Fransa’da Aşırı Sağcı Siyasetçi: “Başörtülü Kadınların Toplantılara Katılması Yasaklansın”

Fransa’da Aşırı Sağcı Siyasetçi: “Başörtülü Kadınların Toplantılara Katılması Yasaklansın”

Fransa’nın Ivry-sur-Seine kentinde gerçekleştirilen belediye meclisi toplantısında aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin meclis üyesi Kevin Nader, mecliste görev yapan başörtülü iki kadın üyenin toplantılara bu şekilde katılmasına tepki gösterdi.

Mustafa Pala

Fransa’nın Ivry-sur-Seine kentinde gerçekleştirilen belediye meclisi toplantısı, siyasi gerilime sahne oldu. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin meclis üyesi Kevin Nader, mecliste görev yapan başörtülü iki kadın üyenin toplantılara bu şekilde katılmasına itiraz etti.

Aşırı Sağcı Siyasetçinin Talebi Kabul Edilmedi

Nader, belediye meclisinde görev yapan başörtülü kadın üyelerin toplantılara katılmasının yasaklanmasını talep etti. Ancak bu talep kabul görmeyince, meclis oturumu sırasında Hristiyanlığa ait “Selam Sana Meryem” duasını yüksek sesle okuyarak okuyarak protestoda bulundu.

Belediye Başkanından Sert Tepki

Dua okunmasının ardından Ivry-sur-Seine Belediye Başkanı Philippe Bouyssou sert bir tepki gösterdi. Yaşananları “utanç verici”, “skandal” ve “Ivry’deki Hristiyan ve Katolik topluluğuna yönelik bir hakaret” olarak nitelendiren Bouyssou’nun sözleri, belediye meclisindeki çoğunluk üyeleri tarafından alkışlarla karşılandı.

Tartışmanın büyümesi üzerine Bouyssou, RN’li meclis üyesinden salonu terk etmesini istedi. Talebin reddedilmesi üzerine ise oturuma ara verildi.  Bouyssou daha sonra yaptığı açıklamada, karar alma yetkisine sahip bir meclis toplantısında dua okunmasının kamu düzenini bozduğunu söyledi. Bu nedenle konuyla ilgili olarak valilik makamlarına söz konusu meclis üyesi hakkında gerekli uyarıların yapılmasını talep edeceğini ifade etti.

Olay, Fransa’daki laiklik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Birçok kişi, başörtülü kadınların mecliste bulunmasının sorun olarak görülmesine karşın Hristiyanlık üzerinden yapılan provokatif eylemin farklı değerlendirilmesini çifte standart olarak yorumladı. Müslüman temsilcilerin demokratik süreçlere katılımının hedef alınması ise inanç özgürlüğü ve eşit vatandaşlık ilkeleri açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.