Batı Trakya Türklerinden Yunan Bakan Yardımcısı Papaioannou’nun Türkçe Sözlerine Tepki
@shutterstock
Batı Trakyalı Türkleri, Yunanistan Eğitim Bakan Yardımcısı Nikos Papaioannu’nun, Batı Trakya’daki azınlık eğitiminde Türkçenin kullanılmasını azınlığın tek bir kimlik altında toplanmasıyla ilişkilendiren açıklamalarına tepki gösterdi.
- Gündem
- 24 Eylül 2026
- 82
Batı Trakya Türkleri, Yunanistan Eğitim Bakan Yardımcısı Papaioannu’nun Türkçeye ilişkin açıklamalarına tepki göstererek, Türkçenin Batı Trakya Türk Azınlığı’nın ana dili ve eğitim özerkliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) tarafından yapılan açıklamada, Türkçenin Batı Trakya Türk Azınlığı’nın ana dili olduğu, kimliğinin ve eğitim özerkliğinin ayrılmaz bir parçasını oluşturduğu belirtildi.
Batı Trakya’daki Türk Azınlık Okulları Birer Birer Kapatılıyor
Açıklamada, Yunanistan’ın bir yandan Batı Trakya’daki azınlık eğitim sisteminin Lozan Antlaşması’na dayanan özel statüsünü kabul ettiği, diğer yandan izlenen politikalarla eğitim alanındaki özerkliğin giderek zayıflatıldığı vurgulandı.
Öğrenci sayısındaki düşüş gerekçe gösterilerek azınlık okullarının faaliyetlerinin birer birer durdurulduğuna dikkati çekilen açıklamada, Türk ailelerin çocuklarını azınlık okullarına kaydettirirken de sorunlarla karşılaştığı ifade edildi. ABTTF, Türkçenin azınlık içindeki farklılıkları ortadan kaldırmaya yönelik bir araç gibi gösterilmesine karşı çıktı.
“Batı Trakya’da Azınlık Eğitiminin Özerk Yapısı Yeniden Sağlanmalı”
Yunanistan’a Lozan Antlaşması’ndan doğan yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulunulan açıklamada, azınlık eğitim sisteminin özerk yapısının yeniden sağlanması istendi.
Papaioannu, Yunanistan parlamentosunda NİKİ Partisi Milletvekili Yorgos Runtas’ın soru önergesine verdiği yanıtta, Batı Trakya’daki azınlık eğitim sisteminin Lozan Antlaşması’na dayandığını belirtmişti.
Papaioannu, Türkçenin azınlık eğitimindeki ağırlıklı konumunun azınlığı tek bir kimlik altında toplamaya hizmet ettiğini ileri sürmüş, azınlık okullarının öğrenci sayısındaki düşüş nedeniyle faaliyetlerinin durdurulmasının “kapatılma” anlamına gelmediğini savunmuştu. (aa,c)






