Ramazanda Ağız Sağlığı İçin “Süt Ürünleri Tüketin”

Ramazanda Ağız Sağlığı İçin “Süt Ürünleri Tüketin”

@Shutterstock

Uzmanlar ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıdığını belirtirken, özellikle sahurun atlanmamasını gerektiğine dikkati çekti.

Doğru beslenmeyle oruç sürecinin daha rahat geçirileceğini her birimiz tecrübe etmişizdir. Prof. Dr. İsmail Yılmaz, bunun sahurla sağlanacağına dikkati çekti. Yılmaz, “Sahura kalkmamak ya da sadece su içmek, kan şekerinin erken düşmesine ve günün daha verimsiz geçmesine neden olabilir. Bu nedenle sahur kesinlikle atlanmamalıdır.” dedi.

“Ağır Ve Yağlı Yiyeceklerden  Kaçının”

Sağlıklı bir sahur için beslenme önerilerinde bulunan Yılmaz, sahurda yenilecek aşırı yağlı yemeklerin ve hamur işlerinin sindirimi zorlaştırarak çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti.

Yemeklerin hızlı yenmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, iyi çiğnenerek tüketilen besinlerin sindirim sistemine olumlu katkı sağladığını da sözlerine ekledi.

Ramazan ayında en sık şikâyet edilen sağlık sorunlarından birinin de kabızlık olduğunu ifade eden Yılmaz, bu durumun önlenmesi için lif oranı yüksek gıdaların tüketilmesini tavsiye etti.

Sağlıklı beslenmenin oruç ibadetini yerine getirmedeki önemini vurgulayan Yılmaz, şu bilgileri verdi:

“Sahurda, çok yağlı yemekler ve hamur işi tüketildiğinde birtakım sağlık problemlerine neden olabiliyor. Bu nedenle sahurda yumurta, süt, yoğurt, çorba ve zeytinyağlı yemekler tüketilebilir. Bu şekilde sağlıklı beslenme tarzına geçmiş oluruz. Yeterli ve dengeli beslenmeye mutlaka özen gösterilmeli. Büyük porsiyonlar yerine az ve sıkça beslenmeliyiz. Susama hissi yaşanmasa bile sahura kadar sık sık su tüketilmeli.”

Lifli Gıdalarla Beslenin!

Ayrıca ağız ve diş sağlığına ramazanda ekstra dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Burak Alemdağ, ramazanın sıvı tüketiminin azaldığı bir dönem olduğunu ifade etti. Alemdağ, “Biz hastalara çoğunlukla bol sıvı tüketmelerini, özellikle iftar sonrasında lifli besinlerle beslenmelerini, C ve D vitamini açısından zengin besinler tüketmelerini, rafine şeker gruplarından, işlenmiş tahıllardan uzak durmaları öneriyoruz.” diye konuştu.

Alemdağ, bu sayede ağız mikroflorasının kuvvetlendirilmesini ve diş eti hastalıklarına direnç geliştirilmesini umduklarını vurguladı.

“İftardan Yarım Saat Sonra Diş Fırçalayın” 

İftardan yarım saat sonra diş fırçalamayı tavsiye eden Alemdağ, “Bu da 2 dakikadan az olmayacak, her dişi tek tek fırçalayacak şekilde olmalı. Üst çenede dişler yukarıdan aşağıya, alt çenede ise aşağıdan yukarı süpürme hareketi olacak şekilde ağzın her bölgesi tek tek fırçalanmalı.” ifadelerini kullandı.

Dil temizliğinin de ekstra önemli olduğuna dikkati çeken Alemdağ, “Muhakkak dil temizliği de fırçalarla ya da dil kazıyıcılarla yapılmalı.” dedi.

Alemdağ, ramazanda iftarda ve sahurda olmak üzere iki kez diş fırçalanması gerektiğini dile getirerek, şunları anlattı:

“Gün içerisinde uzun süre sıvı almadan ağız kuruluğuyla baş başa kalıyoruz ve bu süreçte hastaların ağız bakımlarına özen göstermeleri gerekiyor. Yediğimiz içtiğimiz şeylerle beraber de bir miktar ağız temizliği dil hareketleriyle, yanak hareketleriyle olur fakat bu ramazanda sınırlanıyor. Doğal olarak bizim normal zamanlardaki gibi günde iki kere fırçalama yapmamız gerekiyor.”

Bağışıklığı Güçlendirmek 

Alemdağ, iftar ve sahurda ağız ve diş sağlığı için süt ürünleri tüketiminin önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Özellikle süt ve süt ürünleri ile beslenmeyi, lifli gıdalar tüketmeyi öneriyoruz çünkü diş eti hastalıkları sadece dişlerle sınırlı değil, bağışıklığımız düştüğünde diş eti hastalıklarına yatkınlığımız da artıyor. Ağzımızda bulunan bakteriler birçok bireyde ortak olarak var fakat insanların bağışıklığı düştüğü anda bunlar etkilerini göstermeye başlıyor.”

Bağışıklığı güçlendirecek şeyleri muhakkak yapmak gerektiğini belirten Alemdağ, “Ramazanda da bunları süt ürünleri olan yoğurt, peynir, kefir gibi ya da lifli gıdalar, vitaminler ve protein gibi dengeli besinlerle desteklemek lazım. Öteki türlü diş etine olan saldırı artar.” diye konuştu.

Burak Alemdağ, çay ve kahvenin de mümkün olduğu kadar az tüketilmesini önererek, şunları kaydetti:

“Hastalara sigara kullanmamasını da öneriyoruz ama içen hastaların da azaltması gerekiyor çünkü bunların da ağız kokusu ve ağız kuruluğu yapma ihtimali yüksek. Onun dışında yine hastalarda ağız kokusuna sebep olan şeylerden biri de beslenmede kullandığımız soğan, sarımsak gibi ağız kokusu yapabilecek gıdalar. Ağız kokusundan şikâyetimiz varsa bunları da mümkün olduğu kadar azaltmak gerekiyor.”