IGMG: “Müslümanların Güvenliği Acilen Güçlendirilmeli”

IGMG: “Müslümanların Güvenliği Acilen Güçlendirilmeli”

Almanya’da bu yılın ilk dokuz ayında 930 İslam karşıtı suç işlendiği açıklanması ile ilgili konuşan IGMG Genel Sekreteri Ali Mete, “Her gün üç buçuk saldırı yaşanıyor. Müslümanların korunması devlet için öncelik olmalı.” diye kaydetti.

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete, Almanya Federal Hükûmeti’nin bir soru önergesine (Drucksache 21/2152) verdiği yanıt üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Resmî verilere göre 2025 yılının ilk dokuz ayında 930 İslam karşıtı suç kaydedildi. Mete, “Bu yıl şu ana kadar Almanya’da Müslümanlara ve kurumlarına yönelik her gün ortalama üç buçuk saldırı gerçekleşti. Daha tutarlı bir cezai kovuşturma ve Müslümanlar için daha güçlü bir koruma mekanizması talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Her Cami Saldırı Toplumsal Barışa Yönelik Bir Saldırıdır”

Federal Kriminal Dairesinin rakamlarının endişe verici olduğunu vurgulayan Mete, özellikle ilk dokuz ayda camilere yönelik 31 saldırının tespit edilmesinin ibadethanelerin güvenlik açısından hala savunmasız bırakıldığını gösterdiğini belirtti. Mete, “Her cami saldırısı, inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelik bir saldırıdır.” dedi.

“Bu Tablo, Müslümanlara Güvenliğin Öncelik Olmadığı Mesajını Veriyor”

Açıklamada, kaydedilen 930 suçun 794’ünün sağcı motivasyonla işlendiğinin altı çizildi. Mete, bu durumun “Müslüman karşıtı ırkçılığın aşırı sağ ideolojilerle ne kadar iç içe geçtiğini açıkça ortaya koyduğunu.” söyledi. Tutuklama sayılarının son derece düşük olmasını da eleştiren Mete, “Birçok vakada tutuklama emrinin dahi olmaması, suç, fail ve sonuç arasında büyük bir uçurum olduğunu gösteriyor. Bu tablo, Müslümanlara güvenliğin öncelik olmadığı mesajını veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu, Devlet Kurumlarına Duyulan Güveni Zayıflatan Somut Bir Tehdit”

IGMG olarak net siyasi adımlar beklediklerini ifade eden Mete, camilerin güvenilir biçimde korunacağı bir güvenlik yapısı, İslam karşıtı kışkırtmayı erken tespit eden bir önleme sistemi ve şeffaf bir cezai süreç gerektiğini vurguladı. “Müslüman karşıtı ırkçılık yalnızca hissedilen bir sorun değil; insanları inciten, aileleri endişelendiren ve devlet kurumlarına duyulan güveni zayıflatan somut bir tehdittir.” dedi.

“Devletin Temel Sorumluluğu Vatandaşlarını Korumak”

Devletin temel sorumluluğunun vatandaşlarını korumak olduğunu hatırlatan Mete, “Ne yazık ki bu yükümlülük yeterince yerine getirilmiyor. İslam karşıtı şiddetle tıpkı diğer tüm ayrımcı nefret türleriyle olduğu gibi kararlılıkla mücadele edilmelidir. Bu ülke ancak herkese eşit onur ve eşit güvenlik sunabildiğinde kendi iddiasını yerine getirebilir.” ifadelerini kullandı.(bb)