Aile

Akrabaların Evlilik İlişkisine Katkıları

Yüce Rabbimiz pek çok âyeti kerîmede akrabalık haklarını muhafaza etmenin Müslüman’ın en büyük sorumluluklarından biri olduğunu hatırlatmaktadır.
Elif Köse
24 Haziran 2021
@Shutterstock

“…Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisa suresi, 1.ayet)

Yukarıdaki âyeti kerîmede sakınılması gereken hususları sıralarken Allah’a karşı gelmekten sonra akrabalık bağlarını koparmayı zikretmektedir. Her Müslüman’ın şunu çok iyi kavraması gerekir ki Rabbimiz’in korunmasını emrettiği her hususta insan için büyük bir rahmet, sakınılmasını istediği her illette de insan için büyük bir zillet vardır. O hâlde akrabalık bağlarını gözetmeye Müsüman’ın azami gayret sarfetmesi gerekmektedir. Burada hatırlanması gereken önemli bir husus da sadece sağlıklı iletişim kurduğumuz, karşılıklı ziyaretleştiğimiz akrabalarımızla değil tüm akrabalarımızla bu bağı güçlendirmeye özen göstermeliyiz. Ve yine unutulmaması gerekir ki sadece kendi akrabalarımız değil eşimizin akrabaları da bu hassasiyeti haketmektedir.

Akrabalık bağlarının güçlü olması pek çok noktada insanı güçlü kılar. Özellikle evlilik hayatına farklı bir anlam katar. Çünkü aile dediğimiz yapı  sadece karı, koca ve çocuklardan ibaret değildir. Çağımızda  çekirdek aile kavramı sıklıkla gündeme gelse de ailenin küçüldükçe güçsüzleştiği aşikardır. Şu unutulmamalıdır ki her evlilik, iki taraf için de yeni bir yaşayış  ve yeni akrabalık ilişkileri demektir.

AKRABALIK KİŞİYE SORUMLULUKLAR YÜKLER

Toplum hayatında insanın ailesinden sonra en yakını, akrabasıdır. Sosyal hayatta dikkat edilmesi gereken ilişkilerin başında akrabalık ilişkileri gelmektedir. Dolayısıyla akrabalık ilişkileri bazı sorumlulukları da beraberinde getirmektedir.

Bu yazımızda akrabalık ilişkilerinin evlilik hayatına katkısını ele alacağız. Bu katkıyı üç ayrı dönem için düşüneceğiz. İlki evliliğin kuruluş aşaması, ikincisi evliliğin ilk yılları ve üçüncüsü de  evliliğin sonraki dönemleridir.

Evlilik yaşına gelmiş bekarları evlendirme noktasında akrabaların önemli bir misyonu vardır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Rabbimiz; “İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lütfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir.” (Nur suresi, 32.ayet)  buyurmaktadır.

Bu ayet ile Allah evlenme yaşına gelen bekar kimsenin yakınlarına ciddi bir misyon yüklemektedir. Kişinin en yakını da şüphesiz ailesi ve akrabalarıdır.

GENÇ ÇİFTLERE AKRABALAR REHBERLİK ETMELİDİR

Evliliğe adım atılacak dönemde eş seçimi, tanışma, karar verme, söz-nişan merasimleri gibi süreçlerde öncelikle ebeveynlerin sonrasında da akrabaların rehberliği şüphesiz büyük bir kazanımdır. Elbette bu saydığımız süreçlerde asıl söz sahibi ve karar yetkisi evlenecek kişide olsa da bu kritik dönemdeki rehberlik ve yardım büyük önem taşımaktadır. Kişinin hayatında büyük adım atacağı bu dönem, mutlaka anne babanın ve akrabaların hayır dualarıyla bereketlendirilmelidir.

Evliliğin ilk yıllarında da yakın aile ve akrabalarla kurulan sağlıklı ilişkiler evliliğin sonraki yılları için en önemli yatırımdır. Bu yıllarda güzel temeller üzerine oturan ilişkiler sonrasında da devam edecektir.

Çünkü ilk yıllarda oluşturulan bu kuvvetli bağ karşılıklı olarak eşlerde sağlam bir aidiyet duygusu oluşturur. Aileyi bütünüyle benimseme ve sahiplenme yeni evli çiftte güven ve bağlılık duygusunu güçlendirir. Elbette burada şunu ifade etmek gerekir. Evliliğin ilk yıllarında kurulacak akrabalık ilişkilerinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar vardır. Güzel ilişkiler kurulması yeni çiftlerin hayatına sürekli müdahale etme anlamına gelmez. Yeni çiftlere; birbirlerini tanıma, beraber etkili zaman geçirme, yeni hayatlarına alışma ve hatta problemlerini kendileri çözme fırsatı tanınmalıdır. Bu noktada mesafeyi ayarlamak önemlidir. Her iki taraftan akrabalar, evlilik ilişkisinde ve hayatta geniş aile gücünü ve desteğini sağlayan kaynaklar olabileceği gibi bazen sıkıntı faktörü de olabilirler. Özellikle bu sıkıntıların evliliğin ilk yıllarında yaşanma riski daha büyüktür. Fakat bu sıkıntılar bertaraf edildiğinde, sağlıklı bir iletişim sağlandığında, yakın akrabanın eşlerin hayatları için büyük bir yaşam desteği olacağı aşikardır.

Üçüncü dönem olarak zikrettiğimiz evliliğin sonraki yıllarındaki yakın aile ve akrabalık ilişkilerini ele alacak olursak; zaman ilerledikçe eşler birbirine yakınlaştığı gibi ebeveynlerle ve akrabalarla  olan ilişkiler de rayına oturacaktır.

Özellikle çiftler kendileri ebeveyn olduktan sonra çocuklarını daha geniş bir ailede büyütmenin, sevgiye doyumda çocuklarına ne kadar büyük bir nimet olduğunu kendileri müşahede edecekler.

SORUNSUZ AİLE YOKTUR

Şu iyi bilinmeli ki hiçbir sıkıntının yaşanmadığı aile ortamı düşünülemez. Elbette bazen kendi akrabalarımız bazen de eşimizin akrabalarıyla sıkıntı ve problemler yaşayabiliriz. Bunun gibi durumlarda; eşimizi taraf tutmak zorunda bırakmadan, sürekli suçlayıcı olup geçmişte yaşananları gün yüzüne çıkarmadan, adalet çerçevesinde bu sorunların üstesinden gelirsek akraba haklarını gözetmiş olur, Rabbimizin bize rahmet olarak sunduğu bu emaneti muhafaza etmiş oluruz.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadîsi şeriflerinde..

“Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.” (Buhârî, Müslim) buyuruyor. Efendimiz’in bu uyarısını dikkate alalım. Unutmayalım!

Ailemiz bizim için nasıl dua kapısı ise eşimizin ailesi de yeni bir dua kapısıdır. O dua kapısını açık tutmak için gayret edelim….

Reklam (İç Sayfa)

en çok okunanlar

Reklam

Pin It on Pinterest

Paylaş