Duadan Sonra Elleri Yüze Sürmenin Hükmü

Duadan Sonra Elleri Yüze Sürmenin Hükmü

Dua; kulun tüm benliğiyle Allah’a yönelmesi, acziyetini itiraf etmesi isteklerini O’na arz etmesi ve ondan yardım dilemesidir. Kulun yaratanla irtibat kurmasıdır. Dua kul için manevi huzura vesile olan bir anahtardır. İnsanın yaratıcı ile bağını güçlendirir, korkularını yatıştırır, ruhi rahatlama sağlar. Dua ümitsizliğe karşı bir sığınak ve kul için yaratana samimi bir yakarıştır. Dua, insana hayata olumlu bakma ve zorlukları başarma gücü verir.

Dua sözlükte çağırmak, seslenmek ve yardım istemek anlamlarına gelir. Kulun, Allah’ın sonsuz kudreti karşısında kendi güçsüzlüğünü itiraf edip, O’na sığınması ve sadece ondan istemesidir. 

Bu nedenle Hz. Peygamber duayı ibadetin öz olarak nitelendirmiştir. Nitekim Allah Teâlâ “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin” ayetiyle, insanın Allah katındaki değerinin dua ile olduğu vurgulanmıştır.

Dua ederken avuç içlerini yukarıya gelecek şekilde açık tutmak, kulun yaratandan istemesine ve ona yakarışına uygun bir tutumdur. Tabi ki ellerin göğe doğru kaldırılıp açılması, Allah’ın haşa gökte veya yukarıda bir mekânda olduğu için değil, bilakis göklerin yüceliği ve azameti temsil etmesi nedeniyledir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) dua ederken öyle ki koltuklarının beyazlığı görünecek kadar ellerini kaldırırdı.

Hz. Peygamberin dua etme konusunda farklı uygulamaları olduğuna dair sahabeden (ra) birçok rivayet bulunmaktadır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) buyuruyor ki; “Allah’a avuçlarınızı yukarıya getirerek dua edin, ellerinizin tersini değil. Duayı bitirdiğiniz zaman da ellerinizi yüzünüze sürün. Ancak Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bela ve musibetler sırasında dua ederken avuçları yere bakacak şekilde dua etmiştir. Resûlullah’ın (s.a.v.) ellerini kaldırmadan da dua ettiği rivâyetleri vardır.

Yine Hz. Peygamber’in duada ellerin ne kadar kaldırılacağına dair gelen rivayetlerde, dua sırasında ellerin normal olarak omuz hizasına kadar kaldırılacağı belirtilmiştir. Ellerin arası normal aralıkta tutulmalıdır“Hz. Peygamber (s.a.v.), dua sırasında ellerini bir araya getirdi.” rivâyetini fâkihlerimiz, “ellerini bir hizada tuttu; biri aşağıda, biri yukarıda değildi.” şeklinde yorumlamıştır.