IGMG’den Ayrımcılık Raporuna Tepki
@igmg
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Kurumu’nun 2025 yılı raporunu değerlendiren IGMG Genel Sekreteri Ali Mete, Almanya’da ayrımcılık vakalarının rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Mete, özellikle başörtülü Müslüman kadınların ayrımcılıktan en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığını vurguladı.
- ALMANYAGündem
- 2 Haziran 2026
İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete, Federal Ayrımcılıkla Mücadele Kurumu’nun 2025 yılına ilişkin yıllık raporunu değerlendirdi. Raporda yer alan verilerin endişe verici olduğunu belirten Mete, ayrımcılık vakalarının sayısının 4 bin 571 danışma talebiyle yeni bir rekor seviyeye ulaştığına dikkat çekti. Mete, özellikle ırkçılığın Almanya’da en yaygın ayrımcılık biçimi olmaya devam ettiğini belirterek, “İnsanlar kökenleri, ten renkleri, isimleri veya dinî inançları nedeniyle dışlanıyor, aşağılanıyor ve ayrımcılığa maruz kalıyor. Bu durum yalnızca mağdurları değil, toplumun tamamını ilgilendiriyor.” ifadelerini kullandı.
“Engellilere Yönelik Ayrımcılık Da Artıyor”
Açıklamasında engelli ve kronik hastalığı bulunan kişilere yönelik ayrımcılığın yeniden yükselişe geçtiğine de dikkat çeken Mete, bunun da ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. Bir toplumun insanlık seviyesinin, en savunmasız bireylere nasıl davrandığıyla ölçüldüğünü belirten Mete, herkesin eşit saygı, fırsat eşitliği ve toplumsal katılım hakkına sahip olduğunu ifade etti.
“Başörtülü Müslüman Kadınlar Hedef Olmaya Devam Ediyor”
Ali Mete, başörtülü Müslüman kadınların ayrımcılıktan en sık etkilenen gruplar arasında yer almasının büyük endişe kaynağı olduğunu söyledi. Rapora göre bu alanda 172 danışma başvurusu yapıldığını hatırlatan Mete, sahadan edindikleri tecrübelerin gerçek vaka sayısının bunun çok üzerinde olduğunu gösterdiğini belirtti.
“Başörtüsü Yasakları Ayrımcılığı Besliyor”
Başörtülü kadınlara yönelik ayrımcılığın tesadüfen ortaya çıkmadığını ifade eden Mete, siyasi ve bürokratik düzeyde uygulanan başörtüsü yasaklarının Müslüman kadınların dinî kimliğini sorunlu gösterdiğini savundu. Mete, “Devlet, bu tür uygulamalarla ayrımcılık konusunda olumsuz bir örnek oluşturuyor. Günlük hayatta yaşanan ayrımcılık da bunun ardından geliyor. Bu kısır döngünün acilen kırılması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Planlanan Reformlar Yeterli Değil”
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi tarafından gündeme getirilen reform planlarını da değerlendiren Mete, mevcut düzenlemelerin ayrımcılıkla mücadelede yeterli olmayacağını söyledi. Mete, ayrımcılığın önlenmesi için daha güçlü yasal adımların atılması ve özellikle dinî kimlikleri nedeniyle dezavantaj yaşayan kesimlerin daha etkin şekilde korunması gerektiğini kaydetti.(bb)