YAZARLAR
Miras Kaçırma: Yurtdışındaki Mirasçılar Ne Yapmalı?
Almanya’da yaşayan birçok Türk vatandaşı için yaşanabilecek en sarsıcı durumlardan birisi de miras bırakanın mirasçılardan birisi adına yaptığı muvazaalı (hileli) taşınmaz devir işlemleridir. Türkiye’deki aile büyüğü, bir taşınmazını sağlığında diğer mirasçılarının miras payından alacağı payı engellemek adına taşınmazını sadece bir çocuğuna devreder. Diğer mirasçılar ise bu durumu genellikle çok geç öğrenir.
Bu durumun hukuktaki adı “muris muvazaası”dır. Yani görünüşte satış gibi yapılan bir işlemin, gerçekte bağış olması ve diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımasıdır.
Miras Kaçırma (Muris Muvazaası) Davasında Önemli Olan ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?
Bu tür durumlarda bilinmesi gereken üç önemli nokta vardır:
• Tapuda “satış” olarak görünen işlem, gerçekte bağış olabilir. Mahkemeler işlemin adından çok tarafların gerçek iradesine (Satışın gerçek bir satış olup olmadığına, satış bedelinin ne şekilde ödendiğine ve satış bedelinin emsallerle olan uygunluğuna) bakar.
• İspat mümkündür. Muris muvazaası davasını hukuka uygun olan her türlü delil ile ispat etmek mümkündür. Bu davanın ispatında ki delillerden en önemlileri tanık beyanları, banka kayıtları ve taraflar arasındaki ilişkidir. Davanın ispatında bu deliller önemli rol oynar.
• En dikkat çekici nokta ise hukuk davalarındaki genel zamanaşımı sürelerinin Muris Muvazaası davasında geçerli olmamasıdır. Yani Miras Bırakanın muvazaalı satış işlemi üzerinden yıllar geçmiş olsa bile bu davanın açılması her zaman mümkündür.
En sık yapılan hata ise “Tapu devredildi, artık yapılacak bir şey yok” düşüncesidir. Oysa hukuk, şekli değil gerçeği korur.
Peki Muris Muvazaası Davası Ne zaman Açılabilir?
Miras bırakan tarafından yapılan muvazaalı işlemler, genellikle miras bırakanın vefatından sonra öğrenilse de kimi durumlarda miras bırakanın sağlığında da bu işlemin öğrenilmesi mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken konu ise bu davanın ne zaman açılacağıdır. Unutulmamalı ki; miras bırakan kendi tasarrufundaki bir taşınmazı sağlığında dilediğine dilediği bedelle devredebilir. Bu husus da muris muvazaası davasının miras bırakanın sağlığında açılmasına engel olmaktadır.
Yurtdışında yaşayan mirasçılar da Türkiye’de bir avukata vekalet vererek bu davayı açabilir ve süreci uzaktan takip edebilir.
Sonuç olarak, mirastan mal kaçırıldığı düşünülüyorsa pasif kalmak yerine hukuki yollar değerlendirilmelidir. Çünkü doğru bir dava ile yapılan devir işlemi geçersiz sayılabilir ve yaşayacağınız maddi ve manevi hak kayıpları önlenebilir.