Hızır Teslimiyetinde Bir Yıl

Hızır Teslimiyetinde Bir Yıl

@Shutterstock

Zaman, insana verilmiş bir emanettir ve ömrümüzden giden her yıl bu emaneti nasıl taşıdığımızın aynasıdır. Zaman ne geri gelir ne de bekler. Kur’an’da insanın hüsranda olduğuna yeminle dikkat çekilmesi, vaktin boşa akıp giden bir nehir değil, hesabı sorulacak bir sermaye olduğuna işaret eder.

Emine Doğrul

Zaman, insana verilmiş en sessiz ama en ağır emanettir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: sağlık ve boş vakit” ikazı ise her yeni yılı bir takvim değişiminden ibaret görmememiz gerektiğini hatırlatır.

Bu Yıla Ne Katacağız?

Bu yıl bize ne getirecek diye sormadan önce, biz bu yıla ne katacağız sorusu durmalı dilimizin ucunda. Zamanı doldurmak mı niyetimiz, yoksa anlamlandırmak mı? Günler akarken sadece yaşlanacak mıyız, yoksa olgunlaşacak mıyız? Rabbimizin bize emanet ettiği ömürden; sözle, hâlle ve amelle hangi izi bırakacağız?

Her sabah yeniden verilen bir fırsat gibi doğan günler, aslında bir davettir: Daha adil olmaya, daha merhametli bakmaya, daha az kendimiz için isteyip daha çok başkaları için taşın altına el koymaya. Belki de bu yılın en sahici duası şudur: “Allah’ım, bana verdiğin zamanı Senin razı olacağın şekilde değerlendirebilmeyi nasip et.” Çünkü zaman geçer; geriye yalnızca niyetle yoğrulmuş işler kalır.

HAYAT | 12 Nisan 2025 Önemli Olan İyi İnsan Kalabilmek

2025’in Hesabını Kapatmadan Yeni Defter Açtı İnsanlık…

Dünya’nın her yerinde farklı zamanda semaya yükselen ateş topları ile takvimlerden eksilen yaprakları kutladı tekrar insanlık. 2025’in hesabını kapatmadan yeni bir defter açtı 2026 ile. Alıp götürdüklerinden, yakıp yıktıklarından ve getirdiklerinden bahsedeceğiz geçmiş yılı anarken; kahvenin köpüğünden daha fazla köpürtülmüş sözlerle. Yeni için yeni dilekler, manifestler ve en son modaya göre “vision boardlar” ile selamlayacağız insanlık olarak kendinden bihaber o yeni yılı.

Duanın kudretinin yanında denizde köpük olan bin türlü bahaneye bağlayacak milyonlarca insan âdeta dilek çapullarını sadece kendi de hâlince kul olan bir ağaca bağlarcasına. Güneşin etrafında dönerken nezdinde hiçbir şey değiştirmeyen dünya idrak etseydi bu hâlimizi, gülümserdi belki âdem evladının hâline. “Yahu ne değişti?” diye.

“Dua Niyetine Bir Ömür”

Fakat yeni başlangıçlar ve yeniden başlamalar müminin en kudretli duası semaya yükselen. Ağır ağır yeniden kalkan başlar ve bir besmele ferahlığı yüreklerde. “Allah’ım kudret!” dedikten sonra “hadi!” diyerek önce semaya, sonra simaya, sonra da kalplere dokunmaya niyet eden bir çift el. Tövbeye karışmış yaşlarla temizlenen bir çift göz ve silkelenmiş bir kalp.

Evet, belki de en çok gereken soru “Rabbim bu sene benden ne bekliyorsun?” sorusu. Kendince bir hesaplaşma, yeni yıl için değil, kalbine düşen heyecanın tecellisi ve bir duanın etkisi. Kalbi, kavli, fiili duanın ötesinde; dua niyetine bir ömür için.

Başına Geleni Hayır Bil!

Musa merakında değil, Hızır teslimiyetinde bir yıl. Sağlık, mal ve plan gemilerimiz delindiğinde üzülmek yerine; az kaybın belki de büyüğünden koruduğunu bilerek, nefisimizin sadece dünyaya dair istediklerini acı acı istemeye istemeye katlederek ve en önemlisi bize hiçbir faydası olmayacağını bildiğimiz halde, sadece ve sadece gelecek nesillere faydası olacağını umarak yıkılmak üzere olan o duvarı örerek yeni bir yol inşa edebiliriz belki.

İnadına Diğerkâm Olma Hâli

En azından bunun umudu için tuğla taşıyabiliriz Hızır misali. Herkesin önce “ben!” dediği çağda “hayır! Önce onlar, önce çocuklar, önce onların istikbali!” diyerek. Sadece ümit edip karşılığını ondan bekleyerek. Sonucunu Allah’a bırakarak. Belki de hiçbir zaman dünya gözüyle sonucunu görmeyeceğinin farkında olarak, inadına diğerkâm olarak.

Yüzyıllarca yıl ötesinden kardeşlerim diyerek üzülebilen bir peygamberin (s.a.v.) ümmeti olmak bunu gerektirir çünkü. Açtığını gördüğümüz her tohum ilahi bir lütuf, bir ecir değil. Unutmamalı.

Yarına söylenecek yeni kelimeler, sunulacak yeni ameller, sahibini bekleyen yeni iyilikler lazım şimdi. Yeni yılın getirisi ne olur bilinmez, fakat şüphesiz olan yeni günlerin bizlerden beklediği çok şey var. Yeni kelimeleriniz hayır olsun.