu şekilde sıralanabilir:

  1. Kölelik ve İnsan Hakları İhlalleri: Köleler hukuken bir insan olarak değil, alınıp satılabilen, miras bırakılabilen veya haczedilebilen bir “taşınır mal” (eşya) olarak kabul ediliyordu.

Tam Hakimiyet: Efendilere, kölelerini kırbaçlama ve fiziksel olarak cezalandırma hakkı tanınıyordu.

Ailelerin Parçalanması: Köle ailelerinin üyeleri farklı kişilere satılarak birbirinden ayrılabilmekteydi.

  1. Kültürel ve Dini Baskı (Asimilasyon) Zorunlu Katoliklik: Kanunun ilk maddeleri, sömürgeye ayak basan tüm kölelerin derhal vaftiz edilmesini ve Katolik olarak eğitilmesini emrediyordu.

Din Değiştirme Yasağı: Katolik Hıristiyanlık dışındaki dinlerin icra edilmesi kesinlikle yasaktı. Kölelerin kendi inançlarını veya kültürlerini uygulamaları suç sayılıyordu.

Misyonerlik Faaliyetleri: Sömürge yönetimi, yerel halkı ve köleleri Fransız/Katolik kültürü potasında eritmek için misyonerlerle doğrudan işbirliği yapıyordu.

  1. Sosyal ve Kamusal Yasaklar: Kanun, kamusal alanda beyazlar ile köleler veya özgür bırakılmış siyahlar arasındaki sınırları katı bir şekilde çiziyordu.

Evlilik Kısıtlamaları: Kölelerin evlenmesi efendilerinin iznine bağlanmıştı ve Hıristiyanlık dışı dini evlilikler tanınmıyordu.