İsrail Meclisi’nde Ezanı Kısıtlayan Yasa Tasarısı Ön Oylamadan Geçti

İsrail Meclisi’nde Ezanı Kısıtlayan Yasa Tasarısı Ön Oylamadan Geçti

@shutterstock

İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs ve Filistin topraklarında ezan sesini susturmayı amaçlayan yasa tasarısı, İsrail Meclisi’ndeki ön oylamada kabul edildi.

İsrail Meclisi, camilerde hoparlör kullanımını sınırlandırmayı öngören ve ezan sesini kısıtlamayı hedefleyen yasa tasarısını ön oylamada kabul etti.

İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudi Gücü Partisi’nden milletvekili Zvika Fogel tarafından sunulan yasa tasarısı meclisteki ön oylamadan milletvekillerinin 36 “hayır” oyuna karşı, 50 “evet” oyuyla onaylandı. Tasarının yasalaşabilmesi için önce ilgili komisyonda görüşülüp, ardından İsrail Meclisi’nde yapılacak üç oylamadan daha geçmesi gerekiyor.

Polise Camilere Girme ve Para Cezası Uygulama Yetkisi Verilecek

İsrail Meclisi’ndeki ön oylamada 36’ya karşı 50 oy ile geçen ve tarihi Filistin topraklarında ezan sesini susturmayı amaçlayan tasarıya göre, İsrail Çevre Bakanlığı’ndan izin alınmadan camilerde hoparlör sistemlerinin çalıştırılması yasaklanacak, İsrail polisine camilere girme ve kısıtlamalara uyulmaması durumunda para cezası uygulama yetkisi verilecek.

İsrail Çevre Bakanlığı’nın ezanın hoparlörden okunmasına hangi kriterlerle izin vereceğine ilişkin detayın yer almadığı tasarıda, gürültünün şiddeti, hoparlör sistemine takılan gürültü azaltma önlemleri, caminin konumu ve yerleşim bölgelerine yakınlığının göz önünde bulundurulacağı belirtildi.

İsrail basını, bu durumun kararın tamamıyla bakanlığın inisiyatifine bırakıldığı anlamına geldiği yorumunu yaptı.

“Tasarı Irkçı ve Din Karşıtı”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) koalisyon ortağı Şas Partisi’nin de dini bir parti olmasına karşın tasarıya destek vermesini eleştiren Birleşik Arap Listesi (RAAM), tasarıyı ırkçı ve din karşıtı olarak tanımladı.

Tasarıyı sunan milletvekili Fogel, “konunun siyasi değil, halk sağlığı meselesi olduğu” iddiasında bulundu. (aa,c)