AfD Sertleştikçe Yükseliyor: İslam ve Göç Karşıtı Söylemler Oy Kazanıyor
@landtag-mv.de/
Almanya’da aşırı sağcı AfD, İslam ve göçmen karşıtı söylemlerini daha da sertleştirmesine rağmen anketlerde yükselişini sürdürüyor. Yüzde 35,9 oy oranı ile eyalette birinci olan AfD’nin Mecklenburg-Vorpommern seçim programındaki tartışmalı ifadeler ve eski NPD bağlantılı bir ismin üst göreve getirilmesi de dikkat çekiyor.
- ALMANYAGündem
- 2 Haziran 2026
Almanya’da aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi, göçmen ve İslam konularındaki sert söylemlerini daha da ileri taşımasına rağmen kamuoyu desteğini artırmaya devam ediyor. Partinin, Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde bu Eylül ayında yapılacak eyalet seçimleri öncesinde açıklanan yeni seçim programı, göçmenler ve Müslümanlara yönelik yaklaşımının daha radikal bir çizgiye kaydığını ortaya koydu.
Son anketlerde AfD’nin eyalette yüzde 36 seviyesine ulaşarak rakiplerinin önünde görünmesi, Almanya’da aşırı sağın yükselişiyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi.
2 Haziran’da PolitPro tarafından yayımlanan bir ankette partinin oy oranı 35,9 olarak açıklandı. AfD’nin en yakın rakibi SPD ise yüzde 26,9’da kaldı. Eyalette Sol Parti yüzde 12,8 olurken Başbakan Friedrich Merz’in partisi CDU ise yüzde 10,1’de kaldı. Diğer partilerden BSW 5,0, Yeşiller 4,1 ve FDP de 2,8 oranında oya sahip
İslam’a Karşı Daha Sert Çizgi
AfD’nin programında yer alan “Mecklenburg-Vorpommern’de İslam” başlıklı bölüm ise en fazla tartışma meydana getiren kısımlardan biri oldu.
Parti, Müslümanların din özgürlüğünü anayasal bir hak olarak tanıdığını belirtse de, “uzun yıllardır devam eden Müslüman göçünün toplumsal sonuçları” gerekçesiyle Müslüman göçünün “sıkı şekilde sınırlandırılması ve azaltılması” gerektiğini savunuyor. Ayrıca eyalette faaliyet gösteren İslam kuruluşlarının radikal eğilimleri takip edecek ve bildirecek mekanizmalar kurmasının zorunlu hale getirilmesi öneriliyor.
Bu ifadeler, Almanya’daki Müslüman kuruluşlar ve insan hakları çevreleri tarafından ayrımcı ve genelleştirici bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Göçmenlere Karşı “Ekmek-Yatak-Sabun” Politikası
AfD’nin programında göç ve iltica politikaları da sertleştiriliyor. Parti, “Remigration” olarak bilinen ve Almanya’da son yılların en tartışmalı aşırı sağ kavramlarından biri haline gelen “geri gönderme” yaklaşımını savunuyor. Ayrıca “Büyük Değişim” (Großer Austausch) olarak bilinen ve aşırı sağ çevrelerde sıkça kullanılan komplo teorisine göndermeler yapılıyor.
Programda sığınmacılar için yalnızca temel ihtiyaçların karşılanmasını öngören “Ekmek-Yatak-Sabun Prensibi” savunulurken, büyük sınır dışı merkezleri kurulması ve eyalet polisi bünyesinde özel bir “sınır ve geri gönderme polisi” oluşturulması talep ediliyor.
“Alman Kimliğinin Korunması” Vurgusu
AfD’nin seçim programında öne çıkan başlıklardan biri “Alman kimliğinin korunması” oldu. Parti, çok kültürlü toplum anlayışını eleştirirken devlet politikalarının “Alman halkının kimliğini” merkeze alması gerektiğini savunuyor. Alman basınında programın “etnik-milliyetçi” bir tona sahip olduğu yorumları yapıldı.
Programda kamu kurumlarında yalnızca Alman bayraklarının kullanılması, kültür ve eğitim alanında daha milliyetçi bir dönüşüm gerçekleştirilmesi gibi talepler de yer alıyor. Eleştirmenler bunun toplumsal çoğulculuğu hedef aldığını belirtiyor.
Eski NPD Gençlik Üyesi Genel Sekreter Seçildi
Tartışmaları büyüten bir diğer gelişme ise AfD Mecklenburg-Vorpommern teşkilatının yeni genel sekreter seçimi oldu.
Parti delegelerinin yaklaşık yüzde 92’sinin oyunu alan Dario Seifert, geçmişte Almanya’da aşırı sağcı Nationaldemokratische Partei Deutschlands (NPD) gençlik yapılanmasında yer almış bir isim olarak biliniyor. Alman gazetesi taz, gelişmeyi “AfD, NPD gençlik örgütünün eski üyesini genel sekreter seçti” başlığıyla duyurdu ve seçim programını “ırkçı bir metin” olarak nitelendirdi.
Seifert’in geçmişte Neonazi çevrelerle ilişkili olduğu yönündeki iddialar Alman medyasında yeniden gündeme taşınırken, parti yönetimi ise bu eleştirileri reddediyor.
Demokratik Kurumlar Hedefte
Program sadece göç ve İslam başlıklarıyla sınırlı değil. AfD, demokrasi teşvik programlarının sonlandırılmasını, eğitim ve kültür politikalarında milliyetçi bir dönüşüm yapılmasını ve kamu kurumlarında gökkuşağı bayraklarının kullanılmasının yasaklanmasını da savunuyor. Ayrıca kamu desteklerinden yararlanan kuruluşlara yönelik yeni ideolojik kriterler getirilmesi planlanıyor.
Almanya’nın Yeni Siyasi Gerçeği
Siyasi gözlemciler, AfD’nin giderek daha sert bir dil kullanmasına rağmen oy kaybetmek yerine yükselmesinin Almanya’daki siyasi dengeler açısından dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Özellikle ekonomik sıkıntılar, göç tartışmaları ve geleneksel partilere duyulan güvensizlik, aşırı sağ partinin söylemlerine daha geniş bir seçmen kitlesinin kulak vermesine yol açıyor.
Mecklenburg-Vorpommern’de açıklanan program ise AfD’nin artık sadece protesto partisi değil, açık şekilde iktidar hedefleyen ve bunu göç, kimlik ve İslam karşıtlığı üzerinden kuran bir siyasi çizgi izlediğini bir kez daha gözler önüne serdi.