YAZARLAR
Aşırı Derecede Öfkeleniyorum
Evet, aşırı derecede öfkeleniyorum. Öfkeleniyorum öfkelenmesine de bu öfkem, ana-baba ve 2 çocuktan oluşan 4 kişilik Böcek ailesini geri getirmeyecek. Biliyorum. Rabbim geride kalan ailesine sabırlar versin.
Yahu nasıl olabiliyor bu? İstanbul’da, dört kişilik genç ve masum bir aile bir otelde zehirlenerek hayatını kaybedebiliyor. Bu bir kaza değil, ihmal değil düpe düz cinayet. Sadece otel işletmesi değil, belediye ve ilgili tüm bakanlıklar burada sanık sandalyesinde oturmalı. Nasıl oluyor da bir otelin ilaçlama yaptığı gün aile içeride kilitli kalabiliyor? Aklım ve hafsalam bir türlü almıyor, alamıyor. Kullanılan ilacın alüminyum fosfit gibi ağır bir tarım ilacı olması beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren iki evladımızın, ana ve babasıyla, keyifle ve neşeyle geldikleri tatilde, güvendikleri bir tesiste hayatlarını bu kadar sıradanmış gibi nasıl kaybedebilecekleri ilgilendiriyor.
Öfkeliyim bu sisteme. Bu nasıl bir sistemdir? Nasıl bir denetimsizliktir ki, bir otel “krallar gibi” işletilir ve böcek ilacıyla yapılan ilaçlamanın ne kadar tehlikeli olabileceği umursanmaz?
Bu belediye, Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, hepsi nerede(ydi)? Niye kimse bu işletmelere ciddi bir hesap sormuyor? Denetimler gösterişten mi ibaret? Cezalar caydırıcı değil mi? Onlar için para cezası, birkaç gün mühürlenme ya da ev hapsi ise, ve bunun karşılığında da bu ceza gencecik bir ailenin hayatına bedel olabiliyorsa bambaşka bir adalet sistemimiz var demektir.
Ve öfkem bununla da bitmiyor: Bu dört can — üç yaşında bir kız, altı yaşında bir oğlan, anne- baba nasıl bir ihmal zincirinin kurbanı oldu, yahu. Hepimiz biliyoruz ki, kimse onların canını geri getiremez. Ama bu trajedi, bu kadar basit bir ölümün “olabilmesi” için gereken boşlukları gözler önüne seriyor. İşletmeler, kontrolsüz şekilde, kimseye hesap vermeden var olabiliyor. Ve ne yazık ki, bu neticede bir ailenin tüm varlığı yok oluyor.
Burada hesap sorulması gerekenlerin başında bu denetimleri yapmayan kimler varsa hepsi geliyor. Hesap sorulması gerekenlere hesap sormayan, idareci, yetkili kim varsa hepsi de acı bir hesap verecek duruma gelmeli. Hesap vermeyeceğini düşünen kimse kalmamalı.
Bu kadar idari ve icrai boşluğu gördükçe, hesap vermesi gerekenler hesap vermeyeceklerini bildikleri müddetçe, bu kadar kayıtsızlığa karşı içimde öyle bir sızı ve hiddet var ki, kelimelerim kifayetsiz kalıyor. Öfkemle birlikte, o masumlar adına ve gelecekte yaşanabilecek muhtemel cinayetlerin önlenebilmesi adına adalet istiyorum. Sorumlular tam olarak cezalandırılsın. Ve bir daha hiç kimse böylesi bir ihmal yüzünden bir ailesini kaybetmek zorunda kalmasın.