Hayat

Kurbanla İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Aşağıda, kurban ve kurban kesimi ile ilgili sıkça sorulan bazı soruların cevabını bulacaksınız.
19 Temmuz 2021
@aa

Aileye kurban kesilir mi?

Normalde kurbanı, zenginlik şartını taşıyan kişiler keser. Bunun için, bir ailede birden çok kurban yükümlüsü bulunabilir. Bu durumda, her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir. Fakat ailede kurban kesmekle yükümlü tek kişi varsa, sevabını aileye bağışlayarak, bütün aile adına kurban kesmiş olur.

Kurban kesemeyen kişi, ne yapmalı?

Kurban kesemeyen kişi, kurban kesemediği için hüzün duymalı, ama kendini kahretmemeli. Gelecek yıllarda kurban kesebilecek malvarlığına sahip olması için düzgün çalışıp gelir sağlamalı, harcamalarını ölçülü yapmalı ve Yüce Allah’a dua etmelidir. Kurban kesmeye kendini zorlayarak, daha da muhtaç duruma asla gelmemelidir.

Vekâlet yoluyla kurban kestirilebilir mi?

Kurban mali bir ibadet olduğundan, vekâlet yoluyla güvenilir bir şahsa veya kuruma kurban satın alma ve kesme yetkisi verilebilir. Vekâlet sözlü, yazılı, telefon, e-mail vb. her türlü iletişim aracıyla olabilir. Yurt içi veya dışı için vekâlet verilebilir. Ancak güzel olan, kurbanı bizzat almak ve bizzat kesmektir, hiç değilse kesilirken yanında bulunmaktır. Rahat olsun veya tatilim zahmetsiz geçsin gibi basit gerekçelerle ve sürekli olarak her yıl vekâlet yoluna başvurmak doğru değildir. Çocukların, kurban ibadetinin yapıldığını yakından görmesi gerekir. Aksi takdirde, yetişkin olduğunda kurban yükümünden habersiz kalabilir. Fakat bu tavsiye edilen durumlar, Avrupa gibi İslami kurban kesiminin mümkün olmadığı yerlerde mümkün olamamaktadır. Kurbanın tatil günlerine gelmesi durumunda dahi kesim mümkün olamamaktadır. Onun için kurbanların ihtiyaç sahiplerine gönderilmesi daha uygundur.

Kesilen kurbanın kanından, alına veya arabaya sürülür mü? Bir yere serpilir mi? 

Kesilen kurbanın kanından alına veya arabaya sürülmez, herhangi bir yere serpilemez, kurban kanından tadılmaz. Câhiliye döneminde, özellikle akîka kurbanı kesilince çocuğun alnına kurban kanı sürülürdü. Hz. Peygamber kan yerine güzel koku sürülmesini emretmiştir. Câhiliye döneminde, putlara kesilen kurbanların kanı putlara sürülür ve üzerlerine dökülüp serpilirdi. Dolayısıyla, halkımız arasında görülebilen kan sürme uygulaması başka kültürlerden geçmiş olmalıdır, dinimizde buna yer yoktur. 

Kadınların yükümlü olarak kurban kesmesi vacip mi? 

Kurban yükümlülüğünde cinsiyet ayrımı yoktur. Kurban kesme zenginlik şartını taşırsa, kadın da kurban kesmelidir.

Tatilciler kurban kesmeli mi?

Kurbanlık temini, kesme ve etini dağıtma şartları uygunsa, seferî konumundaki tatilciler ve yazlıkçılar kurban kesebilirler. Şartlar uygun değilse, kendini kurban kesmeye zorlamak gerekmez. Burada seferîlik ile bu konumu taşımayan tatilcilik veya yazlıkçılık karıştırılmamalıdır. Seferî olmak için, 15 günden az (Hanefîler dışındaki diğer mezheplere göre 20 namaz vakti = 4 gün) bir süreyle mülkiyeti veya kullanımı kendine ait ev/barınak olmayan bir şehre veya ülkeye gidenler seferî olurlar. Ancak özellikle bayram tatillerinde gerekli süre veya ev şartını taşımadan, mesela bayram süresince kalmak üzere bir tatil beldesine tatile gidip, hiçbir sıkıntı ve kısıntı olmadığı hâlde seferîyim diyerek cuma namazı kılmamak, kurban kesmemek, oruç tutmamak, gerekli şartlar taşındığında bile ruhsatı istismar anlamına gelir. Böyle bir durum olsa bile, en iyisi kurbanlıkların tasadduk edilerek ihtiyaç sahiplerine gönderilmesi için bağışlanmasıdır.

Kurban kesilmese olur mu? Kesmeyenin imanı azalır mı?

Şartlarını taşıyan kişilerin kurban kesmesi gerekir. Buna rağmen kesmediği veya kesemediği takdirde, normal şartlarda bir sorumluluğu olmaz. Kurban kesmeyenin imanı azalmaz, amelleri sakata gitmez. Ama hiçbir gerekçesi olmadan kurban kesmemek, doğru bir davranış değildir.

Vacip veya sünnetin terkinde, özellikle zenginlerin durup dururken kurban kesmemesi hususunda, Peygamber Efendimizin “Musallâmıza gelmesinler!” diye azarlaması unutulmamalıdır.

Kurbanın bedelini fakirlere veya ihtiyaç sahiplerine vermek daha mı iyidir?

Kurban kesmek yerine, kurbanın bedelini para olarak sadaka vermek, kurban yerine geçmez. Kurban kesmek vacip (gereklilik) derecesinde, sadaka ise genellikle mendup (iyi olur) derecesinde birer ibadettir. Dinin temel kaynaklarında hükümleri ayrı ayrı belirtilen kurban kesmeyi, hacca veya umreye gitmeyi sadaka ibadetine dönüştürmeye çalışmak, ibadetlerin aynı mahiyette ve aynı derecede olmasına yol açar; böyle bir yetkiye hiç kimse sahip değildir. Hâlbuki her ibadet, farklı özellikler taşır. 

Hz. Peygamber kurban günü yapılacak en değerli ibadetin kurban kesmek olduğunu belirtmiştir. Kurban ibadetinin iptali veya başka bir şeye tebdil edilmesi, hiç kimsenin yetkisinde değildir. “Kurban kesme sadaka ver.”, “Hacca gitme sadaka ver.”, “Umreye gitme sadaka ver.” demek, dine yepyeni bir hüküm koymak ve bütün ibadetleri tek sadakaya döndürmek demektir. Kurban, hac ve umre ibadetlerini yapacak düzeyde varlıklı kişilerin bu ibadetleri yapması, muhtaçlara sadaka vermesine, yoksul hastaların ilaç ve tedavi masraflarını karşılamasına, bir öğrenciye burs vermeye hiçbir şekilde engel değildir, hatta yıl boyu devam eden bu gibi yardımlar bazı durum ve şartlarda ilave bir zorunluluk hâline gelebilir. 

Kurbanlığın hasta çıkması durumunda ne yapılır?

Kurbanlığı satın almadan önce, veteriner kontrolünden geçmiş olması ve sağlıklı olduğuna dair bir işaretin olması gerekir. Bu kontrole rağmen kurbanlığın kesimden önce hasta çıkması durumunda, yenisi satın alınır. Kesim sırasında veya sonrasında hayvanın hasta olduğu anlaşılırsa, yeni kurban satın almak gerekmez. Şartları uygun olanlar, dilerse yeni bir kurbanlık alabilirler. Hasta çıkan hayvanın eti veteriner tarafından kontrol edilip yenip yenmemesine ona göre karar verilmelidir. Böyle hayvanların etleri, hayvanlara zararlı olmayacaksa uygun bir yerde yedirilmelidir; hayvanların dahi yemesi sakıncalıysa, uygun yerde gömülmelidir.

Kurban eti, daha sonra yemek veya tasadduk edilmek üzere saklanabilir mi? 

Elbette saklanabilir. En uygun (efdal) olan, kesilen kurbanın üçte birini kendi evinde yemek; üçte birini akraba ve dostlara dağıtmak, kalan üçte birini de fakir fukaraya dağıtmaktır. Kurban etinin bütünüyle tasadduku, hem kurban kesiminde hem de daha sonra caiz olduğu gibi, tamamının ev halkı için saklanması da caizdir, ancak efdal olan yedirme ve tasadduktur. Bununla birlikte, kendi aile üyeleri kalabalık ve orta hâlli olanların, kurbanlığı tamamen kendilerine saklamaları menduptur.

Kaynak: İnsanlık Tarihinde ve İslam’da Kurban, Prof. Dr. Vecdi Akyüz. PLURAL Yayınları.

https://plural-publications.eu/plural-publikationen/fachpublikationen/insanlik-tarihinde-ve-islamda-kurban/

Reklam (İç Sayfa)

en çok okunanlar

Reklam

Pin It on Pinterest

Paylaş