Evet: “İnek Ahırında Doğan Bir Domuza” Domuz Denilir

Evet: “İnek Ahırında Doğan Bir Domuza” Domuz Denilir

Bu Alman siyasetçilere şaşıyor muyum bilemiyorum; ama hayran olduğum kesin. Mesela, Almanya’nın yeni “gençlik rüzgârı” Generation Deutschland (Almanya Nesli) isimli AfD gençlik örgütünün kuruluş kongresinde Alexander Eichwald isimli bir “Alman”ın konuşması ve bu konuşmaya hem AfD hem de diğer partilerden verilen tepkiler bu hayranlığımı daha da artırdı desem, belki de inanmayacaksınız. Eichwald’a bizzat AfD’nin “Ajan mısın oğlum, nesin, provokatör herif!” diyecek kadar aşırı bir tepki vermesi de işin tuzu biberi oldu.

Şimdi, öğrendik ki, inek ahırında doğan bir domuza, hâlâ domuz deniliyor. Fakat, Eichwald tipi kafaların bize, o ineklerin de domuz olmaları gerektiği yönündeki dayatması işin tadını kaçırıyor.
Eichwald konuşmasında böylece, Almanya’da doğan herkesin Alman olamayacağını anlamamız gerektiğini anlattı. Üstelik hem de “Alman kültürünü yabancı etkilerden korumak ulusal görevimizdir. Elbette azınlık çoğunluğa uyacaktır” demesiyle eşek arısının yuvasına çomak soktu. Valla ben burada Almanlar arasında, Alman olmayan bir Alman olarak Eichwald’a o kadar da kızmadım.
Niye ki? derseniz, sizi de anlarım.

Zira, Eichwald’ın söyledikleri, Almanya siyasetinde yıllardır farklı ambalajlarla karşımıza çıkan aynı kokuşmuş fikrin biraz daha bağırarak söylenmiş hâli. Hatırlar mısınız bilmiyorum. Hristiyan demokratlarımız (CDU) İslam politikası hakkında bir temel program kabul ederken Eichwald’tan farklı bir program mı kabul etti de, ben kaçırdım. Ben daha o zamanlar CDU’nun Müslüman bir göçmen Türk’e hazırlattırıp önümüze sürdüğü programın, AfD’nin İslam politikasından kelime oyunlarıyla süslenmiş bir çalıntı olduğunu düşünmüştüm.

Ya hür demokratlarımızın (FDP) İslam programına ne demeli!?

Açıkcası, FDP cephesine bakınca da biraz umut, biraz hassasiyet beklerken, o da ne, yalnızca AfD’nin söylemlerinin daha kibarca parlatılmış hâliyle karşılaşmadık mı?
Yani, aradaki farkın sadece cümlelerin farklı kurulmasından ibaret olduğunu, ama içeriğin sanki aynı mutfakta ama biraz daha acemi bir aşçı tarafından hazırlandığını hissedecek kadar da anladık yani.

Yahu anlasanıza, sonuçta mesele partilerin adında değil. Ama bize, meselenin illa ki parti adında olduğu dayatılıyor. Aha al, partilerin İslam politikaları ile ilgili dökümanlarını oku. AfD programlayınca tüüü kaka, aşırı sağ. Partinin adı değişince: Demokrat! Demokrat! Demokrat!

Hadi gidin be. Tamam biz de biliyoruz, inek ahırında doğan domuzun domuz olduğunu da, sizin bunu bize öğretmenize gerek yok. Ama siz, domuz inek ahırında doğdu diye ineklerin de domuz olmasını istiyorsunuz.Hani aynı cümleleri yazan Max ile Murat’a not verirken, Max daha iyi not alıyordu ya.

O yüzdendir ki, İslam’a ve Müslümanlara karşı ön yargılı bu kafanın içindeki nefret değişmedikçe; ister kendine Hristiyan demokrat de, ister hür demokrat, ne dersen de.
İnek ahırında doğan bir domuz, domuzdur, yani.